Ana içeriğe atla

Deep'e İade-i Ziyaret Mimi

Sevgili Deep,beni bir süre önce mimlemişti.Ben de seve seve bugün cevaplamanın mutluluğunu yaşıyorum.Bu aralar ayağım bir iş için hep şehir dışında.Gün içinde koşturmacalarım mevcut.Haliyle ben henüz cevaplayabiliyorum..:)

Şimdi gelelim mimin sorularına ve cevaplarına...


Şu an olsa çok sevinirim.
 bugünlerdeki bir girişimim için 2.000.Ama biliyorum o da an meselesi :)

  Şimdi orada olmak vardı.
şimdi İstanbul'da olmak vardı anasını satayım,püfür püfür bir vapurun yan tarafında....
Bana bu cümleyi dersen tabi hemen şarkıyı yapıştırırım ben de:))



Nerde o eski günler.
nerde o abimin mini minnacıkken bizi 'toplantı var'diye dikdörtgen tahta masanın altına davet edişi...yine abimin keki çırpıp elektriğin kesilmesini,nasıl olsa elektrik gelmez diye çay kaşığıyla kek hamuruna saldırışımız ,elektrik geldiğinde de kalanı tepsiye dökmemiz...neydi o öyle fatoş ile chat maceraları,kar topu oynayışlarımız...falan da filan da..geçmişten güzel anılar böyle işte:)

 Neleri özlüyorum.
Abimi çok özlüyorum...Onun dışında sesini duyabildiğim ,sağlıklı ,sıhhatli olduğuna inandığım tüm sevdiklerimin sesini istediğimde çok şükür duyabiliyorum...

Çok severim.
Sevmek için çok nedenim var.Bizler severiz...Rahat ettiğim salaş bir kahvede serseri takılmayı,haylazca yürümeyi,kendimi yormayı,öğrenmeyi,kendime hediye edip değerli olduğumu hissettiren restoranta gidip yemek yemeyi,gülmeyi,keyifli sohbeti,dans etmesini,şarkı söylemesini,tiyatro sahnesinde olmayı,para kazanmayı,yardım etmeyi,insanların hayatına dokunmayı,Eskişehiri,kitapları,farkındalığı yüksek insanları samimi insanları severim.sevmeyi sevilmeyi,türk kahvesini,bitter çikolatayı,güzel görünmeyi severim...Severim ya,sevmeye bahane ararım... Severim işte ben de..kim sevmez ki..:)

Nefret ederim.
kıskanç,art niyetli,samimiyetsiz(ağzı başka konuşur gözü bir başka)olumsuz düşünceli,partizan,fanatizm yanlısı olanlar gibi.

Bugünlerde çok fazla dinledim.

Tina Turner- Simply The Best ve
 Vivaldi'den L'estrire(Yanlış yazmış olabilirim.Bulamadım da şimdi videosunu)

Şimdiki ruh halim.
Midem açlıktan biraz batıyor gibi.Gece oldu.Şimdi bir şey yersem yatarken halim nice olur:)

Bunda da mimlenmişmiydim, orasına kafam çalışmadı şimdi ama problem değil yazıyorum 

Karınca için şeker neyse benim için güzellik o'dur.  Kullandığımız güzellik ürünleri.

En çok göz kalemi kullanıyorum.Nil yeşili,koyu yeşil,mavi tonlarında...Arada siyah ve gri..Çok nadir de kahverengi...Her makyajımda kullanacağım diye kaidem yoktur.Sadece kendime özel ihtimam gösterdiğim zamanda,bakışlarıma derinlik kazandırmak istiyorsam..(Sanırım beceriyorum)
yine arada top allık.Siyah rimel veya lacivert rimel.Arada o da.
Her gün benden eksik olmayan tek makyaj ürünü kırmızı veya canlı tonlarda sürülen rujum.Günlük hayatımda zaten renkleri bariz kullandığım için bir ruj beni tamamlayabiliyor..Bilmem anlatabildim mi:)
Cilt bakım ürünleri olarak da Herbalife'ın ürünlerini kullanıyorum..Bitti.




Yorumlar

Profösör dedi ki…
Bu gece mehtaba bi bakıver. Gümüş tepsi gibi parıl parıl parıldıyor.
Şahin Şirin ERDEM dedi ki…
umarım yeni iş görüşmelerin olumlu dilediğin gibi gerçekleşir..
sevdiğin şeyler ne güzel şeyler.. :)
nefret ettiklerin benim de aynı..
Unknown dedi ki…
ben yeni gördüm bu yayını.seni mimleyecektim tam bir baktım zaten yapmışsın:)
eski günler ne güzeldir değil mi?
iş durumlarını merak ediyorum umarım en kısa sürede olur da bizler de haberdar oluruz di mi?:)
Şükran dedi ki…
Ebrucum,
bugünlerde oldukça yoğun olduğum için bu konuda bir türlü bloga girip de yazı yazma fırsatım olmadı.en yakın vakitte paylaşabilmek ümidiyle....:))

