30 Mart 2013 Cumartesi

Üç Nokta İmlecinin Detay Kaosları

Aktiflik sosyallik iyi de bugünlerde yoğunluktan mıdır stresten midir,bizim ekibin hep sorunlardan konuşup çözümden yana olmaması şu bu sebepler,sinirlerimi çok yıpratıyor.Devamlı olarak bir baş dönmesi,arada bir saplanan bir baş ağrısı...Ortalıkta bir Vertigo hastalığı söylentisi... 
Beni beslenme değil ama stres götürecek bu gidişle....Ve insanlar hep senden bir şeyler talep ediyorlar...

Çevremdeki insanlar neden bu kadar doyumsuz ve anlayışsız ! Hata bende.Çünkü ben alıştırdım onları buna.Şimdi de bedelini ödüyorum bu kadar taviz vermekle.Al sana bu da sana ders olsun!

Siz ,siz olun eğer bir işe gireşecekseniz lütfen ama lütfen etrafınızdaki insanların çözüme odaklı olup olmamalarına,herşeye rağmen bir işi başarılı olup olmadıklarına,isteklerine,uyuşup uyuşamayacağınıza bakın...
yoksa inanın bana çok zor...

İnsanlara ve hayata  karşı iyi niyetimi ve sevgimi korumak istiyorum...Her gün bunun fikriyle uyanıyor,güne böyle başlıyorum.
Eve gelişim sabırsızlıkla oluyor :
İşte orda 'herşeye rağmen'lerim bitiyor.Yeni bir sabahta uyandırılmak üzere donduruluyor.... 

Yazılarımda üç nokta çoktur benim.Zaten anlatmadığım o kadar çok ayrıntı var ki...Hepsi de detaylarda üç nokta kadar susarken bile çok şey anlatıyor...

Pazar günü dahil 10 Nisana kadar zorlu bir süreç ardından 10 Mayıs 'ta ikinci zorlu bir raund beni bekliyor...
Bugünlerde iyi dileklerinize ve dualarınıza çok ihtiyacım var...

Üç nokta.....


28 Mart 2013 Perşembe

Şanselize Aktüel

Üç yıl oldu galiba bu fotoğrafı çekileli.Bu fotoğrafı görmek  bugünlerimin en güzel tesellisi oldu.
Yine çok yoğun günlerimden birini yaşıyordum ve mükafatını böyle güzel sonuçlar vererek yaşadım.

 Yoğun olmak güzel.Biliyorum çünkü evde otursam yine sıkılmaya başlayacağım.Ama insanın bir ayarı olmalı be arkadaşım!

Bazen günler boyu öylesine boş geçirdiğim günler oluyor ki,bir şey çıksa da yapsam,biraz koştursam diyorum.Bazen de öyle yoğun oluyorum ki,boş oturacak zamanım olmuyor.Hani bir dengesi olsa diyorum..Yok yok!
Sabah,öğle,ikindi,akşam ,yatsı farketmez haftanın 7 günü 24 saati full aksesuar geziyorum ortalıkta.
Tiyatro çalışmaları ise her gün yapılıyor.Hele bir yandan da işim için gereken eğitimlerle ,etkinliklerle çakışmıyor mu !
Neyse ki şimdilik bunu tolere edebiliyorum.Gün içinde harcadığım çabanın 2x katını yapmam bekleniyor.Olsun ben yaparım,tek rolümün hakkını vereyim de ben !
Kısmetse 9-10-11 nisan tarihlerinde oyunumuzu sahneleyeceğiz.
İtiraf ediyorum bazen acayip süngüm düşüyor.Hayata karşı her zaman pozitif olamıyorum.Bu zamanlarda da 'bir silkelen bir kendine gel ,ne oluyoruz huuuu ' diyesim geliyor içimdeki ben'e. İşte o zaman hayallerim,yapmayı istediklerim aklıma düşüyor. 'çalış diyorum çallııııış ' işte o zaman içimdeki o güçlü tembelliği eziyorum ve güçlendiğimin farkına varıyorum.
Şiir günlerime gidemiyorum.Hafta sonuna aldılar ama malum tiyatro provaları...
Şehrime gelen sergileri kaçırmıyorum ama.Kırk yılda bir geliyor. Geçen gün İzmirli Hattat Sanatçısı Durmuş Turanoğlu'nun sergisine gittim mesela.Derin bir huzur duyarak gezdim sergiyi.Kendileriyle de tanışma fırsatı buldum.





