8 Ocak 2013 Salı

"Ertelemeyin" diye yola çıktım. Blogcanların da kulağını çınlattım...



Selam millet,

Hayta bir ergen tembelliğiyle karşınızdayım bugün.Ergenim çünkü o kıpır kıpırlık içimde mevcut.Haytayım çünkü oyun üzerinde çalışmalar yapmam gerekirken ben tutmuş bu satırları yazıyorum.Eve gelir gelmez de heyecanla anneme bıdır bıdır anlattım.Ah! Kadın benim çenemden ne çekiyor sormayın:-))
anlatacaklarım bitmiyor hiç.Bir de bunun yanında yaşadıklarımdan çıkarımlarım da oluyor ki ,hiç sormayın,o zaman hiç susmuyorum:)
Bitmiyor.Çünkü ne kadar dışardaysan, ne kadar çok yerdeysen, anlatacağın da bitmiyor,insan da bitmiyor, işler de bitmiyor !

Bugünlerde Orhan Veli'nin Delikli Şiir misali
"Cep delik, cepken delik, 
Kol delik, mintan delik, 
Yen delik, kaftan delik, 
Kevgir misin be kardeşlik ! "

Hadi Müşfik Kenter sesiyle dinleyelim bu şiiri şimdi :



Evet yine meteliğe üç kuruş atıyorum ama tahtalara vuralım huzurluyum,mutluyum.İçimden bir ses "bu yıl senin yılın olacak" diyor.Ay inşallah inşallah !


Bugün yaşadıklarımdan biraz çıkarımlar yaptım ben.Uzun uzun ne yaptığımı söyleyemeyeceğim.Zira eleştirdiğim bir şeyi kendimin yaptığını bir gözlem sonucu öğrenmiş oldum.Ayrıca şöööyle baktım da bir eksiğim de çok teferruata giriyor oluşum.Bu yüzden sadeleştireceğim ben de şimdi :))

Şim(cik)yüksek müsadenizle çıkarımlarıma başlıyorum :


*Kamu Sektöründe çalışanlar için sosyal aktivite düzenlenmeli.
Koro ve tiyatro vb. Bu aktiviteler insanların hem birbiriyle daha uyumlu olmasını hem de iş performansını etkiliyor.Hele de birçok çalışanın olduğu yerde ,birbirini tanımayan bir çok insanın kaynaşmasını sağlıyor.Aralarında dargınlığı olan ve mesafeli ilişkiler için olumlu bir iletişim köprüsü kuruyor.
*Ayrıca bu sadece kamu sektörü için değil,çoğu iş yeri için de geçerlidir.Yapılmıyorsa bile siz organize edin,siz teşvik edin.

İnanın bana çok samimi söylüyorum,bu çalışmalara katılan insanlarda büyük değişiklikler gözlemliyorum ben.
Hem bizim ne kadar yetenekli insanlarımız varmış,demekten kendimi alamıyorum.

*Haftanın bir günü bowlinge gidin.kendi aranızda radyo tiyatrosu gibi sesli oyunlar okuyun.

*Haftanın bir günü sadece pilav ve makarna günü yapın,ne bileyim playstation oynayın.

*Kendi kendinize yapabileceğiniz hobileriniz de olsun ama insanlarla birlikte olmayı ertelemeyin..Ertelemeyin...Hayatınızda hiçbir şeyi ertelemeyin...!
Hayat mutlu dakikalar için kısa,mutsuz dakikalar için bir ömür gibi uzunlukta.

*Çevrenizi gözlemleyin.bir ortak nokta buluşturun.Bir fikir götürün.ama fikrinizin en sıkı savunucusu olun.Başta üç kişi olsun,sıkı olsun,ama olsun! Önemli olan başlatmak,duyurmak ve devamlılığını getirmektir.Size gelen önerileri boşa atmayın ama hevesinizi kıracak bakış açılarından kurtulun.
*Ertelemeyin.Harekete geçin.Kenardaki izleyici değil,sahnedeki insan olun,kendiniz olun,kendinize huzuru ve keyifi hediye edin.
Bundan 8 sene evveline kadar hayatımda pek çok şeyi ertelemiştim.Hep başkalarının ne dediği önemliydi ,sonra gördüm ki bizim bir daha hayatımız yok,hayata küsme gibi bir lüksümüz yok .Ben hayatı nasıl yaşarsam ileride çocuklarıma öğreteceğim,yansıtacağım da oydu.Ben ne demek istiyordum?
"Paran olsun çocuğum.Vasfın olsun yavrum.Sanat manat kültür de neymiş,bunlar karın doyurmuyor çocuğum...." Mu ?
" çocuğum çöpcü bile olacaksan iyi bir çöpçü ol ama mutlu ol ve en iyisini ol.İnsan ol.Çok kırılacaksın.Dürüstlüğün için aptal görebilirler seni.Önemli değil çocuğum ,onlar seni kaybetti,sen gerçek dostlar kazandın...."Mı?