Eski günler elbette güzel.Dudaklarımızda bir tebessümüzle hafızamıza ve kalbimize yerleşiveriyorlar buruk da olsa...:)

hımm memnun oldum ,olsun beni hatırlamışsın ,bak mimlenmişsin de yapmış gibi oldum ,gördün mü:D
Unknown dedi ki…
canım bir ödül-mimin var bende.
http://bisirrimvar.blogspot.com/2013/01/liebster-blog-odulleri.html

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cemal Süreya ,Keyif Sanat Kahvesi'nde

Camında Turgut Uyar'ın Göğe Bakma Durağı şiiri yazılıdır.Uşak'ın farklı ,özgün ,kültür sanat çalışmalarının  yapıldığı ,sahiplerinin de sıcak ,sanatsever oldukları aşikar;) Keyif Sanat Kahvesi'nde şiir okuma akşamlarımız başladı malum.Ben tabi ara ara kaçak olsam da ,her gittiğimde aldığım keyfi size anlatamam. Şiiri bu akşamlar sayesinde sevdiğimi itiraf etmeliyim.Bazı zaman ruhsuz okuyan arkadaşlarımın okumasından keyif almasam da ,onların şiire karşı duyarlılığı ,zaman geçtikçe okumalarında çaba sarfettiklerini görünce,bu tür ince şeylere önem verdiklerini  düşününce mutluluğum artıyor aslında.Bu yüzden bu açıdan bakınca tahammül edebiliyorum. düşünün,önceden şiir yazıp şiir okumayan,bildiği şiir ikiyi geçmeyen kişiyken şimdi başka şairler tanımak için çaba sarfediyor,sevdiğim şairlerin kitabını bizzat alıyorum. Ama şiir yazmıyorum artık !!! Boyumun ölçüsünü aldım,şiir yazmak ne kadar kolay görünse de zor zanaat ,bunun farkına vardım:-))) Sanırım iyi de o...

Köylerde Tiyatro İzlenimleri

Günün  Çocuk Sözü : "Öğretmeniim,bu abla çok güzel ama burda çok çirkin olmuuuş." 20-30 kadar çocuk merdiven trabzanına çıkar.Karşılarındaki rengarenk,şimdiye dek gördükleri ablalarından farklı olan ablaya inceleyerek bakarlar.Sorular eksik olmaz tabi haliyle : -O afişteki abla niye gelmedi ? Bizim Sevcan'dan bahsediyor.Direksiyon öğretmenliği yapmadığı günlerde aramızda katılan bu arkadaşımız grubun en hareketli ,en delişmen ,en  organizatörcüsünden... -Adınız ne? -Seneye gelecek misiniz? -abla be ,parayı vurdunuz heee Nedense bir de böyle bir cümle var.Sanki parayı bedava alıyoruz.Sanki hepsini biz alıyoruz.Çocuğunda da böyle ,erişkininde de ,yaşlısında da..Gel sen bir gün bize katıl,bakalım içine girince ne oluyormuş !  Cem Yılmaz' ın kulakları çınlasın:)) -Abla,seneye de olacak mısınız ? Sonra öğretmenleri  gelir : -Öyle öcü gibi bakmayın kıza.Uzaylı mı o !Senin benim gibi bir insan ! Ufak tefek kıpırdanmalar olur.Kimileri gider.Kimileri k...

Felsefe Edebiyatla Bir Araya Gelirse...

Salvador Dali Bugünlerde blog sayfam kadar felsefe de gündemimde ,arkadaşlar ! Aslında epeyden beri zihnimin bir köşesinde.Artık felsefe üzerinde fındık fıstık konuları okumaktan daha ileri gidip bu konuda haddimi aşmak istiyorum tabiri caizse...Yani ikinci üniversitemi okuyacak olursam bunu sadece kendi istediğim için okumak istiyorum.İşte sırf bu yüzden bugünlerde felsefe ile ilgili üniversitelerin tüm ders programlarına hemen hemen bakmış durumdayım.Hatta salt bir üniversitenin tüm felsefe derslerini,hocalarını,ÇAP programı içeriklerini,yayınladıkları teze kadar incelemiş bulunmaktayım. İş olanağı,şu ,bu diye yüzünü buruşturanlar oluyor.Ama benim amacım ,sıradan bir öğretmen olmak veya akademisyen olmak değil.Bunlardan o kadar çok ki çevremizde ...Neyse fazla açmayayım konuyu ben...Blog aleminde detaycı olmak biraz risk faktörü...Ben de sadede ve asıl paylaşmak istediğim mevzuya geleceğim...Zaman henüz varken... İşte ben böyle bir tarafıma raptiyeler saplanmış gibi yerimden...