Ana içeriğe atla

Keyifimiz Kısa Metraj



Geçen haftalarda ilk kez bir kısa film paylaşmıştım sizinle.bu hafta yine Beğendiğim kısa filmlerden birisini paylaşmak istedim sizinle.Fransız yapımı olan bu kısa filmin adı 'Sonrakini Bekleyeceğim ' 

Bundan böyle her hafta bir kısa film paylaşmayı ümit ediyorum.Umarım sizler de beğenirsiniz..

İyi seyirler hepinize...Mutlu Pazarlar :-)) 


Yorumlar

Unknown dedi ki…
daha önce izlemiştim bunu.üzücü:((
Şükran dedi ki…
bu film izlemek beni de üzmüştü..kendimi o kadının yerine koydum da...gözlerim dolmuş içim titremişti..:(

Bu blogdaki popüler yayınlar

................

Ayyyy sabah sabah duydum şoklara girdim ! Meğer gündemin yüzeyselinde takılı kalmışım ben. Sabah annemle sohbet ederken ağzından şöyle bir cümle çıktı annemin : "artık kurumların adı Atatürk ile başlamayacak" "Atatürk Kültür Merkezi ,Atatürk Kapalı Spor Salonu...." bu ne ?
Şaka mı bu ,dedim.Aslında beklenilmeyecek bir şey değil bu.Ama ne bileyim onlar benim uydurmalarımdı ,gerçek olmamıştı.
Tüylerim diken diken diken oldu.Atatürk ibaresi kaldırılıyormuş.Bayramlarım kutlanmıyormuş.
Kanım dondu resmen ya.
Hele ki evlerimize astığımız bayraklar ve atatürk resimlerimiz bile izinli olacakmış.
Oktay Sinanoğlu'nun Bye Bye Türkçe'sinin ilk bölümü vardır hani.İlk okuduğumda çok korkmuştum ,endişelenmiştim.bir o kadar da içimdeki o ataleti yenmemin bir sebebiydi o örnek.
Nasıl korkmuştum o kitabı okurken ben !
İnsanlara bir silkelenin, bir kendinize gelin,herşey bu kadar iyi olamaz ,yaptıkları bazı yanlışlıkları da görün,bu kadar da kendi hatalarınızı görmezden gelmeyin.
Bir…

Üniversiteli Anne

Evlenip de çocuk sahibi olduğumdan beri hayatım öyle bir değisti ki...bir türlü rotamızı kaybettiğimiz günler bile oldu.. 6-7 ay İzmir Tire'de yaşadık...O başka bir hikaye...burada bahsetmeyi istediğim en güzel şeylerden biri... Umarım yakın zamanda bunu size güzelce anlatırım. Zaten bundan sonra bu blog sayfamda bir takım değişiklikler yapma kararım var...Bunun için artık daha organize daha planlı gitmek için yöntemler edindim. Evet bu da başka bir gün yazısı .Burda bir gülümseme smile'ı görmüş gibi gülümseyebilirsiniz . Benim bilgisayarım biraz arızalı olduğundan eşimin bilgisayarından yazıyorum.Onun klavyesi de kırgız-kazak alfabesi ...Yani bu satırları yazana dek ben bir süre idman yaptım.Ama yine smile yapamıyorum... ben aslında gülümsemeyi seven yazı dilinde bile seven gerçek hayattaymış gibi bunu yansıtmayı isteyen biriyim. bu yazımı okurken bunu düşünüp hissederek okursanız doğru iletişimi kurmuş olacağız  burda bir gözlüklü smile düşünebiliriz işte... Seneler seneler…

İç güveyinden hallice bir blog yazısı :)

Öykü başlıkları biriktiriyorum bugünlerde. İşin esasında kafamdaki kurgulardan hiçbiri edebi eser gibi şekillenmedi zihnimde . Hepsi sanki bir küçük bir oyun niteliğinde .Reklam da olabilir .Bir müzik eşliğinde klip bile olabilir. Önce bir öykü olarak oluştu.Sonra değişti de değişti . Yok ; sanırım onlar hakkında yazacağım yazıyı yazana dek böyle bir dalgada yüzecekler.... hıh,her zamanki yükselen terazi dengesizliğim işte :) Bir nevi hazırlık yapıyorum sanki şu an,şu günlerde .Öğrenci ruhumu eylemim ile paralleleştirmek istiyor gibiyim .
Elimde Marquez var .İlk defa okuyorum kitabını .Çok şey kaçırmışım.Çok beğendim .Önceden taışsaydım daha hızlı okuduğum günlerde....neyse geç olsa da tanışmak iyidir...Sağlığında okumak iyiydi ama...Ne yapacaktım sağ olduğu günlerde okusaydım.. Laf işte bende ki de :-)


Kitabın adı mı ? Yüzyıllık Yalnızlık... Karakterler biribirinin ismiyle çok yakın olduğu için ve nerdeyse bir soyağacından bahsettiğinden olsa gerek ,olayın bağlantısını koparmak iste…