Sinema izlemeyi seven arkadaşlarınızla toplanıp her hafta  eskiden bugünümüze dek uzanan filmler seçip izleyebilir,sinema filmleri hakkında kritik yapabilirsiniz.


*Hiçbir şeyi ücretsiz diye,ben buna zamanımı vereceğim diye, önyargıyla yaklaşmayın.Gün gelir o ücretsiz dediğiniz işler size iyi bir çevre ve imkanlar kazandıracaktır.

Tüm bu öneriler ve söylediklerim tecrübeyle sabit tabi.Kimsenin nasihate ihtiyacı yok burda.Ama belki bir öneri ,siz de farklı çağrışımlar uyandırabilir.Hayatınızda bir farklılık oluşturabilir diye paylaşmak istedim.

Herkesin hayattan keyif almasını sağlayamam ama bu satırları okuyan sizlerin hayattan  keyif almasını dilerim.
Sonuçta günlük hayatımızda o kadar çok sorunla dip dibe yaşıyoruz ki...Haberleri duymaya bile tahammülümüz kalmıyor..bu da yetmezmiş gibi günlük telaşeler...İşte bu kadar hayhuy içinde bu etkinlikler hayatınıza anlam katacak renkler... 

Biliyorum ve görüyorum ki blog dünyasında da gerçekten yetenekli arkadaşlarımız var.
Mesela en yakınımda BİR SIRRIM VAR blogunun sahibi Ebru.Harika pasta ve kurabiyeler yapıyor.Umuyorum yakında o müthiş fikirleri , girişimciliği ve samimiliğiyle çok iyi işlere imza atacak.

Mesela PROFESÖR öyküleri ve çizimleriyle bence çok başarılı.İlerde bir çizgi roman yayınlasa ne güzel olur!
Sonra SEMİ MUTLU ELLER'in el işi ürünleri bir harika.Şahsen onun ürünlerini görünce Ali Nesin Matematik Köyü'ndeki Tiyatro Medresesi 'nin tamamlanması için gereken paranın toplanabileceği fikri uyanıyor.Ürünleri o kadar özgün ve güzel ki,hem bağış için hem de onun yaptığı bu güzel şeye sahip olmak için seve seve alırdım...Bilmem anlatabildim mi :))
Bir de NEVROTİK var.Nevrotik'in çizimlerini görünce Aytül Akal ve Mavisel Yener ,Uçanbalık Yayınları aklıma geliyor. Bir gün sayfama gelip "yayınevine gittim ,çizimlerim beğenildi veya değerlendirmeye alındı" diye söylemesini bekliyorum.Umarım bu cümleyi duymam geç olmaz.

Ve daha bilemediğim bir çok yetenek var.Ertelemeyin.bir şeyi yapamam demeyin.Beyinlerimiz küçük ama zihinlerimiz büyük..Tıpkı kalbimizin küçük olup ona bir çok insanı koyabildiğimiz gibi..Düşünün!

Bizler zihnimizle bütün dünyayı elimizde tutuyoruz.
Bu filmi izleyin.Türkçesi Yetenekli Eller.Çok küçük yaştaki çocuklarınız için uygun değil,sıkılabilirler.Ama 8 yaştan itibaren her yaşa uygun ,muhteşem bir film.Bu filmi kaç kez izledim,7-8...daha da izleyebilirim...

İleriki günlerde her günüm sabah öğle ikindi akşam- akşam 8 olmak üzere bölümlere ayrıldı.Ama mutluyum ,çünkü sağlıklıyım.zihnim yapmam gerekenlerle dolu.Zihnim ve kalbim yetiştirmem gereken işlerimle dolu.Çünkü insanların eksikliklerini görmeye ,art niyet aramaya zamanım da yok,buna çalışan kafam da yok.


Böyle olunca da bazı sorunları daha kolay göğüslüyorsunuz.
Bu bana şunu mu demiş! Amaaann:))

bak ben bunları bir yapayım,hayırlısıyla yüzümün akıyla çıkayım.Sizi de düşünmüyor değilim.Elim ne kadar uzanır  bilmem ama kafamda sizin için de düşünceler yok değil...

Hamarat değilim.Çok zeki değilim ama şartlarımı fena zorlarım he:-))

Gününüzün aydınlık ve güzel şeylerle dolu dolu geçmesi dileğiyle...





Yorum Gönder