31 Ağustos 2016 Çarşamba

Alıntıladıklarımla bir çeşit sohbet

Pek üretken biri değilim bu ara.Bu ara kendime de pek vakit ayırdığım söylenemez.Bebeğim büyüdükçe uyku düzeni olacak daha sakin olacak filan diye düşünürken benim bebeğimin uyku düzeni daha bir harap oldu daha bir huysuzlaştı.haliyle o uyuduğu zaman ben de cup yatağa..ne yapayım dinlenemiyorum.arada derede anneannesine gün içinde koyup evime gelip işlerimi görüp bir daha onu almaya gidiyorum.ve yine aynı rutin.
ne yalan söyleyeyim bu süre içinde sadece çamaşır makinesi üstüne koyduğum kitabı günler sonra bitirebildim...günler sonra bitirebiliyorum da...bu süre zarfında ben de biraz sosyal medya takipçisi oldum.fazlasıyle...paylaşımlarımı bile bazen ordan yapar oldum...
zaman zaman bu durumun beni rahatsız ettiği bir gerçek.olduğum yerde saydığım kesin.tipik ev kadını oldum desem yeri...




Facebook'u kapatmıştım bu 15 temmuz dönemlerinde.paylaşımları gördükçe içim ezildi.15 günden sonra ben de bir merak.Çünkü çoğu çevrem sadece facebook'u kullanıyor ve ben de haliyle onları takip etmek istiyorum.Arada güzel paylaşımların olduğu da bir gerçek.
İşte bu Alain de Botton'un sözü bunun bir temsili örneği.Bu adamın bir kitabını mutlaka edinip kısa sürede yutma hevesi uyandırdı bende :)
Gerçi bu felsefe yazarını hemen yutmak biraz zor bence ama kendimi gaza getireyim diye yazdım laf aramızda ;)

Bu hikayeyi ne zaman alıntıladım bilmem ama sanırım gündeme göre o an bir şey düşündüm.Kısa kısa bu tür nükteler de iyi oluyor.Bu bir kitap aslında.Osmanlı padişahlarından bu şekilde nükteler içeriyor.Bu da arka kitap yazısı.


Bu kitabı okumak istedim.Nedense bana Momo'yu anımsattı.Momo yaaa,gönlümün başucu kitabı.Bizim kız bir okumaya başlasın,hele de kitap okumayı çok sevsin hemen bu kitaplara başlatacağım onu.


Şermin Çarkacı.Aynı zamanda Facebook'da takip ediyorum.Çok şirin çok pozitif bir anne.Onunla hamileliğimin son haftalarından itibaren tanıştım.iyi ki de tanışmışım.Çocuklarla yapabileceğiniz ,oynayabileceğiniz bir çok etkinlik var.
bu sözü de kitabından alıntı.İnsanın yüreğine sıcacık bir kucaklayış ve anne öpüşü bırakır gibi...İyi ki bu dünyada halâ onun gibi yaşayanlar var !



Shaeskpare'in sonelerini Türk İş Bankası Yayınları'ndan almıştım.Çok güzel soneleri var aslında.Bu şiiri de kendine özel.
Burda şunu düşünüyorum ben.yazmadan geçemem:
Son senelerde bir çok kişisel gelişim kitabı türedi.Aralarında seçerek okuduğum ve beğendiğim yazarlar var.fakat diğer ötesine geçecek olursam bir çoğu da kendini tekrar ediyor.Bu türü okuyan insan o kadar çok ki,özendirilen,sanki başka başka bir kitap türü yokmuş gibi veya sadece bunlar yararlıymış gibi algı uyandıran....bir çok insanın okuyup da halen çözüm odaklı gitmeyişi,görgüsüzlüğü,incesizliği,tevekkülünü kaybedişi,elinde olanıyla yetinmeyişi...yani bu kitapların layığıyla okunmayışına tanık olmam beni üzüyor ve kaygılandırıyor.
demem o ki,bağlayacağım nokta şu ,bundan seneler önce yazarlar ve şairlerin kişisel gelişim kitapları yoktu böyle bir sektör de yoktu.Bu insanlar sosyoloji psikoloji felsefe şiir vb okudular .o kazanılanlarla da eserlerini ürettiler.Ki,halen onları okumaktayız.Bir neslin genci hiç tanımadılar o kitapları.Ona rağmen kendini kişisel olarak geliştirdiler.
Bana kalırsa insanlar kişisel gelişim diye her zırvayı okuyacaklarına şiir sanat iletişim sosyal bilimler olsun her alanda okusunlar ve izlesinler.Shaeskpare'in şiiri işte ;kişisel gelişim kitapları da onun yazdığını yazmıyor mu kuzum!
Bu konu hakkında sohbet edip tartışmak isterim doğrusu :)



