Ana içeriğe atla
Alçı çıkacak ne güzel odamda güzel güzel tepinip zıplayıp hayaller kurabilirim dedim.Meğer şimdi daha çok dikkat etmem gerekmiyormuymuş !
Düş paraşütlerim, yeryüzüne sert bir iniş yaptı
Gerçekçi olup sakarlık mı desem,batıl inanca takıp nazar mı desem ,ne desem bilemedim.
Cuma günü çıkacağım İstanbul seyahati benim için umarım umduğumdan bile güzel geçer bu ayakla!
Sağolsun oturduğum mahallenin esnafı,tanımadığım insanlar bile geçmiş olsun dediler.
Eee kolay değil önlerinden hergün at gibi koşturuyorken şimdi tavşan gibi seklemek insana neler düşündürtür.
Bir de gurur meselesi yaptım he,saçma ama.kimseye tutunmadan yürüyebiliyorum savaşı veriyorum.güya!Belli oluyor işte ,ne saklıyorsun değil mi !
gidişim azaptı ama dönüşte allahtan komşuya denk geldik.O eve kadar getirdi.Allahın sevdiği kuluyum."Bizi bir götüren olsa"diye  pek içlenmiştim o ara.

Siz siz olun terliksiz evde filan gezeyim demeyin.İki elim yakanızda olur ,ona göre !

****

Durum bu şimdi.
Ayağım böyle olunca nişan tepsisi gibi otururken ortada arada film izliyorum.
Mr.Nobodys yani Bay Hiç Kimse 'yi izledim.
Film Daniel Jones 'un çocukluğu,gençliği,yetişkinliği ve yaşlılığı arasında dönüyor.film bilimkurguyu da anımsatıyor,psikolojik bir filmi de.Kadın erkek ilişkileri,ebeveyn ilişkileri,arkadaş ilişkilerini de içeren filmin gelgitleri fazla.Bazen nasıl onunla mı bununla mı diye ikilemde kalıyorsunuz.Filmi bir daha izlesem izlerim yani.Anlam boşlukları kaldı zihnimde.Msn Türkiye anasayfasında anlaşılması güç filmler içinde Bay HiçKimse filmi de yeralıyor.
Film konusunda altını çizmek istediğim cümleler bunlar.İzleyin bence.İzlenmesi gereken filmlerden bir tanesi bana kalınca.Film hakkında çok şey anlatmak istemiyorum ben.Ama Daniel'in Anna aşkı filme vurgu yapıyor bana göre.
Daniel Jones'un seçimleri ,ikilemleri,her ikisini de göstermesi bana son günlerde listelerden düşmeyen ŞAHANE HATALAR kitabını anımsattı.Hatırladınız mı April Yayıncılık *Heather McElhatton*

***

Abdullah Oğuz -Mutluluk 

Filmin hep methini duydum.Kitabını da Allah var elime aldım aldım bıraktım okumadım.
Hafif bir Fakir Baykurt,Orhan Kemal,Yaşar Kemal esintileri.Ee kim yazıyor Zülfü Livaneli bu.Kimden etkilenecek ki zaten.Beni son sahnesi çok etkiledi.Özgü Namal'ın çocuksu hali ve oyunculuğu hakikaten başarılıydı.Cast seçimi oldukça iyi uymuştu.Yakıştırmadığım bir kişi yoktu içlerinde.
Bir tek profesörün öğrencisinin tekneye gelmesi o sahne olmasa da olurmuş sanki.Ama film güzeldi.
Özgü Namal bu filme o karakter için çok iyi oturmuş.
Etkileyici ve vurgulayıcı !

****

Earl Mindell - Vitaminlerin Kutsal Kitabı Presteij yayınlarından çıkmış geçmişi 2000li yıllara uzanan bir kitap.Kendisi bir beslenme labaratuarında çalışan bir profesör.Kütüphaneden ödünç aldığım bu kitap hakkında ciddi notlar aldım.Amma velakin onu ayrıca yazmak istiyorum.
Ayrıca Cuma günü katılacağım eğitime Dünya Obezite Kürsü Başkanı David Heber geliyor.


David Heber 'in kitabı
 Sonraki yazı :
Vitaminler ve besinler....

Sevgiyle ışığıyla kalın...

(Ajda Pekkan ne güzel söylemiş Her Yerde Kar Var.Biraz blues etkisiyle...)

