Ana içeriğe atla

Bir Kelime,Bin Anı

Deniz kabukları ,mektuplarımı fatoş'umu,mersin günlerimi anımsatır mesela.


bazen tek bir şey aklınıza bir çok şeyler getirir.
mesela atıyorum biri kalem dese aklınıza birileri gelir,bir çağrışım yapar,öyle işte...

benim de böyle bir çok anılarım zihinime dökülür tekrar.Aslında unutmazsın da işte,tarihin tozlu sayfasında(bu da ne klişe laftır değil mi! ) ardılanır...

Ne zaman 11 Ağustos olsa sabahın ilk çalan telefonunda abimin son kez sesini duyuşum aklıma gelir.Doğum günlerimi kutlamayı sevmem bu yüzden.Sezen Aksu'nun gidiyorum şarkısını duyunca...her yazı yazışımda fikirliğini...her Isparta sözcüğünü işittiğimde...her yemek yapışımda..her gökgürültüsü olduğunda....her aldığım kitapta..her Soner Yalçın'ın adını işittiğimde...ah bu aklıma gelenler...

Hermann Hesse -Bozkır Kurdu'nun Yolculuğu dese biri veya görsen, Eskişehirli Rus Göçmen Topçu Paryoşa gelir aklıma.Eskişehir Nevizade gelir sonracıma.İlk dönme dolaba binişim aklıma gelir.Oblomov muhabbetimiz düşer.

tiyatro,konservatuar,eskişehir,osmangazi yurdu,kırmızı,Ena,Deniz,Aşkı Memnun Beşir'i Baran ,Ranzanın altında bira içişimizin maceraları...aklıma geliyor işte...  

Felsefe mantık sosyoloji insan ilişkileri psikoloji dese birileri hemen Meral öğretmenim gelir.Onunla olan anılar  canlanır zihnimde.Nietzche Ağladığında kitabını görsem aklıma gelir.Albert Camus görsem aklıma gelir.Feminizm ,erkek düşmanlığı değil,kadın erkek eşitliğidir ,deseler aklıma gelir..




Bilimler Tarihi deseler Banu Alkan hocam aklıma gelir.Kitaplar,İpek Ongun,Maria Antionet aklıma gelir,tekerlekleri hatırlarım.

Bira,Efes Pilsen,Blue Cazz Bar ,Gun's roses Don't cry,saz ,suskunluk,küçük prens,yağmur deseler aklıma Karun suskunu gelir..



Yaşar -beni koyup gitme dese biri Alplerin Er kişisi aklıma gelir...

Makarna dese birileri sinema izleyelim dese bir zamanlar gönüllülerle buluşup bulup makarna yapışımız aklıma gelir.Ajan Salt denilse sinema günlerimiz aklıma düşer.

Seyirlik değil ömürlük olsun duyduğunda şişko matematik gelir aklına.Keşke bu şarkı onun varlığıyla benim için kötü bir anı olmasaydı dersin..
Bazen böyledir işte hatırlamaktan mutlu olmadığın anıları da çağrıştırır sana ,duydukların, izlediklerin.... 

Cemal Süreya,Oğuz Atay,Hüseyin Rahmi Gürpınar deseler Sanat Ritüel gelir aklıma.Ha bir de Stone Charden L'avventura şarkısı...



Yasaklı kelimelere değinmeden tabular edindiğimiz hayatta ,bazı kişiler çağrışım bile bırakmadan,çağrışımlarını hatırlamak istemediğimiz şekilde giderler sessizce hayatımızdan...İz bırakmadan gidenlerdir onlar...Ben de böyleyim işte kimince iz olan,kimince iz olunamadan silinen belki...kim bilir:)




Yorumlar

Profösör dedi ki…
Bir harfin bile değeri var. Bir kelimenin bir cümlenin bize çağrıştırdığı hayata dair söyleyecekleri var.
deeptone dedi ki…
ne güzel yazı bu ama.
peki çakıl taşı ne hatırlatır.
:)
ebru dedi ki…
Yazıyla beraber sözcükler bana da çağrıştırdı hatırlattı unuttuklarımı,hemen hatirlayamadiklarimi .alt beyin mı üst tarafı mı artık neresiyse hazır bekliyor aslında bişeyleri cagrisimlamak için.

