Ana içeriğe atla

Matruşka Rüyalar

Fatoş bize gelmişti bir zaman.Onun için ikram yapmadaım diye eksiklik duymuştum.Üç yumurtayı kızın kafasında çırpmıştım.1,5 su bardağı da şeker koymuştum.1 bardak da süt ekleyince Fatoş'un yüzü sabrediyor gibi görünüyordu."Ne yapalım ,arkadaş! Benim için kek yapıyor.Bağırayım mı yani! "
Kaderde bu da varmış gibi bakıyordu.

Bir zaman da abim gelmişti evimize.Annemi görünce dişsiz,yaşı seksenleri geçmiş,tatlı,sevimli,deli dolu bir yaşlı teyzeye dönüşmüştü.Saçları bembeyazdı.Mutfakta oturuyordu.Annem gidince tekrar kendisine dönmüştü:
-Neden,annemden saklanıyorsun dedim
-Çok üzüyor beni,dedi.

Bir zaman küçük yaştayken babamlar beni benden yaşça büyük biriyle evlendirmeye kalkıyorlardı.Kaçmıştım.Kaçtığım kişi,beni evlendirecekleri bir amcaydı.Amca beni öyle babacan sevip okşamıştı ki,niye zırlıyorsun kız,diye kızmıştım kendime.

Geçen blog yazımda balina videosu paylaşmıştım.Blog yazısını okurken bilgisayarımdan su taşmaya başlıyordu.Korkmuştum.Balina hareket edince su taşar gibi oluyordu.Blogger yayınına geri döndüm.Videoyu silmeye çalışırken sular artık bendinden taşmak üzereydi.

Bir dönem de sürekli olarak rüyamda beyaz tenli,koyu kestane saçlarını geriye taramış,uzun boylu,yakışıklı bir bey görüyordum.Ben hep yolumu kaybediyrodum.O bana yardım ediyordu.

Bir ara da otomobille İstanbul sokaklarını arşınlıyordum.Kayboluyordum.Ailemi kaybediyordum.Sonra buluşuyorduk.Sonra eski han kapılarını andıran koyu yeşil bir çok kapı görüyordum.Bir kapıyı açmalıydım.Birini bulmalıydım.Zamanım çok azdı.Ama o yeşil kapıların arkasındaydı.Bulamadım.

Şanlıurfa'ya gitmiştik abimle.Yine ikimiz kalıyorduk.Evde masanın üzerinde envai çeşit yiyecek görmüştük.Abimle gezintiye gittik.Beraber yine çok keyifli saatler geçirdik.Yine kaybettik birbirimizi.

Yüzünde gülücüklerle uyanıyorsun.Yeni umutlarla uyanıyor .
Bazen güzel mi kötü mi olduğuna karar veremediğin anlar oluyor.
Bazen korkuyorsun,yine mi göreceğim diye....
Bazen eski bir defteri tekrar açıyorsun,duygularını taşımıyorum dediğin insanları tekrar görüyorsun...
Sık gördüğün bir şeyse  ' acaba bu bir işaret mi ' diyorsun.

Uyanıyorum.Yine sabah olmuş.Rüyaymış.Keşke hiç bitmese dediğin rüyalar oluyor bazen...Matruşka bebekler doğuyor yeniden...Helezonik...




Yorumlar

Unknown dedi ki…
ilginçmiş.
bilinçaltı zaten enterasan bir yer.İşin içine bir de uyku girince labirent gibi, kaybolmak içten değil.
hayır olsun demek en doğrusu:)
Şükran dedi ki…
başlangıç filmini izledin mi hiç,bu konuyu içeriyor.Güzel bir filmdi,rüya deyine direkt aklıma geliyor:-))
Unknown dedi ki…
izledim evet ama tekrar izlemek gerek:)
öyle gerçeküstü ki..
benim rüyalarım meşhurdur çevremde.sinematografi kıvamında,uzun soluklu,bol aksiyon:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cemal Süreya ,Keyif Sanat Kahvesi'nde

