Ana içeriğe atla

Hayatımıza Taşan Sanat Ruhumuzla Dans Ediyor...




Bugünlerde algı ayarlarım her zamankinden daha fazla açık sanata karşı.Görsel sanatlar.Hani anlatabiliyor muyum ;resim,müzik,dans ..ne varsa beni besleyen onlarla geçiyor zamanım.
dün günlük müzik dinleme seansımı yaparken aklıma geldi .Severim bazen izlediğim filmleri tekrar açıp açıp izlemeyi.Hatta sevdiğim bölümler varsa bilhassa onları izlemeyi seviyorum.
Sizin de hoşunuza gider ümidiyle sizin için de bir seçki yaptım.Malum her zaman tiyatro,dans,bale,opera olmuyor,izleyemiyoruz.Biz de bu şekilde arayaı kendimizce kapatalım dedik;)


Sevdiğim sokak dansı filmlerinden bir dans kareografı bölümü.İzledikçe bana ilham veriyor desem yalan olmaz.



Bale ile sokak dansı ; ne alaka değil mi ! Bakın bu iki dans türünü nasıl güzel sunmuşlar.
Olmaz demeyin ,şansınızı deneyin.Milli Piyangodan kendi başarınız çıkabilir :-)



bu dans tam sokak dansı.Tam hayatın içinden.Bayılıyorum bunun müziğine ve dansına !
Nasıl dans edersen et ! Hayatın ritmine kaptır kendini yeter !



Bu da bir sokak dansının iş hayatına uyarlanmış bir kareografisi.
Dansla da birçok şeyi anlatabiliyormuşuz değil mi!



bu videoyu kendi arşivimden koydum.Başarılı olmuş mu yüklenmesi emin olamadım.Bizet 'in carmen operasındaki Habanera operetini yorumlamış .İzledikçe keyif aldığım bir dans !



Chicago gibi müzikal gösterileri severek izliyorum.Chicago aslında şöhretin uç taraflarını ,basını,şöhret dünyasının arkasında oynanan oyunları ,aile ilişkileri,toplumsal boyutta aldatmayı incelemiş.Catherine Zeta Jones ,Renee Zellwenger,Richard Gere gibi ünlü oyuncuların tiyatral performansını izleyebilmeniz mümkün.Evinizde büyük ekranda ,karanlıkta izlerseniz o keyfi alabilirsiniz.Hatta işi abartıp bundan kendinize küçük bir oyun çıkartamak isterseniz bir gösteriye gider gibi özenli giyinebilirsiniz.siyah takım kıyafet veya şık bir siyah elbise ile gidip o atmosferi yaşayabilirsiniz ;-)



Yine bir Chicago dansı.Tabi film boyunca çok var bu şekilde dans gösteri.Ben sadece şimdilik bu ikisini tercih ettim buraya koyabilmek için.



Notre Dame De Paris. Açar açar bakarım arada. Çok popüler olan Belle'yi bilirsiniz. Ben bu kez daha haşin ,içinde daha kareografi ve oyunculuk olanını seçtim.


Grease 'i duydunuz değil mi ! Nerdeyse her dans programında bazı müziklerine aşina olduk.




Eh bunu tanımayanımız yoktur herhalde ,
bu yazıyı sonlandırırken en uygun müzik ve danstır.
bu da bizden olsun !

Geçmiş zamandan bazı beğendiğim reklamların müzik ve dansı vardır.
Onları da bulursam belki bir gün onu da paylaşırım.

Sevgiyle kalın....

Günün sözü :
Sanat belki karın doyurmaz ama Sana verilen nimetlerin şükrünün farkındalığını artırır...Lezzetini aldığın nimetlerin inceliğini verir.Sanat karın doyurmaz sanat hücresel beslendirir...



Yorumlar

Profösör dedi ki…
Yeter ki sanat olsun, ruhumuzu ve hücrelerimizi beslesin ki insanlar .irbiriyle kaynaşsın ve dostluklar oluşturulsun.
Şükran dedi ki…
Ey sanat nelere kâdirsin :-)
Teşekkür ederim Profesör ,yorumunuz için.

Bu blogdaki popüler yayınlar

................

