Ana içeriğe atla

Mimler cevaplandı,mimler verildi,ödüller verildi,ben dağıldım şimdi,dağılın siz de hadi !


Bu yazı düzenli değildir.Dağınıktır.Plansızdır.ŞEma verilmiştir.İçtenlikle günlük rutinde akmıştır.Dağınıktır.Ben gibi...Dağınık ele alınız.Düzeltmeye teşebbüs etmeyiniz.teşebbüs edenleri belediyeye havale ediniz.İnsanız biz.Dağıtırız,toparlarız,toparlar,dağıtmayı seçeriz.Dağıtırız ,dağıttıklarımızdan şikayet ederiz.Bakarız bir gün dağınıklığımız bile bir düzen oluşturur insana.Biz buna toplum diyoruz.Bireylerin oluşturduğu dağınıklıktan evlerde oluşturmaya çalıştığımız düzene isyan.Dağınıklık özgürdür.Bugün ödül verdim kendime.Odamı dağıttım.dolabımı dağıttım.Çantamı dağıttım.Gözlüğümü bir kongre sarayında dağıttım.Yazımı,hayatımı dağıttım.Şimdi toplamak için zihnimin gerisindeki eşyaları grupluyorum...En zoru da bu,özgürlüğe ve emellerime giden yolun DAĞINIKLIĞINI oluşturmak...Ödüllendim...Dağınık yazıyorum  bugün...


Sabaha karşı 4'te kapınız çalındı...
Hayırdır,kötü bir şey mi oldu !!
Bir gün belki hayattan,geçmişteki günlerden....şarkısı misali:)


Sizden genç bir iş arkadaşınız terfi etti...
Genç olabilir ama demek ki bu işte benden daha çok şey öğrenmiş ve daha aktif bir yol izlemiş,benden daha çok özümsemiş;demek ki halâ bir eksiğim var...


Sevgilinizin annesi size bir hediye almış ama ...
pek benim tarzım değil.Olsun,o da bir anıdır.Mutlaka kendi stilime göre onu yakıştıracağımdır.Sağolsun ,düşünmüş:)) 


Arkadaşlarınızla bir kafede buluşacaksınız.Siz biraz gecikmeli olarak gidiyorsunuz ve masada hararetli bir tartışma var."Keşke daha erken gelseymişim" diyorsunuz içinizden.Ne olabilir?


hiç farketmiyor biliyor musun! Bazen yanımda bir şey konuşulsa da o anki dalgınlığımdan onu duymuyor ve son cümlesine denk geliyorumdur.Soruyorum.Çevrem de bunu bildiği için 'yine Fransız kaldı' diyorlar.Hatta Fransız görünüyor,Fransız kalıyor deniliyor hakkımda...


Hoşlandığınız kişi sizi arabasıyla dolaşmaya davet etti.Arabasına gittiğinizde...
Arabasının lastiği patlamıştı.Sinemaya gitmeye karar verdik.


Sokakta yürürken birinin sizi takip ettiği hissine kapıldınız...
Soğukkanlığımı korur,bir şey olmamış gibi devam ederim,baktım bu hissim kuvvetleniyor daha kalabalık caddeye girer bir dükkana girerim ve yakınımı ararım.


Haksızlık...
Güzel şeyler kullanıp güzel şeyler yiyorsam bundan her insan istifade edemiyorsa HAKSIZLIK,

elinde tüm koşullar müsaitken bunu değerlendiremiyorsan,oysa elindeki imkan ona daha çok lazımsa ve imkanı yoksa haksızlık,

önyargıların,korkuların,kulaktan dolma bilgilerin,cehaletin,ben biliyorum zaten, cümlelerin ve düşünme yanlışlığın için geri teptiğin şanslar haksızlık...
aslında bir insan en çok kendine yapıyor haksızlığı...


İcat ettiğiniz kokteylin adı:
Yoğurdun içine süt ve labne peyniri hatta maden suyu,yeşillik,salatalık gibi bir çok besini blendırda ayran yapmak;süper bir antioksidan bence. 


Gemidesiniz ve kamaranızı ....ile paylaşmak zorundasınız.
somurtkan ve gece horlayan biriyle paylaşmak zorundayımdır,daha kötüsü ne olabilir ki ! 