Bu fotoğraflar telefonumla çekilen fotoğraflar.Fotoğraf çekme konusunda gördüğünüz gibi başarılı biri değilim.Ama şu kadarını söyleyeyim :Tüm tablolarda ince bir işçilikle işlenmiş bir sanat vardı.Tasavvufi etkilerin olduğu sergide ,dualar ince bir titizlikle gösterilmişti.Yukarıda gördüğünüz İsra Suresi de ,bugünlerimde aklımdan düşmeyecek bir duaydı.Bu yüzden beni de oldukça etkilemişti.
Yeni bir iş kurduğum için bugünlerde,satın alarak destek veremedim ama sergiye bir çok kişiyi yönlendirmeye çabaladım.

Sorunlarımız uzun açıklamalar getirir.
Çözümlerimiz ise tek çözümdür.Eyleme geçmek gerekir. -Saydı ,değil ;
Her şeye rağmen......
                                                
Bugünlerde bu kadar yoğunluğuma rağmen elimden hiç düşmeyen bir kitap elimde geziyor. İncecik bir kitap.Bir oturuşta okumaman olası değil.Taş çatlasın akşam başlasan,ertesi sabah bitecek türde bir kitap.Aslında bir kişisel gelişim kitabı olarak önerildi bana.Ama ben daha çok toplumsal bir ayna kitap olarak gördüm.Kişisel Gelişim kitaplarına uzaktan baktığım ve tüm kitapların birbirinin aynısı olarak değerlendirdiğim için bu yazarın  ismini de  çok duymama rağmen alıp da okumamıştım.Şimdilerde ise otobüs durağında,bankada,herhangi bir yerde beklerken,prova sırasında okumak için can atıyorum.

Malum bu hafta hem Kütüphaneler Haftası Etkinlikleri kutlanıyor hem de 27 Mart Dünya Tiyatrolar Gününü geçiriyorduk.İki vazgeçemediğim güzellik bir bir etkinlikte kutlanmaz mı !
Kütüphaneler Haftası etkinliklerinin son gününde Kitap Sevgisi ile ilgili bir çocuk tiyatrosu oynandı.Ekipten bir arkadaşım bir zamanlar birlikte tiyatro çalıştığımız bir arkadaşımdı.Ekibim dağılınca ,ona teklif götürdüm.O da sağolsun ,kırmayıp kabul etti.Böylece hem onun ekibine hem de kütüphaneci arkadaşlarıma elimden geldiğince destek vermeye çalıştım.

Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği Korosu

Sevgiyle geçen ,güzelliklerle dolu bir gün olsun...Ümitle...


14 Mart 2013 Perşembe

Hızı artırdık,Kimse Tutamaz artık bizi

Selam dostlar,
Bugünlerde pek uzak kaldım buralardan.Nasıl içim gidiyor bir bilseniz..ah bir bilseniz...

Tek boş anım yok desem.Kendime ayırdığım zamanları bazı işlerimin ucundan bucağından kırparak zorunlu işlerimi yapıyorum desem...

Tüm bu koşturmalar sırasında geçen gün çok fena üşüttüğüm için tüm kemiklerim nasıl ağrıdı o halimle bile nazlanamayıp koşturdum desem..
Kendimi acındırıyorum sanmayın...Durum bu çünkü...
Nasıl sıkıştım anlatamam.Facebook'a bile duyuru yapmak için giriyorum.O kaddar söylüyorum:))

Şubat ayında Ankara'da gözlüğümü kaybettiğimden beri daha yeni gözlük aldım.O vakite kadar uzağı görmeyen gözlerimle az buçuk idare ettim.Baktım Afyon-Sandıklı'da da eğitimimiz var,kör kör dolaşamayacağıma göre aldık artık'ın:)

Tiyatro provaları da hızlandı.Kıpkısacık saçlarıma artık ne yaparım bilmem ama benim acilen ayakkabı bulmam lazım fransız oyununa göre:)

Tabi sizden uzak kalmamın bir sebebi sevgili laptopumun kardeşimin emin ellerinde Ankara'ya yolculuk etmesinde.Yapacak bir şey yok,şimdilik böyle idare edeceğiz.

No Problem....

Koşturduğunuz halde ,tek boş bir vaktin olmadığı zamanda bile İyi Görünüp hayata ve insanlara No Problem diyorsam demek ki iyi şeyler yapıyor ve iyi şeyler kullanıyorumdur,ne dersiniz;))

Sizi seviyorum....
Gününüz aydın olsun...

