Ana içeriğe atla

başlıksız yazı.

herkese merhaba,
ne zamandan beri bir geleyim geleyim diyorum, bir türlü olmuyor.araya başka şeyler karışıyor.buraya da gelemeyince  de,  sosyal medyada kısa sürelerde girip çıkıyorum.Elbette buranın yerini tutmuyor.özlüyor arıyor insan.meğer yazarken ne çok şey öğreniyor ve ne çok şeyi pekiştiriyormuşum.hatta ve hatta bloga yazı yazacağım diye merak ettiklerimin üzerine daha fazla eğiliyor ve daha çok yaşamın içinde rol alıyormuşum.şimdi ise bir durağanlık dönemindeyim.sanıyorum hiç bu kadar kendi halimde günler geçirmemiştim.evde oturmaya mecbur kaldığım zamanlarda bile kafam deli gibi iş üretiyordu.şimdi de aslında bunları yapmamı engelleyen bir faktör yok.Aslına bakarsanız buraya uğramamı engelleyen küçük bir engelim var o da evime internet bağlatamayışım henüz.arada işte annemlere gelince bir sesimi duyurayım diye geliyorum.o da takvime bakacak olursanız en son 3 temmuzmuş.neyse bu da fazla sürmez elbet .vızır vızır 

yazdığım yeni içerik ürettiğim günlerim de gelecek elbet.sabrediyorum.
akıllı telefonlar sağolsun onlarla internete girebilmek mümkün ama takdir edersiniz ki blog yazısı paylaşmaya çok müsait değil.hele de benim gibi sazı eline alıp da cümlesini kuşa çeviremiyorsanız zor.

buraya gelince hemen yazılarınıza göz atıp onları okuyorum.ay nasıl hasretle okuduğumu nasıl da heyecanla okuduğumu gözlerinizde canlandırabiliyorsanız canlandırın işte.
sizle görüşmeyeli hayatımda değişen şeyler oldu.hayatımın temel çıtası oynadı resmen.
evlenmek fikri bile benim için henüz yeniyken ailemize katılacak yeni üyenin -yani bebeğimizin- müjdesini almak kendi içimde farklı sorgulamalara yol açtı diyebilirim.Özetin özetine gelecek olursam 

"iyi bir anne olacak mıyım"
"ona bildiklerimi nasıl en doğru şekilde gösterebilirim"
cümlelerinden çıkışla çevremin çocuklarıyla ilişkisini daha fazla gözlemlemeye yorumlamaya başladım.bazı şeyleri doğru bulmayınca da korkular olmaya başladım."acaba benim de çocuğum böyle olacak diye düşündüm."acaba istemeden de ayıplıyor muyum"diye düşünürken kendimi ayıpladım.
yani bebeğin ilk agu gugu sesinden ziyade ben geleceğine yönelerek korku geliştirdim.
sonra da düşündüm ben bensem ,eşim de eşim olduğuna göre ,bir domatesten de kabak çıkmayacağına göre bize de bunun çok da planını yapmamak gerektiğini ve anı yaşamam gerektiğini sonucuna vardım.sanırım fazla mükemmelliyetçi bir tutum geliştirmek üzereydim.bu da beni daha sonra aşırı kontrolcü baskın bir anne adayına dönüştürebilirdi.
işte tam bunlar küçük bir özettti sadece.


bu arada da iyi kaynak kitaplar buldum.eğer siz de bir anne adayıysanız veya bir anne adayınız varsa çevrenizde Klan Kitaptan çıkan Ayşe Öner'in hamilelik ve bebek kitabı en ince ayrıntısına kadar anlatan bir rehber kitap özelliğini taşıyor.
bu süre zarfında sadece hamilelik kitapları okumadım elbette.Irvın yaloom-Nietzche Ağladığında kitabımın bitmesine az kaldı.