15 temmuz'da buna fazlasiyle şahit olduk.Sanırım anlamı bu kadar net .Emrah Serbest Tumblr'da takip ettiğim yazar .Aynı zamanda Kafa dergisinde de yazıyor.
Ha bu arada Kafa dergisinde bu ay Küçük Prens var !

İşte ben kitapları çok sevdim.Berrak bebek de çok sevdi.Resimleri,kalitesi gerçekten çok güzel.Dikkati çekmekte üstüne yok.Ressamların hayatına dair küçük bir öyküleme ,resimlerinden örnekler,tarzına kadar güzel bir çocuk kitabı.
bizimkine ben küçüklüğünden itibaren hep kitap okudum.İlgiyle de dinliyor.Öyle kuru kuru okumuyoruz tabi .sesimizin perdesini alçaltıp yükseltip farklı sesler çıkararak şarkılar söyleyerek kitabı bitiriyoruz.
Bu kitaplar 1001çiçek kitap dizisi ressam serisi.Şimdilik 4 tane.umarım daha devamı gelir.Bu ressamlar izlenimci ressamlar.Haklarında güzel bilgiler edindik.Dileiğim fütürstik kübistik sürrealist resssamları da tanıma yönünde.Mesela bir Matisse ,bir Chagall,bir Salvador Dali ,bir Picasso olsa fena olmaz ;)



bebekler için nice kitaplar var.banyo için olsun,boncuklu olanları olsun ,çok çeşitli olanları var.
ben  ilk doğumunda bir kumaş kitap almıştım.Her defasında farklı hikayelere büründürerek anlatıyordum.Oyuncak -kitap olduğu için bir defalığına mahsus 60 liraya vermiştim.Halen de onu oynuyor ,okuyor,şarkılarını söylüyoruz.


aAma onun dışında banyo için olanı,boncuklu olanı derken onlardan almadım.iki kalın mukavvaya resimler yapıştır.bir cümle yaz.arka etiketi 15.
kitaba verilen paraya acımam amaaaa bu bir istisna.bunlar kitap değil.göz boyama bence.Almadım tabi onları.onların yerine bu tür ince hikaye kitapları alıyorum.Örneğin bu kitapların her biri 4.90 .3'e de aldığım var 5'e de.Ama uzun yıllar okuyabilir.
Diyeceğim o ki bebek kitapları,oyuncağı derken müthiş bir zorunluluğun içine sevkediliyor ebeveynler.Bir çoğu da para tuzağı .

Sevgiyle kalın,yine görüşmek üzere...... 