4 Mart 2013 Pazartesi

İkinci Bahar Yaşıyor Ömrüm...



1980 yılında 'Yaşamları Değiştirmek' vizyonuyla Los Angeles'ta  kurmuştu şirketi Mark Hughes.
Amacı en iyi iş fırsatını sunarak insanlara sağlık vererek onların yaşamını değiştirmekti.
Çünkü o ,annesini doktorun verdiği bir zayıflama ilacından dolayı kaybetmişti.Kendisi henüz 16 yaşındadır o zaman.Bu durum onu oldukça etkilemiştir.Kendini alternatif tıpta bilgiler edinmeye adar,bir çok bilim adamıyla çalışmalar yapar,araştırır,dener.
88 ülkede kullanılan sağlıklı beslenme ürününü 33 yıl önce kilo kontrolü amacıyla öne çıkarır.ardından besinlerin içine koyulan koruyucu maddelerden dolayı ve besin değerlerinin azalmasından dolayı sağlıklı beslenme -wellness-(YAŞLANIRKEN GENÇ KAL) sektörü alanında bir çığır açar.



Sadece kilo verme amaçlı olmayan ,kilo alması gereken insanlara da faydası olan,normal ve fit görünümünde olan insanların da sağlıklı beslenmeye ihtiyacı olduğunu düşünen,çocuk genç erişkin yaşlı herkesin sağlıklı beslenmeye ihtiyacı olduğunu söyleyen ve yardım eden bir kuruluş haline geliyor.
Doğrudan Satış Derneğine üye olan network marketing alanında nadir markalardan bir tanesiyiz.Kilo verme,kilo alma,sağlıklı beslenme,sporcu beslenmesi alanında oldukça profesyonel bir ekiple çalışıyoruz.
arkamızda Messi,David Beckham,Milli Güreşçimiz Rıza Kayaalp,Mili yelken sporcumuz Çağla Kubat ,en önemlisi Türk Kalp Vakfı'nın desteklediği tek ürünüz.

                                  Louis Ignarro Niteworks adlı ürünüyle Nobel Tıp Ödülünü alıyor.Herbalife
                                                   
Bilimsel Danışma Kurulu'nun değerli bilim adamlarının desteğini alıyoruz.Louis Ignarro(Nobel Ödüllü Tıp Adamı ),Luigi Gratton(Kendisi David Beckham'ın beslenme danışmanı ) David Heber(Bilimsel Danışma Kurulu Başkanı)Steve Hewig bunlardan bazıları.Ayrıca Banu Çaycı (Hacettepe Üniversitesi Biyokimya Öğretim Üyesi)kendisi hakkında detaylı bilgi hemen sağa dönünce:))İŞTE BURDAN GİRİYORSUNUZ :))
Canan Aksoy (Diyetisyen ) Laf aramızda fıkır fıkır bir hanım.Hareketlerini bana benzettim azcık;)
Türk Kalp Vakfı Doktoru Prof.Dr.Yıldız Tümerdem...
Hep bu isimleri iyi araştırın.
HERBALİFE'A burdan ulaşabilirsiniz.

****

2 aydan beri iç beslenme ürünlerini kullanıyorum.Ondan öncesinde de Dış beslenme ürünleriyle tanışıp oldukça samimi olduk.Çünkü bundan önceki süreçlerimde hangi cilt bakımı serisini kullansam bir problemle karşılaşıyor bitirmeden atmak zorunda kalıyordum.Bu ürünleri kullanırken son derece fayda gördüm.

Ne zaman Migros'a gitsem o kızla küçük de olsa bir sohbetimiz bir tebessümümüz olurdu.Ama dışarda hiç karşılaşmadık.bugün yolda karşılaştık,yoluma devam ederken nasıl zayıfladığımı sordu :
-Ben hep zayıftım zaten ,dedim.Ama vücudum sıkılaştı.Bir de önceden zayıf olunca yüzüm uzardı,kaşık gibi kalırdı.Oysa şimdi elmacık kemiklerim doldu.
Onu bunu geç,zayıflığı,fitliği,manken gibi oldun deyişlerini filan ,unutun gitsin bunları,
herşeyden önce aşırı yoğunluktan dolayı sağlığıma gösteremediğim dikkati göstermeye başladım.Öğün atladığım zamanlarda bol bol tepindiğim zıpladığım, yürüdüğüm ,koştuğum zamanlarda içimdeki yağ oranından değil benim sağlıklı kalmamı sağlayacak kas oranımdan azaldığını gördüm.Sağlıklı beslenmedikçe ,kemiklerinizi korumadıkça ,gerekli besin değerlerini almadıkça sporun ve gün içinde yapılan hareketin faydasız ve hatta zararlı olduğunu gördüm.

