14 Şubat 2013 Perşembe

Nasıl Kitap Okurum Ben?

Selam dostlar,
Geçtiğimiz hafta hem Sade Ve Derin dünyasıyla Deeptone hem de Bir Sırrım Var Ebru tarafından mimlenmiştim.Yoğun geçen bir sürecin ardından bir boş vakit bulabildim sonunda ve geldim.

Mimin konusu şu :
Nasıl kitap okurum ?

Ben yapana dek çoığu blogger arkadaşım bir şekilde mimlenmiş ama ben de bu mimi Dönence,Mahalle Dayısı,Nevrotik ve Miss Eliane ve Semi Mutlu Eller'e paslıyorum.

Bugüne kadar sayfamdan beni takip edenler biliyor.Kitap okuma konusunda biraz hassasiyetim var.Buna benzer bir kaç soru sorulduğunda ucundan kıyısından cevap vermiştim.Yalnız bu mim ,kitap okuyuşumuzu daha çok irdeliyor.

Nasıl kitap okuduğum kitabına ,yazarına ve türüne göre değişiyor.
Akademik,mesleki tiyatroyla ,yazı yazmayla ilgili olunca zihnimin en açık olduğu saatlerde sabah ve öğle vakitlerinde okuyorum.Karnım aç olmayacak.Yanımda bir su ,bir kahve ,bir çikolata veya mentollü şeker olacak.Çünkü bu tür kitapları okurken tüm hücrelerim açık olduğundan ,dikkatimi yoğunlaştırdığım için dikkat toplayıcı ,el oyalayıcı,kan şekerini düşürmeyecek yiyeceklerin olması tercihimdir.Bazen yemem bile ama yanımda ne olur ne olmazdır.

Felsefe gibi davranış bilimlerine yakın sosyal bilime açık kitapları not ala ala ,okuduklarımdan çıkardığım fikir ve anlamlarla,yazılarla defterime kaydederim.Sade bir kahve çok iyi gidiyor bu arada ,biraz grissiniyle.

Şiir kitaplarını ,kısa öykü kitaplarını akşam yatmadan okumayı tercih ederim.
heyecanlı soluk soluğa kitapları okurken yanımda sadece su olsun yeter.Bunları gündüz okumayı tercih ederim.Çünkü bu tür kitaplar akşam yatmadan önce okunursa bir bölüm daha derken gece geç yatmanıza sebep oluyor.
Gece yatmadan olumsuz şeyler okumak istemem ben.Çünkü ben kolay etkilenen bir insan olduğum için depresif yazıları o saatte okumak istemem.
Eğer kütüphaneden yemek tarifleri,pasta tarifleri aldıysam onu da açlıkla tokluk arasında okurum.
İçsel yolculuk ve gelişim için yazılan kısa kısa,bölümlü kitapları da yoğun çalıştığım günlerde çantama koyar öyle okurum.Her bir beklemede bir bölüm mantığına istinaden.

Kitaplarımın sayfasını kıvırmam.Aldığım günün tarihini,nerden aldıysam onu ve ismimi yazarım.Tek bir zerresini bile karalamam.Kıvırmam.Şeffaf bir pvc ile kaplarım.Çoğu kitabımın arasında not kağıdım olur .Sayfasını yazarım.Ki,orda beni etkileyen satırı sonra defterime kaydedebileyim diye.Daha olmadı ,telefonuma yazarım.Yanına çok küçük belli belirsiz nokta koyarım.

Tiyatro veya felsefe ile ilgili kitapları klasik müzik ile okumayı severim.Tarihi kitaplar okuyyorsam ve daha ağır kitaplar sessizliği tercih ederim.Şiir ve hikayelerde de sessizlik tercihimdir.Onun dışında hafif ,okunması kolay kitaplarda davul da çalsa hiç tınlamam.

Bazı kitapları sesli okumayı tercih ederim.İşte o zaman evde veya dışarda tek başına olmam gerekiyor.
Bazı kitaplarla da iletişim kuruyormuşum gibi hissediyorum.Onun sorduklarına cevap veriyor gibi veya onunla kavga ediyormuşum gibi.O zaman da sesli sesli kendi kendime düşünür konuşurum.İtiraf ediyorum,bu daha çok oluyor.Sanırım ben birazcık deliyim:-))

Öneceden nerde ,ne tür olursa olsun her kitabı her yerde ,gece yattıktan sonra bile annemler kızsa da okurdum.Şimdi ise çeşit çeşit icatlarımız çıkıyor.

Hey Allahım,sen nelere kâdirsin!!! 
Yorum Gönder