Camında Turgut Uyar'ın Göğe Bakma Durağı şiiri yazılıdır.Uşak'ın farklı ,özgün ,kültür sanat çalışmalarının  yapıldığı ,sahiplerinin de sıcak ,sanatsever oldukları aşikar;) Keyif Sanat Kahvesi'nde şiir okuma akşamlarımız başladı malum.Ben tabi ara ara kaçak olsam da ,her gittiğimde aldığım keyfi size anlatamam. Şiiri bu akşamlar sayesinde sevdiğimi itiraf etmeliyim.Bazı zaman ruhsuz okuyan arkadaşlarımın okumasından keyif almasam da ,onların şiire karşı duyarlılığı ,zaman geçtikçe okumalarında çaba sarfettiklerini görünce,bu tür ince şeylere önem verdiklerini  düşününce mutluluğum artıyor aslında.Bu yüzden bu açıdan bakınca tahammül edebiliyorum. düşünün,önceden şiir yazıp şiir okumayan,bildiği şiir ikiyi geçmeyen kişiyken şimdi başka şairler tanımak için çaba sarfediyor,sevdiğim şairlerin kitabını bizzat alıyorum. Ama şiir yazmıyorum artık !!! Boyumun ölçüsünü aldım,şiir yazmak ne kadar kolay görünse de zor zanaat ,bunun farkına vardım:-))) Sanırım iyi de o...

Köylerde Tiyatro İzlenimleri

Günün  Çocuk Sözü : "Öğretmeniim,bu abla çok güzel ama burda çok çirkin olmuuuş." 20-30 kadar çocuk merdiven trabzanına çıkar.Karşılarındaki rengarenk,şimdiye dek gördükleri ablalarından farklı olan ablaya inceleyerek bakarlar.Sorular eksik olmaz tabi haliyle : -O afişteki abla niye gelmedi ? Bizim Sevcan'dan bahsediyor.Direksiyon öğretmenliği yapmadığı günlerde aramızda katılan bu arkadaşımız grubun en hareketli ,en delişmen ,en  organizatörcüsünden... -Adınız ne? -Seneye gelecek misiniz? -abla be ,parayı vurdunuz heee Nedense bir de böyle bir cümle var.Sanki parayı bedava alıyoruz.Sanki hepsini biz alıyoruz.Çocuğunda da böyle ,erişkininde de ,yaşlısında da..Gel sen bir gün bize katıl,bakalım içine girince ne oluyormuş !  Cem Yılmaz' ın kulakları çınlasın:)) -Abla,seneye de olacak mısınız ? Sonra öğretmenleri  gelir : -Öyle öcü gibi bakmayın kıza.Uzaylı mı o !Senin benim gibi bir insan ! Ufak tefek kıpırdanmalar olur.Kimileri gider.Kimileri k...

Felsefe Edebiyatla Bir Araya Gelirse...

Salvador Dali Bugünlerde blog sayfam kadar felsefe de gündemimde ,arkadaşlar ! Aslında epeyden beri zihnimin bir köşesinde.Artık felsefe üzerinde fındık fıstık konuları okumaktan daha ileri gidip bu konuda haddimi aşmak istiyorum tabiri caizse...Yani ikinci üniversitemi okuyacak olursam bunu sadece kendi istediğim için okumak istiyorum.İşte sırf bu yüzden bugünlerde felsefe ile ilgili üniversitelerin tüm ders programlarına hemen hemen bakmış durumdayım.Hatta salt bir üniversitenin tüm felsefe derslerini,hocalarını,ÇAP programı içeriklerini,yayınladıkları teze kadar incelemiş bulunmaktayım. İş olanağı,şu ,bu diye yüzünü buruşturanlar oluyor.Ama benim amacım ,sıradan bir öğretmen olmak veya akademisyen olmak değil.Bunlardan o kadar çok ki çevremizde ...Neyse fazla açmayayım konuyu ben...Blog aleminde detaycı olmak biraz risk faktörü...Ben de sadede ve asıl paylaşmak istediğim mevzuya geleceğim...Zaman henüz varken... İşte ben böyle bir tarafıma raptiyeler saplanmış gibi yerimden...