30 Ekim 2013 Çarşamba

Hayallerden Uzanan...


Uzun bir süre oldu mimlenmeyeli.Daha doğrusu mim cevaplamayalı.
Çünkü ben aslında beğendiğim mimleri cevaplıyorum mimlensem de mimlenmesem de.Uzun süre ara vermiştim kendimce.
Sonra blog gezintilerimi yaparken ve yine Deep'in paylaştığı mimi okurken tesadüfen bir baktım mimlenmişim ben.Deep tarafından da mimlenilmek güzel bir durum.Blogların gizemli prizmatik şeker bloggerı o.
Aranızda onu tanımayan pek yoktur ama ola ki küçük minnacık bir ihtimal sayfasını burdan ziyaret edebilirsiniz ve mim yazısını da :)




Hayal kurmayı herkes sever sanıyordum ben önceden ama.Sevmeyenler de varmış !
Oysa hayal kurmak yaşamanın bir başka boyutu bence,
Hayal kurmak hayatımın bir parçası olduğu için yazmadan duramazdım.Teşekkür ederim Deep,kulakların şu an güzel bir konçerto müziği gibi çınım çınım çınlasın inşallah :)

Hergün hayatım ne kadar yoğun olursa olsun hayal kurarım ben.Hatta onun için ayrı bir zaman dilimi oluştururum.Boş kaldığım her saniye benim için hayal anı.O an temizlik yapmam gerekip misafir ağırlamam gerekse bile hayallerimi öyküleştirip tiyatral hale getirdiğim oluyor laf aramızda.
Moralim çok bozuksa bile mesela kendimi sahnede hayal ediyorum,direkt modum değişiyor.



Hergün kendime ayırdığım rutin hayal anlarım ise mutlaka müzikle oluyor.
Bazen bir sinema filminde oynuyorum,TV dizilerine sıcak bakmıyorum ama Yalan Dünya dizisinde kendime bir karakter çiziyor oluyorum,olmadı Nil'ce şarkılar söylüyorum.Bazen rock müzikler söylüyorum sahnede.Bazen ise deli gibi dans ediyorum,bazen ise artistik danslar yapıyorum.Mesela bir keresinde kendimce zor bir hareketi çalışa çalışa yapmıştım,


Bazen müzikal tiyatrolarda oynuyorum...Bazen kendim açıyorum sahnemi,tiyatro merkezimi.Bir bakıyorum orası bir Yaşam merkezi olmuş çıkmış.Sabah insanlar geliyor mutlu,beraber kahvaltı shakelerimizi içiyoruz,sporumuzu yapıyoruz,gün arasında yeşil çaylarımızı,türk kahvemizi yudumluyoruz,provalar oluyor ,müzik oluyor eğleniyoruz,herkes sakin,mutlu ,dingin,
herkes bir başkasına yardım ederek mutlu oluyor.
Kimse yanımda evlenmem gerek,çocuğum olmuyor ,param olsa şu kürkü alırım,evleneceğim ama kaynana 5 bilezik yapmıyor ,demiyor...



bazen de Oscar töreninde,Cannes 'da görüyorum kendimi.Tony ödülüne de layık görülebilirim değil mi:) 
Hatta hayal bu ya,işi abartıp bir edebiyat ödülüne de layık görülebilirim.Mesela Haldun Taner Öykü Ödülü...Tabernakul,Nobel,Pulitzer...biri beni durduurrrrrrrrsuuun :D


Büyük bir evde 10 çocukla beraber kalmak...Onlarla kurabiye yapmak onlarla top oynamak onlarla dans etmek sonra aynı yerde büyüklerin de olduğunu düşünmek tavla şakalaşmaları,aile kutlamaları,dayanışmalar....

Arada da tek başına kalmak istediğimde sığınabileceğim küçük bir antresola bir liman yani ev....
Mutfak ,salon alt taraf,merdivenlerden .çıkıldığında yatak odası ve çalışma köşesi,banyoda mutlaka küvet ,ve küvet cam kenarında veya gerçekmiş gibi görünen bir deniz manzarası...

Sevdiklerime kullanışlı bir ev....



Araba maraba yok.Motor da yok.eğer çok lazım olursa kiralanır.
Bisiklet olur ama.Genç,yetişkin,çoluk çocuk ,yaşlı selemize sandviçlerimi koyar kır gezilerine gideriz.

Paranın pulun malın mülkün,kişisel gelişim zırvalıklarının rafa kalktığı sevginin ,anlayışın ,hoşgörünün,kahkahaların ,sağlığın konuştuğu güzel anlar kuruyorum...
Kimi zaman Paris'de olup Edit piaf dinleyip Chanel kıyafetleri giyerken,
Bir yandan Travis -closer dinleyip country ev halinde olduğum oluyor,
Bazen eski zaman kıyafetleri ginip Grease esintisi oluştururken,
bazen Chicago müzikleriyle kadınsı ve hayat dolu ve feminen oluyorum
Bazen popüler müzik dinliyorum,o zaman da fabrikasyon seri üretime kaçıyorum,yani herkes ne giyerse ondan,
Brahms esintileri dinlediğimde de uzun kuyruklu vücudu saran kıyafetler için mağrur bir kadın gibi....


Hep böyle güzel olmuyor bazen tabi,
Bazen kurduğum kötü bir hayale bile aldanıp ağladığım oluyor.Bilmem nedendir kaptırıveriyorum...

Sonra da bir bakıyorum her biri yazılmayı bekliyor....
Yetmiyor şimdi bunları Pinterestte görselleştirmeye başladım.Aştık azizim aştık !

Geçen gün şunu derken buldum kendimi :
"Acaba ben kafayı mı yiyorum ?"
"yoksa gerçeklerden mi kaçıyorum"

Ne zaman bunu düşünsem kendimce uçuk gördüğüm hayalim gerçekleşti.Demek az kalmış bir şeyler için daha !


Hayaller kurulur,öyküler yazılır...Veee açılır perdeeeee :)

Mimlediğim kişileri buraya yazmıyorum.Sayfanıza gelip tek teeek söyleyeceğim ,

Seviyorum sizi,
Özletmeyin kendinizi ....

Not : Fotoğraf mı ?Yok canım o kadar da bana kalsın ;)

 
 

Yorum Gönder