Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Süt mü yoğurtan,yoğut mu sütün içinde tat'lı ;)

Ayranın içine süt koymayı denediniz mi hiç?
Ben denedim,pek de alâ oluyor hem de!!!
Süt ile kendimce envai içecekler uyarladım ben bir zaman.

Bir gün bir fikrim geldi.Canım nasıl bir ayran istiyor anlatamam ; istedi ! Şöyle kararında tuzu,mevsim normalinde soğukluğu.Zaten ben böyleyim.Durduğum yerde canım eksi ister,tuzlu ister .Bir ara da böyle ayran isteyip dururdu canım benim . (Beni duyan da bir şey var sanacak)
Ayranı da  blendırda köpürterek yapmasını pratik buluyorum.Hem de seviyorum ben:)

Yoğurtu koydum.yoğurdıun suyundan da koydum bir miktar.Sonra 1 çay bardağı kadar da süt de ekledim mi,bir miktar da tuz derken, blendırda 5 dakika kadar yüksek devirde karıştırdım.Bayağı da lezzetli oluyormuş hani.Şimdiye kadar bilmeyen ,denemeyen tanımayan varsa deneyebilir :)

Sonra bir günkü daha ayran denememde de içine salatalık,dereotu,biber,maydonoz,nane içine koyulabilen envai çeşit yeşillik koyup ayran yaptım.Tabi yine ayranın içinde süt vardı!!!





Bir zamanlar da süt üzerine envai denemeler …

Hesabınız geçici olarak kilitlendi de ne demek !!!

İnternet ile tüm bağlarımı koparmak istiyorum.Tam da şimdi şu anda!!! Her zaman girdiğim sitelere giremez oldum.Her zaman girdiğim yere de kilitlenir oldum.Ne oldu,sanal dünyada da statü revizyonu mu yaşıyorum,bu ne ya,bu ne şimdi !!!



mail adresini gir.
Şifreni gir
Oturumu aç
Ardından bir not : "Hesabın geçici olarak kilitlendi"




Hacklendim mi ben yoksa ? Aman Allahım herkesin başına gelir bana gelmez sanırdım.
Sakın ha,birileri benim adıma edepsiz şeyler paylaşıp tüm yakınlarıma benim adıma edepsiz şeyler gönderiyor olmasın....Aman Allahım!!1
İşte sanal dünyanın bu kişilik tecavüzüne çok kızıyorum ben.



Ben bir zamanlar da böyle bir programa kızmıştım da mail adresimi değiştirdim.Mesala -bu son 2 yıl olacak- MSN-HOTMAİL-WİNDOWSLİVE mail hesapları kullanmak bir yana messenger programının yanından geçmiyorum.
Neden?
Nedeni basit .Çünkü mütemadiyen  istenmeyen mailler alıyorum ve bu mailleri spam dosyasına düşürmek için vakit harcıyordum.
Bir zamanlar messenger çok popülerken herkes birbir…

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nda Bir Kahraman

Siyah Kuğu Sakinlerine....

Ferit Aysan Eğitim Parkı’ndan gönüllümüzFiruze Duygu Çalışkan’ınhikayesini aşağıda sizlerle paylaşıyorum. http://www.gonulluturkiye.org/ adresini ziyaret etmenizi öneriyorum.
Sevgiler



Aslında gönüllü olmak demek zaten anlatılması değer bir hikayeye sahip olmak demektir. Zamanını gezmek, eğlenmek, aylaklık etmek ya da kendine ayırmak yerine; sadece gönlünü yanına alarak hiçbir karşılık beklemeden bir şeyler ortaya koymaya, küçücük de olsa bir şeyleri değiştirmeye inancı olan bir kişinin onu oraya getiren anlatılası ve dinlenesi bir hikayesi muhakkak vardır.
Benim hikayem ise hem çok yeni hem de çok eski. Hikayemin kayıt altına alınması yeni sayılacak bir tarihte 2009’da Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)’na adım atmamla başlıyor. Aslında bu tarih, içimdeki gönüllüyü masaya yatırdığım ve sistematik bir hale getirmeye başladığım tarih. Gerçek tarih o kadar eski ki. Belki her şeyini memleketinde geride bırakıp göç eden bir ailenin torunu olduğum belki de tek ço…