Bak bozkirkurdu dedin ben şimdi o an hissettiklerimiz pesini izini sürüyorum sayende.....
Şükran dedi ki…
Profesör,

evet hayat boyunca paylaştıklarımız bize anılarımızı beraberinde getiriyor.

deeptone,

Teşekkür ederim.Beğenmen beni mutlu etti.çakıl taşı deyince Şebnem Ferah'ın o güzelim,beni anlatan şarkısı aklıma geliyor.Bugünlerde İstanbul ile ilgili bir kitap okuyorum,Koska sözcüğünü duyunca aklıma sen geliyorsun:))

Ebru,
o anılar zaten belleğimizde ya.çıkmak için fırsat kolluyor bence:)
Bozkırkurdu...ah bozkır kurdu...:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cemal Süreya ,Keyif Sanat Kahvesi'nde

Camında Turgut Uyar'ın Göğe Bakma Durağı şiiri yazılıdır.Uşak'ın farklı ,özgün ,kültür sanat çalışmalarının  yapıldığı ,sahiplerinin de sıcak ,sanatsever oldukları aşikar;) Keyif Sanat Kahvesi'nde şiir okuma akşamlarımız başladı malum.Ben tabi ara ara kaçak olsam da ,her gittiğimde aldığım keyfi size anlatamam. Şiiri bu akşamlar sayesinde sevdiğimi itiraf etmeliyim.Bazı zaman ruhsuz okuyan arkadaşlarımın okumasından keyif almasam da ,onların şiire karşı duyarlılığı ,zaman geçtikçe okumalarında çaba sarfettiklerini görünce,bu tür ince şeylere önem verdiklerini  düşününce mutluluğum artıyor aslında.Bu yüzden bu açıdan bakınca tahammül edebiliyorum. düşünün,önceden şiir yazıp şiir okumayan,bildiği şiir ikiyi geçmeyen kişiyken şimdi başka şairler tanımak için çaba sarfediyor,sevdiğim şairlerin kitabını bizzat alıyorum. Ama şiir yazmıyorum artık !!! Boyumun ölçüsünü aldım,şiir yazmak ne kadar kolay görünse de zor zanaat ,bunun farkına vardım:-))) Sanırım iyi de o...

Köylerde Tiyatro İzlenimleri

Günün  Çocuk Sözü : "Öğretmeniim,bu abla çok güzel ama burda çok çirkin olmuuuş." 20-30 kadar çocuk merdiven trabzanına çıkar.Karşılarındaki rengarenk,şimdiye dek gördükleri ablalarından farklı olan ablaya inceleyerek bakarlar.Sorular eksik olmaz tabi haliyle : -O afişteki abla niye gelmedi ? Bizim Sevcan'dan bahsediyor.Direksiyon öğretmenliği yapmadığı günlerde aramızda katılan bu arkadaşımız grubun en hareketli ,en delişmen ,en  organizatörcüsünden... -Adınız ne? -Seneye gelecek misiniz? -abla be ,parayı vurdunuz heee Nedense bir de böyle bir cümle var.Sanki parayı bedava alıyoruz.Sanki hepsini biz alıyoruz.Çocuğunda da böyle ,erişkininde de ,yaşlısında da..Gel sen bir gün bize katıl,bakalım içine girince ne oluyormuş !  Cem Yılmaz' ın kulakları çınlasın:)) -Abla,seneye de olacak mısınız ? Sonra öğretmenleri  gelir : -Öyle öcü gibi bakmayın kıza.Uzaylı mı o !Senin benim gibi bir insan ! Ufak tefek kıpırdanmalar olur.Kimileri gider.Kimileri k...

Felsefe Edebiyatla Bir Araya Gelirse...

Salvador Dali Bugünlerde blog sayfam kadar felsefe de gündemimde ,arkadaşlar ! Aslında epeyden beri zihnimin bir köşesinde.Artık felsefe üzerinde fındık fıstık konuları okumaktan daha ileri gidip bu konuda haddimi aşmak istiyorum tabiri caizse...Yani ikinci üniversitemi okuyacak olursam bunu sadece kendi istediğim için okumak istiyorum.İşte sırf bu yüzden bugünlerde felsefe ile ilgili üniversitelerin tüm ders programlarına hemen hemen bakmış durumdayım.Hatta salt bir üniversitenin tüm felsefe derslerini,hocalarını,ÇAP programı içeriklerini,yayınladıkları teze kadar incelemiş bulunmaktayım. İş olanağı,şu ,bu diye yüzünü buruşturanlar oluyor.Ama benim amacım ,sıradan bir öğretmen olmak veya akademisyen olmak değil.Bunlardan o kadar çok ki çevremizde ...Neyse fazla açmayayım konuyu ben...Blog aleminde detaycı olmak biraz risk faktörü...Ben de sadede ve asıl paylaşmak istediğim mevzuya geleceğim...Zaman henüz varken... İşte ben böyle bir tarafıma raptiyeler saplanmış gibi yerimden...