Bu ara da Yıldırım Keskin'in Dünya Yayıncılıktan çıkan Bir diplomatın Anılarını da keyifle ve merakla okudum.Eğer siz de benim gibi anı deneme tarzında da okumayı seviyorsanız öneririm.Bugünlerde aklıma Elif Şafak'ın Siyah Süt kitabı geldi.Onu da listeme ekledim bile.Notos ve Kafka okur dergileri de bulabildikçe takiplerim arasında.
benden bu kadar.Tekrar görüşene dek sevgiyle kalın.... 
 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cemal Süreya ,Keyif Sanat Kahvesi'nde

Camında Turgut Uyar'ın Göğe Bakma Durağı şiiri yazılıdır.Uşak'ın farklı ,özgün ,kültür sanat çalışmalarının  yapıldığı ,sahiplerinin de sıcak ,sanatsever oldukları aşikar;) Keyif Sanat Kahvesi'nde şiir okuma akşamlarımız başladı malum.Ben tabi ara ara kaçak olsam da ,her gittiğimde aldığım keyfi size anlatamam. Şiiri bu akşamlar sayesinde sevdiğimi itiraf etmeliyim.Bazı zaman ruhsuz okuyan arkadaşlarımın okumasından keyif almasam da ,onların şiire karşı duyarlılığı ,zaman geçtikçe okumalarında çaba sarfettiklerini görünce,bu tür ince şeylere önem verdiklerini  düşününce mutluluğum artıyor aslında.Bu yüzden bu açıdan bakınca tahammül edebiliyorum. düşünün,önceden şiir yazıp şiir okumayan,bildiği şiir ikiyi geçmeyen kişiyken şimdi başka şairler tanımak için çaba sarfediyor,sevdiğim şairlerin kitabını bizzat alıyorum. Ama şiir yazmıyorum artık !!! Boyumun ölçüsünü aldım,şiir yazmak ne kadar kolay görünse de zor zanaat ,bunun farkına vardım:-))) Sanırım iyi de o...

Köylerde Tiyatro İzlenimleri

Günün  Çocuk Sözü : "Öğretmeniim,bu abla çok güzel ama burda çok çirkin olmuuuş." 20-30 kadar çocuk merdiven trabzanına çıkar.Karşılarındaki rengarenk,şimdiye dek gördükleri ablalarından farklı olan ablaya inceleyerek bakarlar.Sorular eksik olmaz tabi haliyle : -O afişteki abla niye gelmedi ? Bizim Sevcan'dan bahsediyor.Direksiyon öğretmenliği yapmadığı günlerde aramızda katılan bu arkadaşımız grubun en hareketli ,en delişmen ,en  organizatörcüsünden... -Adınız ne? -Seneye gelecek misiniz? -abla be ,parayı vurdunuz heee Nedense bir de böyle bir cümle var.Sanki parayı bedava alıyoruz.Sanki hepsini biz alıyoruz.Çocuğunda da böyle ,erişkininde de ,yaşlısında da..Gel sen bir gün bize katıl,bakalım içine girince ne oluyormuş !  Cem Yılmaz' ın kulakları çınlasın:)) -Abla,seneye de olacak mısınız ? Sonra öğretmenleri  gelir : -Öyle öcü gibi bakmayın kıza.Uzaylı mı o !Senin benim gibi bir insan ! Ufak tefek kıpırdanmalar olur.Kimileri gider.Kimileri k...

Felsefe Edebiyatla Bir Araya Gelirse...

Salvador Dali Bugünlerde blog sayfam kadar felsefe de gündemimde ,arkadaşlar ! Aslında epeyden beri zihnimin bir köşesinde.Artık felsefe üzerinde fındık fıstık konuları okumaktan daha ileri gidip bu konuda haddimi aşmak istiyorum tabiri caizse...Yani ikinci üniversitemi okuyacak olursam bunu sadece kendi istediğim için okumak istiyorum.İşte sırf bu yüzden bugünlerde felsefe ile ilgili üniversitelerin tüm ders programlarına hemen hemen bakmış durumdayım.Hatta salt bir üniversitenin tüm felsefe derslerini,hocalarını,ÇAP programı içeriklerini,yayınladıkları teze kadar incelemiş bulunmaktayım. İş olanağı,şu ,bu diye yüzünü buruşturanlar oluyor.Ama benim amacım ,sıradan bir öğretmen olmak veya akademisyen olmak değil.Bunlardan o kadar çok ki çevremizde ...Neyse fazla açmayayım konuyu ben...Blog aleminde detaycı olmak biraz risk faktörü...Ben de sadede ve asıl paylaşmak istediğim mevzuya geleceğim...Zaman henüz varken... İşte ben böyle bir tarafıma raptiyeler saplanmış gibi yerimden...