Yılbaşı büyük ikramiyesi size çıkmış... (ahh keşke:))
İmkansız ,bir yanlışlık var.Ben hiçbir yılbaşında bilet almadım.almayı da düşünmedim şimdiye dek:) 


Bir partiye gittiniz ve kapıdan girer girmez bütün bakışlar size çevrildi...
Bana şimdi ister megolaman mı kendini beğenmiş mi,paranoyak mı dersiniz bilmem ama ben bunu hep yaşıyorum.Problem değil,farkedilmek kötü bir şey değildir.Kendi duruşumla ,çaba göstermeden bir etki bırakabiliyorsam ,onlar nasıl görmek istiyorlarsa o'yum ben.No problem :) 

ve tabiki hakkımdaki 11 acı gerçek:)
*bazen insanlara karşı inancımı ve sevgimi yitirir gibi oluyorum.Ama içimdeki benle savaşıyorum.Düşünme kalıbımda eksen değiştiriyorum,sevmek için.
*zeki ve becerikli bir insan değilim.Şartlarımı çok zorluyorum.
çabuk demorilize olabiliyorum.Allahtan ki çok uzun sürmüyor.Moralim bozuksa karşımda gülümsemen yeterli.Teselli sözcüklerini,ahkam kesermiş gibi öğütlerden hoşlanmıyorum.O zaman seni dinlemiyorum bile..
*Dengesizin tekiyim.Bir an çok sevinçliyken bir an bıçak gibi sohbeti kesip suskunlaşabilirim.
*Bir düşündüğüm şey ertesi gün değişebilir.Gerekirse hatam varsa,yanlışım varsa tükürdüğümü bile yalarım.
*Evet itiraf ediyorum kendimi sevdiğim taraflarım da çok ama sevmediğim taraflarım da var.Bazen kendimi çok övmeyeyim derken karşı taraf bunu özgüvensiz olarak alabiliyor.Kendimi başkalarına karşı ıspatlama gibi girişimim olmaz.
*küstah ve kibirli davranışlarım olur.Bir insana makamına ve parasına göre hareket etmem.Bana o şekilde davranılırsa tavrım sert,keskin,kibirli olur,kalın bir duvar koyarım araya. 
*kendini erteleyen,korkuları olan bir insanım.İçimde devamlı savaşıyorum.bu yüzden çok dalgınımdır.
*hem herkesle anlaşabilecek hem de herkese uyum sağlayamayacak garip bir tipim var.Ama sevdiysem sevdiğimi sonuna dek söyler ve hissettirim.
*ortaokul yıllarımda bir tane pantolonum vardı.Ekoseli mavili yeşilli bir pantolondu.Fermuarı bozuktu.Tek pantolonum oydu.Ve ben hep uzun kazaklar giyerdim üstüne.Sonra hep annemin diktiği etekleri giydim.Çok alay edildim.Sonra çok imkanım oldu yeni giysiler almak için.Alışverişten soğudum.Gerekli olmayan şeyleri almıyorum.Çevremden kimse onların anılarıyla giyiniyorum.O yüzden farklıyım,şartlarımla daha özgün,daha mutlu ve daha kişilikli hissediyorum kendimi...
 *gerçekleştirmek istediklerimden önce gitmek ,sevdiklerimi kaybettikten sonra acılarıyla yaşamak beni çok ürkütüyor.anlatabiliyor muyum !

*yemek yemek çok güzel ya...şimdi benim sormam gerekiyor değil mi ! Peki soralım o zaman.

1).......kitabı okumalısın .Çünkü senin......durumuna hitap ediyor.
2).......filmi izlemelisin,tam senlik 
3)kendine yaptığın en iyi yatırım ?
4)çevrende senin eleştirini kaldıracak kaç kişi var ?
5)kaç kişi senin eleştirini kaldırabilir?
6)bir yakınını kaybettiğinde kayıbın sana ne düşündürdü?
7)bu dünyadan giderken nasıl anılmak istiyor,nasıl iz bırakmak istiyorsun?
8)şu an kadar okuduğun her hangi kitaptan hangi fikri uyguladın ve alışkanlık haline geldi?
9)sağlıklı beslenme mutlu olman için ne kadar yeterli ?
10) Bir oyuncu olsaydın kendine en zıt hangi rolü oynardın?
11)Bir müzik türü olsaydın ,hangi enstrüman sana eşlik ederdi?

buyrun size soru işte.Beni hatırlayıp,mimlerinden eksik etmeyen Ebru'ya bile paslarım bu soruları.Akabinde Nevrotik,Miss Eliane,Denizin Yıldızı,Semi Mutlu Eller,Biricit,Deeptone,Shirin Serkan hem ödüllendiniz hem de mimlendinizz..Güle güle cevaplayın ki biz de keyifle okuruz yazdıklarınızı....