Ayyyy sabah sabah duydum şoklara girdim ! Meğer gündemin yüzeyselinde takılı kalmışım ben. Sabah annemle sohbet ederken ağzından şöyle bir cümle çıktı annemin : "artık kurumların adı Atatürk ile başlamayacak" "Atatürk Kültür Merkezi ,Atatürk Kapalı Spor Salonu...." bu ne ?
Şaka mı bu ,dedim.Aslında beklenilmeyecek bir şey değil bu.Ama ne bileyim onlar benim uydurmalarımdı ,gerçek olmamıştı.
Tüylerim diken diken diken oldu.Atatürk ibaresi kaldırılıyormuş.Bayramlarım kutlanmıyormuş.
Kanım dondu resmen ya.
Hele ki evlerimize astığımız bayraklar ve atatürk resimlerimiz bile izinli olacakmış.
Oktay Sinanoğlu'nun Bye Bye Türkçe'sinin ilk bölümü vardır hani.İlk okuduğumda çok korkmuştum ,endişelenmiştim.bir o kadar da içimdeki o ataleti yenmemin bir sebebiydi o örnek.
Nasıl korkmuştum o kitabı okurken ben !
İnsanlara bir silkelenin, bir kendinize gelin,herşey bu kadar iyi olamaz ,yaptıkları bazı yanlışlıkları da görün,bu kadar da kendi hatalarınızı görmezden gelmeyin.
Bir…

Üniversiteli Anne

Evlenip de çocuk sahibi olduğumdan beri hayatım öyle bir değisti ki...bir türlü rotamızı kaybettiğimiz günler bile oldu.. 6-7 ay İzmir Tire'de yaşadık...O başka bir hikaye...burada bahsetmeyi istediğim en güzel şeylerden biri... Umarım yakın zamanda bunu size güzelce anlatırım. Zaten bundan sonra bu blog sayfamda bir takım değişiklikler yapma kararım var...Bunun için artık daha organize daha planlı gitmek için yöntemler edindim. Evet bu da başka bir gün yazısı .Burda bir gülümseme smile'ı görmüş gibi gülümseyebilirsiniz . Benim bilgisayarım biraz arızalı olduğundan eşimin bilgisayarından yazıyorum.Onun klavyesi de kırgız-kazak alfabesi ...Yani bu satırları yazana dek ben bir süre idman yaptım.Ama yine smile yapamıyorum... ben aslında gülümsemeyi seven yazı dilinde bile seven gerçek hayattaymış gibi bunu yansıtmayı isteyen biriyim. bu yazımı okurken bunu düşünüp hissederek okursanız doğru iletişimi kurmuş olacağız  burda bir gözlüklü smile düşünebiliriz işte... Seneler seneler…

İç güveyinden hallice bir blog yazısı :)

Öykü başlıkları biriktiriyorum bugünlerde. İşin esasında kafamdaki kurgulardan hiçbiri edebi eser gibi şekillenmedi zihnimde . Hepsi sanki bir küçük bir oyun niteliğinde .Reklam da olabilir .Bir müzik eşliğinde klip bile olabilir. Önce bir öykü olarak oluştu.Sonra değişti de değişti . Yok ; sanırım onlar hakkında yazacağım yazıyı yazana dek böyle bir dalgada yüzecekler.... hıh,her zamanki yükselen terazi dengesizliğim işte :) Bir nevi hazırlık yapıyorum sanki şu an,şu günlerde .Öğrenci ruhumu eylemim ile paralleleştirmek istiyor gibiyim .
Elimde Marquez var .İlk defa okuyorum kitabını .Çok şey kaçırmışım.Çok beğendim .Önceden taışsaydım daha hızlı okuduğum günlerde....neyse geç olsa da tanışmak iyidir...Sağlığında okumak iyiydi ama...Ne yapacaktım sağ olduğu günlerde okusaydım.. Laf işte bende ki de :-)


Kitabın adı mı ? Yüzyıllık Yalnızlık... Karakterler biribirinin ismiyle çok yakın olduğu için ve nerdeyse bir soyağacından bahsettiğinden olsa gerek ,olayın bağlantısını koparmak iste…