17 Aralık 2012 Pazartesi

Yine Tiyatro İzlenimleri....


Beni bilen biliyor artık.Nerde ne yaşadıysam,ne hissediyorsam kızıyorsam düşüncelerimle izdüşüm yapıyorum bu blog sayfalarına.Ne kızdırıyor beni,nelere tahammül edemiyorum,neleri takıyorum kafama,nelere boş veremiyorum birer birer sayıp döküyorum huzurunuza.

Yine böyle bir anlardan birini okuyacaksınız.Kah yaşadıklarımdan yola çıkacağım kah arkadaşlarımdan gördüklerimle kah dışarda herhangi bir insanı izlemiş olmanın görselliğiyle...

Bir ben mi takıyorum bunları diyorum zaman zaman.Hep de böyle şeyleri bulurum ben .Huzurlu eve geldiğim pek yoktur.Mutlu geldiğim olmuştur ama huzur bambaşka bir şey azizim.Bir de mesela çok mutluyum o an,aklıma birden o gelir ,direkt keyfim kaçar.
Sonra bir müzik dinleme seansımda hayallerimin içine koyarım o durumu.Onu o durumdan ya kurtarmışımdır ya da onu kurtaracak bir yiğit bulmuşumdur.Nitekim bir bakarım bir gün o kişiye, tam benim aklımın geçtiği bir şey olur,hayatı kurtulur.
Ah keşke keşke...onlar için yapabileceğimiz şeyler olsa...Ama hiçbir şey yapmamaktansa küçük bir girişim onlar için fark ediyor....Hani belki bilirsiniz,deniz yıldızlarını kurtaran adamın hikayesini...Sormuşlar adama :
-be adam bunları tek tek denize atarsın,hangisini kurtarmaya gücün yetecek
-ama o attığım deniz yıldızı için çok şey farkedecek...
belki yaptıklarımız dünyayı kurtaramaz ama o deniz yıldızı için farkdecek !
İşte size tam bir sivil toplum kuruluşu misyonu !

*****

Bugün başka bir tiyatro oyunu için gittiğimiz provada, başka bir hocamız, bir arkadaşa kendisini beklemeye aldığını ifade etti.
Arkadaşı daha önce tanımıyordum ama hareketlerinde bir başkalık vardı sanki.Tamam,kabul ediyorum okuması da kötüydü.Ayrıca oyunun teksini takip etmesi de ayrıca bir aksaklık oluşturuyordu.
Ki,oyun teksi acemice çekilmişti.Diğer taraftan o kadar takip edilmesini zorlaştıracak bir şey yoktu ortada.
Ama arkadaşın- ilk kez çalışmaya katılmış olmasından kaynaklanacak- bir adapte olmama durumu vardı.

Neyse provadan çıktık.Önümde bir erkekli iki kız kız bir grup yürüyordu.Biraz daha önümüzde de beklenilmeye alınan arkadaş yürüyordu ve birden yumruğuyla elektrik kutusuna vurdu.Önümdeki grup yolunu değiştirdi.

Anladım ki ,arkadaş beklenilmeye alınmasına kızmıştı.Elini elektrik kutusuna vurmasına ben de çeşitli anlamlar yükleyebilirdim.Onu öyle görünce ben de Yargılayabilirdim.Etiketleyebilirdim.Korkabilirdim ondan.Psikopat,Saldırgan olduğuna kanaat verebilirdim.Zaten öyle bir özelliği olsa o gruba katılma girişiminde bulunur muydu hiç! Demek ki içinde iyi duygular,olumlu enerjiler var.

Onun açısından baktım ve düşündüm :

Orda bulunan hiç kimse senelerini tiyatroya vermiş insanlar değillerdi.Tiyatro ile profesyonelce ilgilenen tek kişi bendim.Ama ben bile kendinde hergün eksik gören,kendini yetiştirmeye çalışan biriyim ki  bana da çok ama çok iyi denilemez.İşte bu yüzden böyle değişik grupların arasına katılıyorum.
Ama insanların sanki hepsi tiyatroyu fethetmiş gibi bilgiçlik taslamalarını tehlikeli ve abartılı buluyorum.

o topluluğa hepimiz farklı şeyler bekleyerek geldik.Kimisi yetişkin oyunu oynamak için ,kimisi hayatında bir değişiklik olsun diye ,kimisi kendisine bir şey kazandırsın ,kimisi çevresi olsun diye geldi.Belki hepsi de bir neden katılmak için.