8 Nisan 2016 Cuma

Alelecele yazılmış Anne yazısı




bebeğim şu an uyuyor .uyurken yazabiliyorum bunları .henüz yeni bir anneyim .son derece acemiyim desem ne kadar doğru bilemiyorum.yaşayarak öğreniyorum çoğu şeyi.yaygarayı bastığında elim ayağıma dolaşıyor.banyo ettirirken halen panik bir anneyim.Bir ara her kafadan bir ses çıkınca ne yapacağımı şaşırmıştım.sonra araştıra araştıra bebeğimi gözlemleyerek vlogger anneler ( Merve Özkaynak,İrem Güzey,Acemi Anne,Philips Avent ) kaynağında programımızı oluşturduk çok şükür.
Anne olmanın erdemlerinden bahsetmeyeceğim.Zaten bunu herkes dile getiriyor.
O değil de anne olunca pratik olmaya başladım ben.
Herşey bir yana çok eğleniyorum.Kızım 3 aydan gün almaya başladı.Ve ben şimdiden onunla bol bol eğleniyorum.Dans ediyorum.hayal kuruyorum.O ağlarken ben ondan baskın çıkıyorum.birden donup kalıyor "ne yapıyor ya bu ,deli mi "der gibi .tiyatro yönüme de çok şey kattı .
çünkü ben kısmi, zamanlarda yine tiyatroya başlıyorum .iki arada bir derede bir romanın dramatizasyon işiyle de ilgileniyorum.
ay bu ne pratiklik bu kadar ,buna da vakit ayırıyorsun diye nazar etmeyin.çiğneyin sizin de olur.Ay tamam kabul ediyorum pek sevimsiz bir şaka oldu.mazur görünüz :)
arada derede kitap okumaya mücadele ediyorum.Hemen bitiremiyorum ama neticede hiç okumamaktansa uzun sürede okumak da kısa günün kârı ;-)
bazen uzun süre elime alamadığım zamanlarda dergi okuyorum.Hiç olmadı telefonuma yüklediğim flipboard uygulaması evden çıkamasam da beni dünyadan haberdar ediyor.
KAFA dergisini okumayı seviyorum.Bugünlerde James Joyce'dan Ulyses okuyorum.Kaç defa okumaya yeltendim.Bu kez bitireceeğim.Böyle deyince bitiriyorum inanın bana.Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna bunlardan bir tanesi mesela.İncecik bir kitap ama kaç günde bitirdiğimi söylemeye utanıyorum vallahi:)
Ahmet Ümit'in Aşk Köpekliktir kitabının ardından okudum.Birbirine paralel konularda yürüyor sanki.Önce Aşk Köpekliktir 'i sonra Kürk Mantolu Madonna'yı okuyun.Ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Önceden yemek tariflerinde yapımı alengirli tariflere özenirdim.annemi ise eleştiriyordum "hep basit aynı şeyleri yapıyor farklı şeyler denemiyor diye"
dediğimi yuttum ben.Şimdi ben de yapımı basit lezzetli yiyecekler üzerinde uğraşıyorum.avcil durumlarda pek işime yarıyor.
arada bebeğim uyuyunca film bakmaya da fırsatımız oluyor.bu süre zarfında önceden izlediğim filmleri bir daha izliyorum.Ne kadar uzun oldu onları izlemeyeli !
Afacan Kardeşim Ramona -bir çocuk sineması fakat çok eğlenceli .ben çok gülüyorum bu filme.Ebeveynler de izlerse çok sıkılmazlar bence .Tabi siz de seviyorsanız benim gibi çocuk sinemasını.
Kingsman -ben pek bilim kurgu sevmem ama bu film çok güzel işlemiş.Mıchael Ende'nin Momo kitabını okuduğum zamanki düşüncelerimi tekrar aklıma getirdi.
The Reader - Bu film kalbimde bir burukluk oluşturuyor.Unutmuşum.İyi oldu tekrar izledim.

Kızım uyandı .şimdilik benden bu kadar .
hemen döner miyim bilemem ama bir süre bu kısa yazıyla iadre edeceksiniz artık.
biz cicilerimizi giyip kızımla gezintiye çıkacağız.
sevgiyle kalın....  

4 Nisan 2016 Pazartesi

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım

Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.

İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz gülebiliyorum.

Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içeriyor. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekeleri %100’e kadar etkin biçimde çıkarıp ve bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmamızı sağlıyor.

Performansına gerçekten çok şaşırdım. Etkisi inanılmaz! İlk kullanımdan itibaren bile diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini farkediyorsunuz. Keskin nane tadıyla ferahlığı sağlıyor, böylece uzun süre ferah bir nefese de sahip oluyorsunuz. Beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş mineme hiç bir zarar vermediğini bilmek de çok güzel.



Procter and Gamble’ın tüm dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana ile Türkiye’de de raflarda yerini aldı. Denediğinizde bana hak vereceksiniz:) Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım.

Tam bir bakım sağlamak için aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da kullanıyorum. O da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre, keskin bir ferahlık sağlıyor.

Unutmadan küçük bir not ekleyeyim; P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın 2 katını iade ediyor. Bu nedenle beyazlatıcı etkisini kendiniz de görün diye bence gerçekten denemeniz gereken bir ürün.

Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!



P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım. 
http://www.agizbakimuzmani.com/

#ipanaperfection  #gülüşünügöster

İçerik Kaynak: http://kokoshgirl.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=B7MDJzarokU


Bir boomads advertorial içeriğidir.