Ana içeriğe atla

Cemal Süreya ,Keyif Sanat Kahvesi'nde



Camında Turgut Uyar'ın Göğe Bakma Durağı şiiri yazılıdır.Uşak'ın farklı ,özgün ,kültür sanat çalışmalarının  yapıldığı ,sahiplerinin de sıcak ,sanatsever oldukları aşikar;)

Keyif Sanat Kahvesi'nde şiir okuma akşamlarımız başladı malum.Ben tabi ara ara kaçak olsam da ,her gittiğimde aldığım keyfi size anlatamam.
Şiiri bu akşamlar sayesinde sevdiğimi itiraf etmeliyim.Bazı zaman ruhsuz okuyan arkadaşlarımın okumasından keyif almasam da ,onların şiire karşı duyarlılığı ,zaman geçtikçe okumalarında çaba sarfettiklerini görünce,bu tür ince şeylere önem verdiklerini  düşününce mutluluğum artıyor aslında.Bu yüzden bu açıdan bakınca tahammül edebiliyorum.
düşünün,önceden şiir yazıp şiir okumayan,bildiği şiir ikiyi geçmeyen kişiyken şimdi başka şairler tanımak için çaba sarfediyor,sevdiğim şairlerin kitabını bizzat alıyorum. Ama şiir yazmıyorum artık !!!
Boyumun ölçüsünü aldım,şiir yazmak ne kadar kolay görünse de zor zanaat ,bunun farkına vardım:-)))

Sanırım iyi de okuyormuşum.Bunu beni dinleyen kişilerden anlayabiliyorum.tutumlarından,dikkat kesilişlerinden,o anda kıpırdamamalarından,o anda kimsenin o atmosferi bozmak istememesinden,bir işi varken 'bekleyin bak ,geliyorum ' deyişlerinden,istersen sabaha kadar oku deyişlerinden...bunları iltifat olarak görüyorum tabi...





Hele de işin içinde Cemal Süreya varsa....okurken içim kıpır kıpır oluyor...hani aşık olursun da içi içine sığmaz ya o derece...Cemal Süreya'nın şiir kitabını dahi almışımdır bu sebepten.Bazen kitap okumak canım istemediğimde ya da arada soluklanmak için şiir okuyorum anneme..Annem okuma tembelliği olanlardan.Dinlemeyi seviyor.Sanırım bu yüzden alışığım sesli okumalara...


Ah Tanrım ,keşke Cemal Süreya'nın 8.10 Vapuru şiirini ben yazabilseydim! Bazen böyle yazarların ,şairlerin yazdıklarını keşke ben yazabilseydim diye imrendiğim olur.
Şair 8.10 Vapuru şiirini yazdığında 25 yaşındaymış,düşünün! Aslında kendisi maliye müfettişi.Kel Alaka yani !


Edebiyat bölümü okumakla yazar şair olunmuyor görüşünün kanıtı bu işte .Adam bırakın iktisadı,maliyeyi ; adam edebiyat dergisi çıkarıyor.Hem de hangileri dersiniz ! Papirüs dergisinin Haziran 1966- Mayıs 1970 yılları arasında 47, 1980-1981 yılları  arasında da iki sayı daha çıkarmış.

Bu arada Cemal Süreya şiirlerinde en çok cinsellikten bahseden şairdir.Ama nedense üzerinde çok basit,yavan,porno,müstehcen durmuyor.Hele hele 20 Şiir 'deki Afyon Garındaki şiiri mizahi bile denilebilir.Bu 20 şiiri ardıardına sevgilinizle,eşinizle,en can arkadaşınızla seriyi takip ederek , ikili okursanız keyfini alırsınız.








Yırtılan İpek Sesiyle ve Burkulan altın Hali Güneşin şiirleri de ardı ardına okunmalı. Üvercinka, Kan Var Kelimelerin Altında,Beni Öp Sonra Doğur Beni, Aslan Heykelleri,Vakit Var Daha,Özür ....Hangisini ,hangisini yazayım size ! Şiir okumadıysanız şimdiye dek başlamak için iyi bir şairdir Cemal Süreya ! Sonra okursunuz Ece   Ayhan'ı ,Edip Cansever'i,Turgut Uyar'ı ...