Madem o kişiyi topluluğa çağırdınız.Ona da bir görev verilmeli.Çünkü o kişi için  o büyük bir adımdır.Belki şimdiye dek hiç öyle bir çevreye girmedi.Belki o çevreye girmesi onun için ileride olacakların olumlu işaretçisi.Belki onun için büyük bir adımdı oraya katılmak.
Belki o çevreye girdikten sonra daha fazla okumaya başlayacak,ifade gücünü yükseltecek,özgüveni gelecek,farklı uğraşıları olacak.Onu geçtim hayatta yaşamanın bir amacı olacak.İnsanları sevecek.Grup çalışmalarını sevecek.Önce bireysel bir çaba sarfedip sonra hareketlerini toplulukta gösterecek.

İyi olanı herkes eğitir,herkes iyi sohbeti olan insanı yanında ister.Önemli olan bu arkadaşları eğitmek ,toplumun içine dahil etmek,önemli olan bu hayatta onun da görevleri ve sorumluluğunun olduğunu bilmesi . "Sen olmasan şu görev aksardı."
"Bak hepimiz bir saatiz.Saniye olmadan zaman geçiyor mu?Yelkovan olmadan akrep ilerliyor mu?Ya akrep olmasaydı...Ya rakamlar....Ya zaman denen kavram olmasaydı.....Hayatta herkesin bir görevi ve sorumluluğu var.Senin de var.!"
Suflör ol .Işıkçı ol.Ses ayarlarını sen düzelt.Misafirlerle sen ilgilen.Bak sen böyle karşılamasan o kişi böyle şevkle izlemezdi bizi.
-Kapıdaki çocuk ne sevimli ne efendiydi değil mi Kudret ?
-Evet hanım,keşke bizim çocuğumuz da bilgisayarın başından kafasını kaldırsa da bu çocuk gibi misafirleri ağırlasa burda !

Herkes tiyatrocu olamaz.Herkes çok iyi yapacak diye bir kaide yok.Tiyatronun amacı kendini keşfetmek,iç yolculuğa çıkarmaktır.Tiyatro kendini tanımaktır.

Tiyatro bir tek sahnede kullanılmaz.Şimdi önde gelen kurumsal iş yerleri bile iş yerlerinde eğitim için tiyatroyu daha doğrusu dramayı salık verirler ve eğitimlerine koyarlar.Bunun amacı güvendir.

Tiyatro hayat sevincidir.Tiyatro insan sevgisidir.Tiyatro güvendir.
Siz o insanı beklemeye alırsanız ,ruhunda derin yaralar açarsanız ileride insanlara güvenemeyecek ,ileride hayata hep öfkeyle bakacak,hep insanlara karşı bir hiddet duyacaktır.
Bekleme alma yerine ,bunu söylemek yerine "sahne önünde olmak kadar sahne arkasında olmak gizli bir kahramanlıktır.Bize sahne arkasında yardımcı olmana ihtiyacımız var."
Artık o da ekibin bir parçası !

Serbest zamanlarda yapılan bu çalışmalarda, oyun için bu kadar acımasız olmaya gerek yok.Bu kadar ezmeye gerek yok bence.

İçinizde öğretmen olanınız varsa bilmiyorum ama bir öğretmencilik anlayışıyla tiyatro yönetilmez bence!
Ha sıfırcı hoca olmuşsun ha böyle ;aynı mantık!
O insanları topluma mı kazandırmaya çalışıyoruz yoksa toplumdan soyutlamaya mı?
Ne yapalım bizden farklı diye beklemeye mi alalım hayatta.Bu ne, bileği burkulan bir baş balerin mi ! 

Şahika Tekand'dan bir cümle :
Tiyatro ,insanı insanla insana anlatma sanatıdır.

Biz ne yapıyoruz? 
Biz insanı insanla egolarımızla bastırma gurusunu yerleştiriyoruz bence.

Lütfen ama lütfen çevremizde böyle insanlar görüyorsak ,onlarla konuşmaya çalışalım.Onu tanımaya çalışalım.Bir şans verelim onlara .
Belki ilk soruşunuzda ters tepkiyle karşılaştınız.Olsun, belki o an için size kızacaktır.sonra pişman olacaktır.
Duyarlı olmamaktansa, duyarlı alıp o tavrı almak sizin için önemlidir bence.

Hadi amaaa o kadar Polyannacı değilim ,değil mi:-)) 










Yorum Gönder