Ana içeriğe atla

Keyif Sanat'ta Tozan Alkan Akşamı



Yasak Meyve Yayınları Şairi Tozan  Alkan
1953 İstanbul doğumlu şair.Galatasaray Lisesi ve Boğaziçi Üniveversitesi  mezunu.Yabancı Diller Bölümü'nde okutman.İlk şiir kitabı "Zaman ve Maske" 2003'te yayınlandı. 



Ekşi Sözlük'te Tozan Alkan Dedikoduları

*dört senelik üniversite hayatımda maile ödev yollamanın kolaylığını, tadını bana yaşatacak yabancı dil hocam, hem de diplomatik. aşağı doğru çekiştirilmiş izlenimi veren bol, kırmızı, pembe kazakları; dağınık saçları ile akıllarda yer eden, siyasalın yalnız adamı. şair ruhunu bize hiç göstermiyor.

*cok kibar, cok eglenceli bir insan. istanbulu istanbulda istanbul gibi yasayanlardan.
bana hediye ettigi siir kitabini kitapligimin en güzel kösesinde sakliyorum. güzeller güzeli esinden* tatlilar tatlisi bir bebegi var.

*“sana şehir gelecek” isimli yapıtıyla bu yılki behçet aysan şiir ödülü'nü kazanmıştır.Yine aynı şiir kitabıyla  metin altıok şiir ödülü nü de kazanmıştır.



EFİL 

Sahaf dükkanlarından rikkatle topladığım 
kısa cümleler gönderdim sana 
bir karşılaşma biçimi olarak harflerin
düşlerle,gün batımıyla,ay ışığıyla
ateşkesi,belli belirsiz 

Oysa bir yaz'ın sahibi olmak isterdim 
yaseminler gibi terlediğim gece yarıları 
ağzımı dayayıp ağzına
bir musluktan su içer gibi 
yakası açılmadık sözler dinlediğim 

Kimsiniz siz,sağ yanımda ağrı mı?
kim bulmuş cesedimi tavan arasında?
ne zaman bir gün yüzü görecek olsam 
üstümü açmaya kalkıyor biri
adamın biri,ey okur,adamın biri

Efil koymuş doğacak ikizinin adını 
sonra gitmiş bir aşkla vurmuş kendini

Rikkat(Osmanlıcada) ; acıma, incelik, yufka yüreklilik. yumuşaklık anlamında kullanılıyor.

Yorumlar

deeptone dedi ki…
tanımıyordum.
tanımlamalar da hoşmuş.
keşfetmeli.
:)
Şanselize Bulvarı dedi ki…
ben de bilmiyordum.Tesadüf eseri kütüphanede karşılaştım Sana Şehir Gelecek adlı şiir kitabıyla.
Önümüzdeki günlerde başka genç şairlere de değineceğim:))
Profösör dedi ki…
Güzel paylaşımlar. Acaba biz de mi şairliğe soyunsak da birer dörtlük yazabilsek.

Yere abanıp kaynaktan;
Su içerdik kana kana..
Çalışırdık tarlada ikimiz;
Zeval vaktinde yana yana
Ebru i.S. dedi ki…
henüz hayattayken eserlerinden ve kendinden söz ettirebilen nadir sanatçılardan biri desene.rahmetli oğuz atay'ın ruhu şad olsun demek geldi içimden...
atesinsesi dedi ki…
naif dizeler. içim ısındı bu kış günü
Şanselize Bulvarı dedi ki…
Profesör,
Yanılmıyorsam siz zaten şiir yazıyorsunuz zaten..

Ebrucum,
Oğuz atay dönemine göre ileriyi görmüş avangard bir karakter ve yazı üslubunu yazdı.Onun verdiği bu üslup bir çok şair ve yazara elini verdi.Tozan Alkan'ı da hayattayken kendiden söz ettiren olarak düşündün galiba.Evet haklısın...Ama yine de kendisini bilen de azdır...