Nerdeyse bir şiir akşamına döndürdüm burayı..
Hani bir Cemal Süreya şiiri paylaşalım...Umarım beğenirsiniz...
Adından çok bahsettik 8.10 Vapuru :


  Sesinde ne var biliyor musun
Bir bahçenin ortası var
Mavi ipek kış çiçeği
Sigara içmek için
Üst kata çıkıyorsun

Sesinde ne var biliyor musun
Uykusuz Türkçe var
İşinden memnun değilsin
Bu kenti sevmiyorsun
Bir adam gazetesini katlar

Sesinde ne var biliyor musun
Eski öpüşler var
Banyonun buzlu camı
Birkaç gün görünmedin
Okul şarkıları var

Sesinde ne var biliyor musun
Ev dağınıklığı var
İkide bir elini başına götürüp
Rüzgarda dağılan yalnızlığını
Düzeltiyorsun.

Sesinde ne var biliyor musun
Söyleyemediğin sözcükler var
Küçücük şeyler belki
Ama günün bu saatinde
Anıt gibi dururlar

Sesinde ne var biliyor musun
Söyleyemediğin sözcükler var.


Yorumlar

Pembe Deniz dedi ki…
Nerede? Nasıl?
Şiir okuma akşamları mı?

Şuan öldüm resmen :(

Şiir seven ama ilgili konulara pek ilgi gösteremeyen biri olarak çok imrendim seni, oradakileri :)
Profösör dedi ki…
Çok güzel bir paylaşım olmuş. Bu arada beni şiiri sevdiren Üstad Necip Fazıl Kısakürek'tir. Ortaöğrenimde onun kopiliydim. Çantabını yanında taşırdım. Konferanslarında bulunurdum.
Şükriye Karahan dedi ki…
Pembe Deniz,
Uşak'ta Keyif Sanat Kahvesi'nde hep cumartesi akşamı saat 20:00'de tüm şiir severler olarak şiir okuyoruz.Her hafta bir şairin şiirlerine değiniyoruz.İster sosyalist,ister muhafazakar ,şiir için bir araya geliyoruz ve şiir muhabbeti ediyor ,şair hakkında bildiklerimizi söylüyor ,paylaşımda bulunuyoruz.İki kişi olsak da okuyoruz ,zamanla müdavimleri olup kemikleşen grup dahi oluyor ve gelenlerin sayısı da artıyor...
Ah böyle de güzelliği var şehirimin işte,başka Keyif yok !!!
Bir gün bekleriz Uşak'a :-))
Şükriye Karahan dedi ki…
buna hiç şaşırmadım.Keyif'te biz de Necip fazıl şiirleri okuduk.Kendisiyle tanışma şansına sahip olmanız ne güzel bir mutluluk !
Ben de onun yeğeniyle tanışma fırsatım olmuştu.Adana'da şehir tiyatrosunda tiyatro oyuncusu.Dünya görüşlerinin farklı olduğunu söylemişti.Şiirlerini severim ben de:)
deeptone dedi ki…
heeeey burayı yazmıştın daa önce. not aldım. ismi de güzel zaten.
:)
Şükriye Karahan dedi ki…
Bir gün es kaza Uşak'a uğrarsan seninle seve seve vakit geçirebilirim ,bir de Keyif yaparız;))
Ebru i.S. dedi ki…
her şehre bir KEyif lazım:)
bizim buradaki düğpün salonu ama oldun:)))
Şükriye Karahan dedi ki…
Gönülden isterim ki her şehirde böyle bir girişim başlasın,
katılıyorum her yere böyle Keyif böyle de sahipler versin:)
belki birgün sen de açarsın böyle bir mekan,belli mi olur;)
Ebru i.S. dedi ki…
allah mı söyletiyor ne?:)
Şükriye Karahan dedi ki…
sen aç böyle bir yer ,borç harç geleceğim şiir okuyacağım açılışta:-))şov başlasınnnnnn,heheheyyyyyy:-))
olumlu düşün olumlu olsun:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Güzel İnsanlar Biriktirmişim,

Bugün bir huysuzluk vardı üzerimde.Gece de uyuyamamışım.Sabah gözümü bankanın mesajıyla açtım.Sağolsunlar,bugün şerefine,alışveriş edeceğim noktalardan ne alırsam üç katı fazla puan vereceklermiş.Ben ise ihtiyacım olmadıkça alışveriş etmeyi seven bir tip olmadığımdan bu mesaj bana yaramadı.Sağolsunlar yine de sağır sultandan önce doğum günümü kutlama lütfunda bulundular.