Sizi seviyorum,gerçekten ama:)
 

Yorumlar

Ebru i.S. dedi ki…
haksızlık kısmına hiç bu denli objektif yaklaşabilen birini görmedim şu ana kadar.aydınlanmışlık mıdır,olgunluk mudur bilmem ama hayran oldum:)
ben de seni seviyorum ve sorularını yanıtlıycam elbette:)teşekkür ederim...
Shirin Serkan dedi ki…
iyi yürekli iyi kalpli insan.. insanların bu kadar bencilleştiği bir dönemde böyle paylaşımcı olabilmek ne güzell..
biz de seni seviyoruz..gerçekten ama.:))
bir ödev daha çıktı..:))bu ödev de biraz zor yahu..:)
Semi M.Eller dedi ki…
Tam okudum ki sonunda benim de benimlendiğimi öğrendim:))
Ben şu sıralar malum tatil, blog yazısı bile yazamıyorum. Bakalım bu mim ne zaman cevaplanacak:)))
Not: Düşündüğün için ayrıca çok teşekkürler:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Güzel İnsanlar Biriktirmişim,

Bugün bir huysuzluk vardı üzerimde.Gece de uyuyamamışım.Sabah gözümü bankanın mesajıyla açtım.Sağolsunlar,bugün şerefine,alışveriş edeceğim noktalardan ne alırsam üç katı fazla puan vereceklermiş.Ben ise ihtiyacım olmadıkça alışveriş etmeyi seven bir tip olmadığımdan bu mesaj bana yaramadı.Sağolsunlar yine de sağır sultandan önce doğum günümü kutlama lütfunda bulundular.


Annem bugün  benim için  hazırlık yaparken  neli pasta  istediğimi sordu.Ben de beş karış suratla yapmamasını söyledim.Dedim ya ,doğum günüm benim için tam bir mutluluk kaynağı değil.Hatırlanmak,kutlanmak güzel şeyler.Sadece yanağıma iki öpücük ve seni seviyorum demeleri yeterli...Yoksa insanların benim için yorulmalarını istemiyorum.Hele hele oruçluyken...Ama annem bu...Koca kazık olmama rağmen tüm gününü mutfakta geçirme pahasına da olsa birbirinden leziz 4 çeşit yemeği yetiştirdi,üzerine bu moloz yığını düşmüş gibi duran bezmin bir kıza doğum günü pastası yaptı.Masayı da kurdu bir güzel...Gık bile demedi..Öyle keyi…

................

Ayyyy sabah sabah duydum şoklara girdim ! Meğer gündemin yüzeyselinde takılı kalmışım ben. Sabah annemle sohbet ederken ağzından şöyle bir cümle çıktı annemin : "artık kurumların adı Atatürk ile başlamayacak" "Atatürk Kültür Merkezi ,Atatürk Kapalı Spor Salonu...." bu ne ?
Şaka mı bu ,dedim.Aslında beklenilmeyecek bir şey değil bu.Ama ne bileyim onlar benim uydurmalarımdı ,gerçek olmamıştı.
Tüylerim diken diken diken oldu.Atatürk ibaresi kaldırılıyormuş.Bayramlarım kutlanmıyormuş.
Kanım dondu resmen ya.
Hele ki evlerimize astığımız bayraklar ve atatürk resimlerimiz bile izinli olacakmış.
Oktay Sinanoğlu'nun Bye Bye Türkçe'sinin ilk bölümü vardır hani.İlk okuduğumda çok korkmuştum ,endişelenmiştim.bir o kadar da içimdeki o ataleti yenmemin bir sebebiydi o örnek.
Nasıl korkmuştum o kitabı okurken ben !
İnsanlara bir silkelenin, bir kendinize gelin,herşey bu kadar iyi olamaz ,yaptıkları bazı yanlışlıkları da görün,bu kadar da kendi hatalarınızı görmezden gelmeyin.
Bir…

Üniversiteli Anne

Evlenip de çocuk sahibi olduğumdan beri hayatım öyle bir değisti ki...bir türlü rotamızı kaybettiğimiz günler bile oldu.. 6-7 ay İzmir Tire'de yaşadık...O başka bir hikaye...burada bahsetmeyi istediğim en güzel şeylerden biri... Umarım yakın zamanda bunu size güzelce anlatırım. Zaten bundan sonra bu blog sayfamda bir takım değişiklikler yapma kararım var...Bunun için artık daha organize daha planlı gitmek için yöntemler edindim. Evet bu da başka bir gün yazısı .Burda bir gülümseme smile'ı görmüş gibi gülümseyebilirsiniz . Benim bilgisayarım biraz arızalı olduğundan eşimin bilgisayarından yazıyorum.Onun klavyesi de kırgız-kazak alfabesi ...Yani bu satırları yazana dek ben bir süre idman yaptım.Ama yine smile yapamıyorum... ben aslında gülümsemeyi seven yazı dilinde bile seven gerçek hayattaymış gibi bunu yansıtmayı isteyen biriyim. bu yazımı okurken bunu düşünüp hissederek okursanız doğru iletişimi kurmuş olacağız  burda bir gözlüklü smile düşünebiliriz işte... Seneler seneler…