Önceden spatula ile yataktan çıkarılmak istenen ben artık güne daha zinde başlıyorum.
İlk başlarda; Herbalife'ı kilo verdiren ,daha sonra kilo aldıran  bir şirket olarak tanıyordum.Önyargıyla yaklaşıyordum.Fikrim duyduklarımdan,bildiğim zannettiklerimden öteye gitmiyordu.
Sonra kendime bir şans tanıdım. İyi ki tanıdım gerçekten.Şimdi ben de çevremdeki sevdiklerime yardımcı olmak istiyorum.;Eğer çevrenizde beslenmeye duyarlı,beslenme kaynaklı problem yaşayan arkadaşlarınız varsa birlikte onlara yardımcı olabiliriz,
artık mesafeler bile kısaldı ,internet ,telefon,uçak herşey ayağımızın altında..Gönüller istedikten sonra..ooooo:)

                       71 yaşında olan Tina Turner kanser tedavisini Herbalife ürünlerinin desteğiyle yeniyor.Simply The Best şarkısını Herbalife'a ithaf ediyor.

                                         ******

Tiyatro mu ,
tiyatro devam ediyor merak etmeyin;her halükarda insanlara yardım etmeye devam ediyorum,her daim sahnedeki insanım!
Hatta 27 Mart'ta yolunuz düşecek olursa tiyatro biletiniz benden size hediye,

İşte bu da cumartesilerin vazgeçilmez  Herbalife güzellik partisi.Fıkır fıkır bir günden bir kare.

Bu çarşamba da koro konserimiz Eşme'de.Ama ben katılamıyorum ona:(

Koro boyunca sahneye fırlayacak gibi duruyormuşum.O kadar  enerjik olduğumu söylediler.Yanımda iki fıkırdak abimiz daha vardı tabi.Tam yerine düşmüşüm.Bilin bakalım ben burda nerdeyim:))
Sesli kitap okuma konusunda yardım tekliflerinizi bekliyorum,tarafıma henüz kesin bir cevap gelmedi:(

Ha bu arada biz bu hafta sonu Salih Güney ile beraber olacağız,yanında da Oğuz Saygın semineri ballı kaymak gibi....

Önümüzdeki günlerde Hipnoterapi maceramı anlatacağım size...Şimdi ben bir müzik eşliğinde tepineyim ne dersiniz...

Ben sizinle lak lak etmeyi,ukalalık etmeyi pek özlemişim yaaaa:-))

Sizi çok seviyorum,

Mutlu kalın... 

 **sukriyesukrankarahan@gmail.com adresinden bana ulaşırsanız yardımcı olmaya çalışırım.Yardımcı olabilecek arkadaşlarımla destek olmaya hazırım.

NIVEA yürekleri ağza getiren bir şakayla yeni Stress Protect deodorantı tanıttı


Havaalanında yaşanabilecek en büyük terslik veya en korkutucu deneyim ne olabilir dersiniz? Uçağınızı kaçırmak mı, bavulunuzu kaybetmek mi yoksa hava koşullarından dolayı günlerce havaalanında kalmak mı?

NIVEA, yolcular üzerinde uyguladığı Stres Testi’yle, onlara soğuk terler döktürmüş ve yeni Stress Protect deodorant için eğlenceli bir viral reklam hazırlamış. Videoyu izleyenler, en stresli deneyimlerini #StresTesti etiketiyle Twitter’da paylaşmaya başlamış bile.






Şubat ayında dünya çapında 5 milyondan fazla izlenme ile en çok paylaşılan viral videolardan olan Stres Testi, NIVEA’nın yeni ürünü Stress Protect deodorantı tanıtıyor. Videoda, farklı insanlar havaalanında uçaklarının kalkmasını beklerken, bir anda tehlikeli bir kaçak olarak arandıklarını öğreniyorlar ve ne yapacaklarını şaşırıyorlar.

