Ana içeriğe atla

2012 Yılından Hangi Kitaplar Geldi Geçti...



Yasemin Kokulu Hayat'ıyla Biricit blogumda hoş kokular bırakarak gelmiş bugün yanıma.Çok mutlu oldum.Gelmişken bana bir mim bırakmasın mı !
Hem de 2012'de okuduğunuz kitaplar diye.



Valla arkadaşlar ne diyeyim ben artık bu son iki yıldır çok kitap okuyamıyorum.Yani sizi geçebilmem şu şartlarda çok zor.Çok beğendiğim kitapları iki üç kez raftan alıp alıp tekrar okuyorum.Kitap okumalarım düzensizleşti.Lou Marinoff,Halil Cibran,Georges Politzer dönüp dönüp okuduklarımdandı 2012 sene içerisinde.Bunun dışında malum günlük uğraşım ve mesleğim tiyatro olduğu için bol bol tiyatro oyunları ve eğitim kitapları okuyorum.Bunlar da işte Nazım Hikmet'in Tartüf'ü,,Augustine Springfield'in Matmazel Julie,Özdemir Nutku'nun Çocuk ve Tiyatro kitabı,Yılmaz Arıkan'ın A'dan Z'ye Tiyatro Eğitimi Klavuzu,Konstantin Stanivlavski Bir Aktör Hazırlanıyor,Turgut Özkaman'ın Senaryo ve Oyun Yazma Tekniği..
Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar kitabı 2012 yılı boyunca sürdü ve okunması da sürecek gibi duruyor...
Hüseyin Rahmi Gürpınar romanları 2012 yılına damgayı vurdu zaten,biliyorsunuz yazılarımdan.Deli Filozof,Kaynanam Nasıl Kudurdu,Namuslu Kokotlar,Muhabbet Tılsımı.
Bir de Neslihan  Acu var bu sene hayatıma yeni girenlerden.O da Kadından Don Kişot Olmaz ,diyor.Zülfü Livaneli'nin ilk defa bir romanını okudum,Serenad kitabını çok beğenerek okudum.
Üstün Dökmen'in bir kitabı Kuzular Vadisi de ince ama hicivli ve derin anlamlar içeren bir öykücüktü.
Arada kütüphaneden aldığım kitaplar vardı.Ama inan şu an isimleri gelmiyor aklıma.
Ha bir de bol bol şair ve şiir incelemeleri okuyup duruyorum ama internetten o da.Bir de kısa kısa hikayeler ve Notos Öykü .
Kitap okuma konusunda en zayıf halkanız benim galiba :))

Umuyorum bu yeni yılda,farklı yazarlar keşfedip bol bol kitap okurum.
Bu mim de benden Bir Sırrım Var Ebru'ya,Shirin Serkan'a,Profesör'e,Miss Eliane,Nevrotik,İki Kum Tanesi ve Deep'e gelsin...:)

Sevgiyle Kalın..

    

Yorumlar

Ebru i.S. dedi ki…
sen de az okuyorsan ben ne diyeyim bilemedim:)
Profösör dedi ki…
Maşallah sen bir kitap kurdusun. Biz yaşlandıkça kitap okumayı bıraktık sanırım. Yine de ketaba dair bir post hazırlayarak bu duygu ve düşünceyi paylaşmak isterim.

En iyi dileklerimle..
Shirin Serkan dedi ki…
teşekkürler.. hatırlananlardan olmak güzel..
bu kitap okumamış halinse kitap okumuş halin nasıldır..:)
günlük yaşam sorunlarından kafamızı güzelce toplayamıyoruz ki bir türlü..
Şanselize Bulvarı dedi ki…
Şanselize Bulvarı'nın samimi müdavimlerine...

gerçekten 2012 kitap okuma açısından biraz zayıf geçti.Bunu kimseye tevazu göstermek için veya başka bir art niyetle değil,kendimi bildiğim için,yetersiz gördüğüm için bu tanımı yapıyorum:)
Daha önceki senelerde daha hızlı kitap okuyordum ben,
Sanırım o da son yıllarda çok ağır kitaplara ve eğitime,felsefe ağırlıklı kitaplara yönelmemden kaynaklanıyor...