Yorumlar

gecmıs olsun canım insallah guzel bir seyahat yasarsın, sevgiler:)
Şanselize Bulvarı dedi ki…
Biricit,
teşekkür ederim.
Günlerden bu yana bu yolculuğu bekledim.Umarım iyi geçer:)
sevgiler..
Muzurella dedi ki…
aman dikkat en hassas dönem :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Güzel İnsanlar Biriktirmişim,

Bugün bir huysuzluk vardı üzerimde.Gece de uyuyamamışım.Sabah gözümü bankanın mesajıyla açtım.Sağolsunlar,bugün şerefine,alışveriş edeceğim noktalardan ne alırsam üç katı fazla puan vereceklermiş.Ben ise ihtiyacım olmadıkça alışveriş etmeyi seven bir tip olmadığımdan bu mesaj bana yaramadı.Sağolsunlar yine de sağır sultandan önce doğum günümü kutlama lütfunda bulundular.


Annem bugün  benim için  hazırlık yaparken  neli pasta  istediğimi sordu.Ben de beş karış suratla yapmamasını söyledim.Dedim ya ,doğum günüm benim için tam bir mutluluk kaynağı değil.Hatırlanmak,kutlanmak güzel şeyler.Sadece yanağıma iki öpücük ve seni seviyorum demeleri yeterli...Yoksa insanların benim için yorulmalarını istemiyorum.Hele hele oruçluyken...Ama annem bu...Koca kazık olmama rağmen tüm gününü mutfakta geçirme pahasına da olsa birbirinden leziz 4 çeşit yemeği yetiştirdi,üzerine bu moloz yığını düşmüş gibi duran bezmin bir kıza doğum günü pastası yaptı.Masayı da kurdu bir güzel...Gık bile demedi..Öyle keyi…

................

Ayyyy sabah sabah duydum şoklara girdim ! Meğer gündemin yüzeyselinde takılı kalmışım ben. Sabah annemle sohbet ederken ağzından şöyle bir cümle çıktı annemin : "artık kurumların adı Atatürk ile başlamayacak" "Atatürk Kültür Merkezi ,Atatürk Kapalı Spor Salonu...." bu ne ?
Şaka mı bu ,dedim.Aslında beklenilmeyecek bir şey değil bu.Ama ne bileyim onlar benim uydurmalarımdı ,gerçek olmamıştı.
Tüylerim diken diken diken oldu.Atatürk ibaresi kaldırılıyormuş.Bayramlarım kutlanmıyormuş.
Kanım dondu resmen ya.
Hele ki evlerimize astığımız bayraklar ve atatürk resimlerimiz bile izinli olacakmış.
Oktay Sinanoğlu'nun Bye Bye Türkçe'sinin ilk bölümü vardır hani.İlk okuduğumda çok korkmuştum ,endişelenmiştim.bir o kadar da içimdeki o ataleti yenmemin bir sebebiydi o örnek.
Nasıl korkmuştum o kitabı okurken ben !
İnsanlara bir silkelenin, bir kendinize gelin,herşey bu kadar iyi olamaz ,yaptıkları bazı yanlışlıkları da görün,bu kadar da kendi hatalarınızı görmezden gelmeyin.
Bir…

Üniversiteli Anne

Evlenip de çocuk sahibi olduğumdan beri hayatım öyle bir değisti ki...bir türlü rotamızı kaybettiğimiz günler bile oldu.. 6-7 ay İzmir Tire'de yaşadık...O başka bir hikaye...burada bahsetmeyi istediğim en güzel şeylerden biri... Umarım yakın zamanda bunu size güzelce anlatırım. Zaten bundan sonra bu blog sayfamda bir takım değişiklikler yapma kararım var...Bunun için artık daha organize daha planlı gitmek için yöntemler edindim. Evet bu da başka bir gün yazısı .Burda bir gülümseme smile'ı görmüş gibi gülümseyebilirsiniz . Benim bilgisayarım biraz arızalı olduğundan eşimin bilgisayarından yazıyorum.Onun klavyesi de kırgız-kazak alfabesi ...Yani bu satırları yazana dek ben bir süre idman yaptım.Ama yine smile yapamıyorum... ben aslında gülümsemeyi seven yazı dilinde bile seven gerçek hayattaymış gibi bunu yansıtmayı isteyen biriyim. bu yazımı okurken bunu düşünüp hissederek okursanız doğru iletişimi kurmuş olacağız  burda bir gözlüklü smile düşünebiliriz işte... Seneler seneler…