Atesinsesi,
evet çok dik ve keskin değil.ama sözlerinde bir bilmece saklı gibi..hele de bu şiirine Rikkat sözü derinlik katmış bence...
harıka bı sıır bayıldım.
mımledım senı:)kıtap mımı

Bu blogdaki popüler yayınlar

Güzel İnsanlar Biriktirmişim,

Bugün bir huysuzluk vardı üzerimde.Gece de uyuyamamışım.Sabah gözümü bankanın mesajıyla açtım.Sağolsunlar,bugün şerefine,alışveriş edeceğim noktalardan ne alırsam üç katı fazla puan vereceklermiş.Ben ise ihtiyacım olmadıkça alışveriş etmeyi seven bir tip olmadığımdan bu mesaj bana yaramadı.Sağolsunlar yine de sağır sultandan önce doğum günümü kutlama lütfunda bulundular.


Annem bugün  benim için  hazırlık yaparken  neli pasta  istediğimi sordu.Ben de beş karış suratla yapmamasını söyledim.Dedim ya ,doğum günüm benim için tam bir mutluluk kaynağı değil.Hatırlanmak,kutlanmak güzel şeyler.Sadece yanağıma iki öpücük ve seni seviyorum demeleri yeterli...Yoksa insanların benim için yorulmalarını istemiyorum.Hele hele oruçluyken...Ama annem bu...Koca kazık olmama rağmen tüm gününü mutfakta geçirme pahasına da olsa birbirinden leziz 4 çeşit yemeği yetiştirdi,üzerine bu moloz yığını düşmüş gibi duran bezmin bir kıza doğum günü pastası yaptı.Masayı da kurdu bir güzel...Gık bile demedi..Öyle keyi…

................

Ayyyy sabah sabah duydum şoklara girdim ! Meğer gündemin yüzeyselinde takılı kalmışım ben. Sabah annemle sohbet ederken ağzından şöyle bir cümle çıktı annemin : "artık kurumların adı Atatürk ile başlamayacak" "Atatürk Kültür Merkezi ,Atatürk Kapalı Spor Salonu...." bu ne ?
Şaka mı bu ,dedim.Aslında beklenilmeyecek bir şey değil bu.Ama ne bileyim onlar benim uydurmalarımdı ,gerçek olmamıştı.
Tüylerim diken diken diken oldu.Atatürk ibaresi kaldırılıyormuş.Bayramlarım kutlanmıyormuş.
Kanım dondu resmen ya.
Hele ki evlerimize astığımız bayraklar ve atatürk resimlerimiz bile izinli olacakmış.
Oktay Sinanoğlu'nun Bye Bye Türkçe'sinin ilk bölümü vardır hani.İlk okuduğumda çok korkmuştum ,endişelenmiştim.bir o kadar da içimdeki o ataleti yenmemin bir sebebiydi o örnek.
Nasıl korkmuştum o kitabı okurken ben !
İnsanlara bir silkelenin, bir kendinize gelin,herşey bu kadar iyi olamaz ,yaptıkları bazı yanlışlıkları da görün,bu kadar da kendi hatalarınızı görmezden gelmeyin.
Bir…

Bu Pazar Sokaklardayım, Anlaşıldı !

Sokakta yapılan sanatı seviyorum.Doğaçlama çıkan düşünceleri de.Tiyatroda Gratowski buna deneysel diyor.Bana göre herkes sanatçı olamaz,olmak zorunda değildir zaten.Ama herkesin kendisini ifade ediş biçiminin olması gerektiğine inanıyorum.bir fotoğraf çeksin,bir resim yapsın,hatta yapmasın ilgisi olsun sadece merak etsin sosyal medyayı bunun için kullansın.Herkes bir Yıldız Kenter olmasın herkes kendisi gibi olsun sahnede.Başkasının sözcükleri yerine kendi bedenini bulsun.

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı 15.yıl Reklamında Sokak Sanatına dair ayrıntı hoşuma gidiyor.


İşte bu yüzden sokak sanatını önemsiyorum.Sokakta yapılan dansı ,müziği,tiyatroyu beğeniyorum.Sadece entellektüel aydın çevresi için sadece parası olanlar için değil o saatte sokakta olan çöpçü de o anı izlesin.Farkındalıklar diyorum ; sokak sanatı bana farkındalığın en yüksek ağrı eşiğini uyandırıyor.

                                                 Boğaziçi Caz Korosu bankaya giderse...


Bundan iki sene önce gittiğimde g…