Dediğiniz gibi zamanla,günlük hayatın koşturmasıyla birlikte eskisi gibi çok okuyamıyor hatta kendimizi veremiyoruz...

arzum, bu sene istediğim kitapları kütüphaneme koymak ve istediğim kitapları okumak ,daha fazla okumak bu sene...
deeptone dedi ki…
edebiyat tiyatro ve ağır kitaplar okumuşsun. geçenlerde yazmıştım. en iyiler yazımda. yılın kitaplarını.
yılın kitabı, kitap hırsızı.
sakın kaçırmaaaa.
:)
vayy canına harıka kıtaplar canım:)
Şanselize Bulvarı dedi ki…
Kitap hırsızı dikkatimde deep.Kitapçımda görürsem mutlaka alacağım:))

Gerçekten güzel ve keyifli kitaplar.beni düşündürüyorlar.Özellikle Felsefe Terapisi benim hayatımın yönünü değiştiren kitaplardan biridir;))
Senin okuduğun bazı kitaplar da beni cezbetti,yaza saklıyorum hevesimi:))

Beni de unutmayıp miminde unutmadığın için çok mutlu oldum:))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Güzel İnsanlar Biriktirmişim,

Bugün bir huysuzluk vardı üzerimde.Gece de uyuyamamışım.Sabah gözümü bankanın mesajıyla açtım.Sağolsunlar,bugün şerefine,alışveriş edeceğim noktalardan ne alırsam üç katı fazla puan vereceklermiş.Ben ise ihtiyacım olmadıkça alışveriş etmeyi seven bir tip olmadığımdan bu mesaj bana yaramadı.Sağolsunlar yine de sağır sultandan önce doğum günümü kutlama lütfunda bulundular.


Annem bugün  benim için  hazırlık yaparken  neli pasta  istediğimi sordu.Ben de beş karış suratla yapmamasını söyledim.Dedim ya ,doğum günüm benim için tam bir mutluluk kaynağı değil.Hatırlanmak,kutlanmak güzel şeyler.Sadece yanağıma iki öpücük ve seni seviyorum demeleri yeterli...Yoksa insanların benim için yorulmalarını istemiyorum.Hele hele oruçluyken...Ama annem bu...Koca kazık olmama rağmen tüm gününü mutfakta geçirme pahasına da olsa birbirinden leziz 4 çeşit yemeği yetiştirdi,üzerine bu moloz yığını düşmüş gibi duran bezmin bir kıza doğum günü pastası yaptı.Masayı da kurdu bir güzel...Gık bile demedi..Öyle keyi…

................

Ayyyy sabah sabah duydum şoklara girdim ! Meğer gündemin yüzeyselinde takılı kalmışım ben. Sabah annemle sohbet ederken ağzından şöyle bir cümle çıktı annemin : "artık kurumların adı Atatürk ile başlamayacak" "Atatürk Kültür Merkezi ,Atatürk Kapalı Spor Salonu...." bu ne ?
Şaka mı bu ,dedim.Aslında beklenilmeyecek bir şey değil bu.Ama ne bileyim onlar benim uydurmalarımdı ,gerçek olmamıştı.
Tüylerim diken diken diken oldu.Atatürk ibaresi kaldırılıyormuş.Bayramlarım kutlanmıyormuş.
Kanım dondu resmen ya.
Hele ki evlerimize astığımız bayraklar ve atatürk resimlerimiz bile izinli olacakmış.
Oktay Sinanoğlu'nun Bye Bye Türkçe'sinin ilk bölümü vardır hani.İlk okuduğumda çok korkmuştum ,endişelenmiştim.bir o kadar da içimdeki o ataleti yenmemin bir sebebiydi o örnek.
Nasıl korkmuştum o kitabı okurken ben !
İnsanlara bir silkelenin, bir kendinize gelin,herşey bu kadar iyi olamaz ,yaptıkları bazı yanlışlıkları da görün,bu kadar da kendi hatalarınızı görmezden gelmeyin.
Bir…

Bu Pazar Sokaklardayım, Anlaşıldı !

Sokakta yapılan sanatı seviyorum.Doğaçlama çıkan düşünceleri de.Tiyatroda Gratowski buna deneysel diyor.Bana göre herkes sanatçı olamaz,olmak zorunda değildir zaten.Ama herkesin kendisini ifade ediş biçiminin olması gerektiğine inanıyorum.bir fotoğraf çeksin,bir resim yapsın,hatta yapmasın ilgisi olsun sadece merak etsin sosyal medyayı bunun için kullansın.Herkes bir Yıldız Kenter olmasın herkes kendisi gibi olsun sahnede.Başkasının sözcükleri yerine kendi bedenini bulsun.

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı 15.yıl Reklamında Sokak Sanatına dair ayrıntı hoşuma gidiyor.


İşte bu yüzden sokak sanatını önemsiyorum.Sokakta yapılan dansı ,müziği,tiyatroyu beğeniyorum.Sadece entellektüel aydın çevresi için sadece parası olanlar için değil o saatte sokakta olan çöpçü de o anı izlesin.Farkındalıklar diyorum ; sokak sanatı bana farkındalığın en yüksek ağrı eşiğini uyandırıyor.

                                                 Boğaziçi Caz Korosu bankaya giderse...


Bundan iki sene önce gittiğimde g…