2 Ağustos 2013 Cuma

2.Dükkan Ziyaretim.

Merhaba millet,
Bak bugün huzurunuza şıkır şıkır geldim.Ne,tam entel mi olmuşum !Amaaan boşversene yemişim entelliği.Bugün içimden serserilik yapmak geldi.böyle giyiniverdim işte.Bir hafta sonra döpiyesimle görürsün,resmileşiriz yine.No problem;))
Eee nasıl gidiyor bakalım ,anlatın hayat nasıl gidiyor ?Ne o yüzünüz niye turşu satıyor bakayım! Cık cık cık !
Olmaz,beğenmedim.Gidiyorum ben.döndüğümde bir daha böyle görmeyeceğim.
Gülmeyin.İlahi kız'mış !Teee nerelerden gelmişim.tutmuş bunlar beni nasıl karşılıyorlar !
Neyse kitap bırakmıştım ben buraya.Onları almaya geldim.Okudunuz mu ?
Zaten bak ,Beki İkala Erikli'nin kitapları,Bilinçaltının gücü,The Secret,Evrenin İlahi dili hemen hemen aynı güzergahta kitaplar.
Beki İkala erikli isteklerimize yoğunlaşalım derken ayrı bir spritüel bir gerçeklik sunarken Nilda Ferhan Efeçınar Bilinçaltının Gücü adlı kitabında daha bilimsel yaklaşıyor.Mesela namaz kılarken neden Kabe yönünde secde ettiğimizi anlatıyor.Her ikisi farklı yöntemlerle aynı konuya parmak basıyor.Bülent Gardiyanoğlu Evrenin İlahi Dili kitabında da Beki İkala Erikli esintilerini anlatıyor kısmen.
Hüseyin Rahmi Gürpınar ise biliyorsunuz benim vazgeçilmezim arasında.Takip edenler bilir bir ara onunla ilgili bir yazı yazmışlığım bile vardır.edebiyat kategorisinde bulabilirsiniz onu da. 
Cengiz Erşahin de kişisel gelişimi öykülerle somutlaştıran okunmayı kolaylaştıran anlatımıyla sohbet havasında bir kitap yazmış.İlk defa okudum.Keyifle okudum ben.Hemen de okunuyor hani.
Okurken 'aynı ben 'dediğim anlar oldu.Aslında zaman zaman Mümin Sekman'a benzettiğim de oldu.Buna çok takmazsanız kitap oldukça verimli.
Simon De Bouveoir ise ne zaman okumak istediğim yazarlardan biri.Oldukça kalın.Felsefik,toplum ve siyaset konuları içeriyor.Bakalım konu nasıl ilerleyecek ! daha devam ediyor anlayacağın:))

Ha bu arada bayram dönüşü Felsefe bölümüne kayıt yaptırıyorum arkadaşlar.Not ortalamam 80'in üzerinde olursa örgün eğitime geçebiliyormuşum.İşin içinde sembolik mantığın olması azcık hevesimi kırmadı değil ama ne yapalım başa gelen çekilir.
Lise yıllarında mantık dersini pek sevmezdim de,övünmek olmasın.Sağolsun hocası çok düzenli defter tutuyorum diye beni mimlemişti.Notum düşüktü de dönem ödevini o dersten almıştım.bir ödev verdi hoca.Bulamadım.sonra değiştirdi.sonra kendimin yazacağı kompoziyon ödevi vermişti bana.Ayyy! İlk defa ansiklopediye bakmadan dönem ödevi hazırlamıştım.Herkesten kuple kuple fikir alıp kendiminkilerle birleştirip on sayfalık ödev hazırlamıştım.Hoca bana ödevimden 99 vermişti.Böyle de nevi şahsına münhasır bir hocam vardı işte ;))
Hey gidi günler hey !Hangi dersten zorlanacağımı düşünsem ödevimi ondan alırdım.100 alırdım.en zor hocalardan tek 100 alan kişi olarak tarihe geçmiş kişiyim anlayacağınız.arkadaşlarım benim yüzümden hoca ile kaç kez tartıştı!Ben şaşkoloz gurur meselesi yapar 'hocam olmazsa vermeyin bana 100 ' derdim.Şaşkoloz!hocanın tavrı kesin tabi 'onlar da iyi hazırlansaydı ''
Tiyatrocu ya da welness danışmanı olmasaydım afilli bir gazeteci olurdum  kesin !Gerçi bir ara basında da çalıştım ben ! Unutturmayın böyle bir on numara hikayem daha var benim.İsterseniz anlatırım.

neyse ya iyi oldu ,lise anılarım,kitaplar derken ziyaretim uzadı.
ha bir de derste kitap okudum diye kitabımın atılış hikayesi vardır.Ama o benim için buruk bir anıdır.Sonradan hocaya yazmıştım bunu ben.Kitabım bir yandan atılırken bilim tarihi hocamızın kitap okuyorum diye beni gözde öğrencisi yapıp kanaat notunu bol bol kullandığı da olmuştu.Hocamızın adı da Banu Alkan'dı. Sonradan evlendi de Aydın oldu soyadı hocanın.

telefonum çaldı.beni bekliyorlar.Hadi görüşürüz.E hep ben hep ben olmuyor böyle,bir kere de siz geliverin;değil mi ya değil mi ya !!

Sevgi ve ışıkla kal   

Yorum Gönder