21 Kasım 2012 Çarşamba

Bir Kelime,Bin Anı

Deniz kabukları ,mektuplarımı fatoş'umu,mersin günlerimi anımsatır mesela.


bazen tek bir şey aklınıza bir çok şeyler getirir.
mesela atıyorum biri kalem dese aklınıza birileri gelir,bir çağrışım yapar,öyle işte...

benim de böyle bir çok anılarım zihinime dökülür tekrar.Aslında unutmazsın da işte,tarihin tozlu sayfasında(bu da ne klişe laftır değil mi! ) ardılanır...

Ne zaman 11 Ağustos olsa sabahın ilk çalan telefonunda abimin son kez sesini duyuşum aklıma gelir.Doğum günlerimi kutlamayı sevmem bu yüzden.Sezen Aksu'nun gidiyorum şarkısını duyunca...her yazı yazışımda fikirliğini...her Isparta sözcüğünü işittiğimde...her yemek yapışımda..her gökgürültüsü olduğunda....her aldığım kitapta..her Soner Yalçın'ın adını işittiğimde...ah bu aklıma gelenler...

Hermann Hesse -Bozkır Kurdu'nun Yolculuğu dese biri veya görsen, Eskişehirli Rus Göçmen Topçu Paryoşa gelir aklıma.Eskişehir Nevizade gelir sonracıma.İlk dönme dolaba binişim aklıma gelir.Oblomov muhabbetimiz düşer.

tiyatro,konservatuar,eskişehir,osmangazi yurdu,kırmızı,Ena,Deniz,Aşkı Memnun Beşir'i Baran ,Ranzanın altında bira içişimizin maceraları...aklıma geliyor işte...  

Felsefe mantık sosyoloji insan ilişkileri psikoloji dese birileri hemen Meral öğretmenim gelir.Onunla olan anılar  canlanır zihnimde.Nietzche Ağladığında kitabını görsem aklıma gelir.Albert Camus görsem aklıma gelir.Feminizm ,erkek düşmanlığı değil,kadın erkek eşitliğidir ,deseler aklıma gelir..




Bilimler Tarihi deseler Banu Alkan hocam aklıma gelir.Kitaplar,İpek Ongun,Maria Antionet aklıma gelir,tekerlekleri hatırlarım.

Bira,Efes Pilsen,Blue Cazz Bar ,Gun's roses Don't cry,saz ,suskunluk,küçük prens,yağmur deseler aklıma Karun suskunu gelir..



Yaşar -beni koyup gitme dese biri Alplerin Er kişisi aklıma gelir...

Makarna dese birileri sinema izleyelim dese bir zamanlar gönüllülerle buluşup bulup makarna yapışımız aklıma gelir.Ajan Salt denilse sinema günlerimiz aklıma düşer.

Seyirlik değil ömürlük olsun duyduğunda şişko matematik gelir aklına.Keşke bu şarkı onun varlığıyla benim için kötü bir anı olmasaydı dersin..
Bazen böyledir işte hatırlamaktan mutlu olmadığın anıları da çağrıştırır sana ,duydukların, izlediklerin.... 

Cemal Süreya,Oğuz Atay,Hüseyin Rahmi Gürpınar deseler Sanat Ritüel gelir aklıma.Ha bir de Stone Charden L'avventura şarkısı...



Yasaklı kelimelere değinmeden tabular edindiğimiz hayatta ,bazı kişiler çağrışım bile bırakmadan,çağrışımlarını hatırlamak istemediğimiz şekilde giderler sessizce hayatımızdan...İz bırakmadan gidenlerdir onlar...Ben de böyleyim işte kimince iz olan,kimince iz olunamadan silinen belki...kim bilir:)




Yorum Gönder