Bugünlerdeki Popüler Müzik Dinletilerim

Kuzenimle küçük kaçamaklar yaptık bu hafta.Çılgınlıklar.Gece boyu sohbetler ve geceleyin açılan küçük sırlar derken zaman ne çabuk geçiverdi.Bu fırsatta bugünlerde popüler olan çoğu müziği de öğrenmiş oldum.Ben genelde günümüz şarkılarına pek yabancı olduğum için çoğu çıkan şarkıdan da haberim olmuyor.Bazısını duyuyormuşum,ismini bilmiyormuşum.Hoşuma gidenleri ben bulamıuyorum.Bazısını dinliyormuşum,klibini bilmiyorum.Bir yerde arkadaşlarla oturuyoruz mesela.Kulağım müziğe gidiyor :
"Bu kim"
"Dinlemedin mi hiç"
"Ne bileyim,dinlememişim ki soruyorum"
"Bu şarkı,son günlerin en çok çıkış yapan şarkısı.Çok güzel"
Sana güzel dememek için zor tuttuğum anlarım oluyor.Nazikçe gülümsüyorum.Bazısını da neden geç dinledim diye hayıflanıyorum.' Soğuk Tarafı' diye bir şarkı var,meğer o şarkı Kolpa'nın değil miymiş:))

*6 ayda bir popüler müzik bilgimi yeniler oldum.Sertab Erener de yeni türk sanat müziği albümü çıkardı,onu biliyorum.Sertab'ı…

Mim yazısı : Bugün hayattan ben neler öğrendim?

Fotoğraf : Enver Şengül


Blog dünyasında pek ünlü biri sayılmam.Belki bir çok katılımcı blogger arkadaşıma kıyasla pek aktif ve katılımcı da değilim galiba.Ama takip ediyorum,elimden geldiği kadar.
Blogger dünyasında mimlemek durumunu da yeni yeni çözmek üzereyim.Şimdiye kadar sağolsunlar deeptone,biricit beni mimleyip duruyorlar ben de bu konuda fikir fakiri sayıldığım için akmaz kokmaz ,soğuk nevale bir blogger profili çiziyordum bakış açılarında.Eee haksız da sayılmazlar hani,nerden bilsinler benim bu konuda ne kadar cahil (!) olduğumu.
Sözünü ettiğim blogger arkadaşlarımın blog yazmalarındaki seriliğe ve katılımcı olmalarını da bizzatihi tebrik ediyor ve destekliyorum.Çünkü benim de söyleyeceğim çok şey olmasına rağmen gerek günlük işlerim ve meşgalemden,gerek serbest zamanlarda da olsa üşengeçliğim blog yazısı yazmamda beni engelliyor.
Dışardan çok çalışkan,her anı gibi dolu gözüken beni evde görseler hele bu aralar adım misk…

Babama söylemeyin,bu bir sır

Fotoğraf : Nevzat Çakır



Tam yaz okulunda tiyatro-drama öğretmenliği yapacağım.İş ayarlandı derken...tık tık ses yok.Kaldık mı yine buralarda ,bu küçük şehirde ....derken kafam karıştı yine. tam herşey yoluna giriyor,kafamın karışıklığı oh çok şükür gidiyor derken yeni bir iş anlaşması yaptım birikimlerimle kendime bir ödül yapmam mı derken....Yine zihnim tepetaklak oldu.Tabi zihnimle beraber hayatım da kesmekeş içinde . Bu küçük şehirden defolup gitmem ,hayatımı sıfırdan başlamam için elinden geleni yapıyor hayat.

****

Bunun bir yolu yok mu?Hatrı sayılır bir çevremle,şu an insanların sunduğu geçici çözümler yerine yapabileceklerimi değüerlendirseler olmaz mı?