Günlük hayatımızda karşılaşabileceğimiz heyecan, korku, stres gibi duygu değişimlerinin neden olduğu terleme ile yeni NIVEA Stress Protect deodorantın ne kadar iyi başa çıktığını, esprili bir dil ile anlatan videoyu izleyince, soğuk terlere karşı önlem almanın önemini kesinlikle hissedeceksiniz.

Bir bumads advertorial içeriğidir.


2 Mart 2013 Cumartesi

Yasemin Kokulu Bir Mim İz



1- En son kime yalan söyledin? Neden?
    Şu an çok işim var.Daha sonra konuşalım, söylemek zorunda kaldım bir arkadaşıma.Halbuki o an için bir işim yoktu.
2- Biz okumuyoruz farz et, kendine bir itirafta bulun..
    Çok zeki biri değilim şartlarımı FAZLA zorluyorum hepsi bu :) içimde tembel ve üşengeç biriyim ben.Tembel olmayan benzer bakış açılarına sahip olduğum  birini bulsam diye hergün dua ediyorum.Gücüm bitecek diye korkuyorum... 
3- Şuan istediğin işi mi yapıyorsun?
    Evet her halükarda sahnede bir lider duruyor değil mi;)Bundan daha iyisini bulamam.Gerçekten bak:))
4- Mutlu musun?
   Mutluyum tabi.Çok şükür sağlıklıyım.Yaşamak için iyi koşullarım var.Şarkı söylüyorum,dans ediyorum,sahnedeyim hep.İnsanlara yardım ediyorum.Onların minnet  dolu gözlerini görmek...İyiyim iyi..Her zamanki gibi:)
6- Sence ideal eş nasıl olmalı?
  İdeal eş yoktur.Seninle uyumu sağlayacak mutlu bir eş vardır.Ben bu ideal eşime kriter çizemiyorum.Çünkü beklenti içine girmek ve hayal kırıklığına uğramak işime gelmiyor şimdi.
7- Nerede yaşıyorsun ve ömrünü nerede geçirmek istiyorsun?
 Uşak'ta yaşıyorum.Ömrümü hep bir yerde değil de 6 ay bir yaşamak istiyorum.Tam da bu sabah nerden aklıma esti bilmem ama Türkiye'de yaşamak istemediğimi  hissettim...söyledim..Ülkemde bir şeyler yapmak isterim yatırım anlamında ama yaşamak...Sanırım benim uzaklaşmaya ihtiyacım var bulunduğum çevremden...
8- Korkuların neler?
   İnsanlara karşı güvenimi kaybetmekten korkuyorum.Birilerine muhtaç olmaktan,yaşlanmaktan,arkamda iyi bir intiba ve varlık biriktirmeden ölmek . 
9- Seni en çok ne mutlu eder?
   Ben kolay mutlu olan biriyimdir.Yeter ki ben mutsuz olma sebebimin başka olumlu açısı olsun;)
10- Hayatında en çok utandığın an/anı?
    bir gün lisede dersteyken müdür yardımcısı tarafından çağrıldım.Sınıftan çıkarken sınıfın kapısını tıklattım.Hem utanmış hem de çok gülmüştüm.Aman ne bileyim önce utanıyorum sonra kendi şakolozluğuma gülüyorum.Beni gören uzaktan birşey sanacak,inan tanısalar bu kız komik ve şaşkın derler:))

Ha bir de bir gün yolda yürürken annemle bir direğe çarptım,dört tarafı ağaç tahtalarla çevriliydi.Sağıma soluma baktım birileri gördü mü diye.sonra bir ay boyunca o yoldan gitmemeye dikkat ettim.
11- Kendinde en sevmediğin özellik?

      Çok sulu gözlüyüm.
     Para konusunda profesyonel bir insan değilim.Ne kadar aylık istiyorsunuz sorusuna hala alışamadım mesela.Birine maaşını da soramam.Geçen gün bununla ilgili bir çalışma oldu da ,aldığım parayı söylerken çok utandım.Sanırım bu ince çizgiyi aşmam lazım benim.

Geçtiğimiz günlerde Biricit blogunda beni unutmayıp mimlemişti.Severek,kendimi son derece reklam ederek yanıtlamaya çalıştımm.
Çoğu kişi yapmıştır diye düşünüyorum ama yine de Ebru İ.S'yi,Supercellma'yı,Denizin yıldızı ve Shirin Serkan'ı mimliyorum ben de.

Biricit'e sonsuz teşekkürler 
sizi seviyorum