Annem bugün  benim için  hazırlık yaparken  neli pasta  istediğimi sordu.Ben de beş karış suratla yapmamasını söyledim.Dedim ya ,doğum günüm benim için tam bir mutluluk kaynağı değil.Hatırlanmak,kutlanmak güzel şeyler.Sadece yanağıma iki öpücük ve seni seviyorum demeleri yeterli...Yoksa insanların benim için yorulmalarını istemiyorum.Hele hele oruçluyken...Ama annem bu...Koca kazık olmama rağmen tüm gününü mutfakta geçirme pahasına da olsa birbirinden leziz 4 çeşit yemeği yetiştirdi,üzerine bu moloz yığını düşmüş gibi duran bezmin bir kıza doğum günü pastası yaptı.Masayı da kurdu bir güzel...Gık bile demedi..Öyle keyi…

Küçücük Ufacık Evlerin Dekorasyon Modellleri

Bugünlerde dar ev dekorasyonlarına takıldım kaldım resmen.
1+1 ev düzen durumları anlayacağınız,
bugün bir ilk daha yapayım dedim.
çoğu kişi zaten biliyor az çok geniş evlerde ne kullanılıp kullanılmayacağını.Ama önemli olan dar ev dizaynı yapabilmek.Ben biraz araştırdım.Belki sizin de işinize yarayan bir kaç fikir olabilir diye paylaşıyorum.


Koridordaki ölü alanları değerlendirmek için uygun bir yol
Şayet sizin de böyle dar holünüz varsa bence uygulanması makul bir seçenek


Mutfağınız bu şekilde dar ise iki tarafı da tezgahlı yapmak yerine bir tarafı aynalı veya camlı büfe olarak tasarlamak mantıklı görünüyor.hem evi aydınlık hem de büyük gösteriyormuş öylesi.
yatak odası küçük.gardrop küçük sorununa küçük bir dolap çözümü.yatağın tepesindeki o dolap hoşuma gitmedi gerçi.bir dolabın kapağı aynalı biri ünlü bir ressamın tablosu olsa ne güzel olurdu ! Klimt desem ;-)
İşte bu da başka bir mutfak dekoru çeşiti.Üst dolabı benim zevkimi yansıtıyor.Kullanışlı.
Bu da başka bir mutfak dolabı re…

................

Ayyyy sabah sabah duydum şoklara girdim ! Meğer gündemin yüzeyselinde takılı kalmışım ben. Sabah annemle sohbet ederken ağzından şöyle bir cümle çıktı annemin : "artık kurumların adı Atatürk ile başlamayacak" "Atatürk Kültür Merkezi ,Atatürk Kapalı Spor Salonu...." bu ne ?
Şaka mı bu ,dedim.Aslında beklenilmeyecek bir şey değil bu.Ama ne bileyim onlar benim uydurmalarımdı ,gerçek olmamıştı.
Tüylerim diken diken diken oldu.Atatürk ibaresi kaldırılıyormuş.Bayramlarım kutlanmıyormuş.
Kanım dondu resmen ya.
Hele ki evlerimize astığımız bayraklar ve atatürk resimlerimiz bile izinli olacakmış.
Oktay Sinanoğlu'nun Bye Bye Türkçe'sinin ilk bölümü vardır hani.İlk okuduğumda çok korkmuştum ,endişelenmiştim.bir o kadar da içimdeki o ataleti yenmemin bir sebebiydi o örnek.
Nasıl korkmuştum o kitabı okurken ben !
İnsanlara bir silkelenin, bir kendinize gelin,herşey bu kadar iyi olamaz ,yaptıkları bazı yanlışlıkları da görün,bu kadar da kendi hatalarınızı görmezden gelmeyin.
Bir…