Babaannem hasta.Babam nerdeyse 10 gündür şehirden uzakta ,babaannemin yanında.Bugün babalar günü.Babamla aramızda çoğu zaman aramızda aşılmaz duvarlar olsa da ,bugün yanımızda olmasını isterdim...Burnumun direği sızladı,sesim kırıldı.Bana 'gözlerinden öperim' dedi…

Ruhumda Med-Cezir

Coğrafya derslerinden kesik kesik hatırlarım.Belki yanlış bile hatırlıyorumdur . Alize rüzgarlarının yol açtığı med cezir olayı gibiyim. Levent Yüksel'in sesinden damla damlaya tınlayan Med Cezir gibi de...
Fırtınam felaketim hasretim /sevdikçe sevesim geliyor

Med cezir denilince şimdi, lisedeki hocalarımın med ceziri anlatmadaki beceriksizliğini duyuyorum kulağımda. Bir de içinde bulunduğum şu anki durumum aklıma geliyor. İçim ürperiyor,sanki ben hep böyle hissedecekmişim gibi geliyor.Hayatım hep karışık,içimde koca bir dünyanın kirletip bırakıverdiği bir dolu bulaşık...Ve ben o bulaşıkları yıkamada son derece hassas ve uyuz denilecek noktadayım. Sonra...Sonra Med Cezir deyince kuzenim Ebru ablamın güzelim düğünü geliyor aklıma.Düğün şarkısı Levent Yüksel'in Med Cezir'i...İşte o an gülümseyebiliyorum bu coğrafik terime... İyi ki bu şarkıyı seçmiş düğünde.Yoksa bu şarkı kafamda hep depresif bir şarkı olarak mimlenecekti. **** Aylar öncesinde evimize bir misafir gelmişti. Sabah Türk …

Sevdiğim Karikatürlerden Seçkiler

Rahmetli Turhan Selçuk'un çoğu karikatürünü takip etmişimdir.Ama içlerinde en etkili ,en vurgulu olarak bu karikatürü beğeniyorum.Rahmetli yaşıyor olsaydı şu son günlerde gündemi meşgul eden şu kürtaj meselesine ne çizgiler çizittirirdi,çok merak ediyorum doğrusu......




Belki de aşağıda görmüş olduğunuz  Tan Oral'ın karikatürü kürtaj meselesine değiniyordur,ne dersiniz?





mizah için çizilen karikatürler başkadır.Bir de içinde tema barındıran karikatürler bir başkadır.Genelde karikatür deyince aklımıza mizahi güldürücü olanları gelir.İçinde teması olan karikatürler de aslında kendi alanında ince bir ironi oluşturur ve daha çok kara mizah örneği sunar.Sanıyorum benim mizah anlayışım da böylesine yakın duruyor.

 Bir de Salih Memecan,Erdil Yaşaroğlu,Yalçın Pekşen gibi karikatüristlerimiz var ki,onların da başlı başına karikatürde düstur edinmişlikleri var.



HAFTAMIN SABAH ŞARKILARINDAN BAŞLAYIP

Geçtiğimiz bu hafta içimde ne olduğunu anlayamadığım bir boşluk vardı.Ben sabah kalkar kalkmaz müzik dinleme ihtiyacı duydum.Ama dinlediğim müzik bangır bangır çınlamamalı,kendimi dingin bir ruha da teslim etmeliydim.senfonik olmamalı,çok da hareketli olmamalı,çok da yavaş derken zihnim beni şarkılara götürdü. Bana öyle iyi geldi ki,iki dakikada tüm negatif yüklerimden kurtuldum.Nerdeyse 'evreka evraka' diye fırlamadığım kaldı sokağa....
FRANK SİNATRA - MY WAY



JAMES BROWN-İT'S MAN A WORLD

NAT KİNG COLE -LOVE


LOUİS ARMSTRONG- WHAT A WONDERFUL WORLD



BU HAFTANIN GÖZÜME TAKILAN KİTAPLARI

Rafik Schami.İsmi henüz pek keşfedilememiş bu Suriye asıllı Alman yazar hayatıma TEGV'in birim kütüphanesini düzenlerken karşıma çıkmıştır.Birim görevlisi Arzuhan Ablamız öve öve bitirememiş,dayanamamış okumuştuk biz de bir solukta.Roman okurken bir sürü öykü de okuyacağız. Bu yazarın kitapları bir yolculuk gibi adeta. Okuyun,mutlaka okuyun!Kalıbımı basarım;kitap okumayı sevmeyen,dikkatini topla…