24 Şubat 2013 Pazar

Şanse'nin Günlüğünden

Ben çocuklarımı özledim.Gözümde nasıl tütüyorlar bir bilseniz...Bakışlarını,sözlerini,merakla bakan gözlerini,sorularını....
Hayatım iyi hoş da ,çocuk tiyatromdan sonra pek bir içli biri oldum çıktım ben.Tanıyamıyorum kendimi.Nerde bir çocuk görsem içim gıcıklanır gibi oluyor.İçim coşuyor ya,daha ne diyeyim...
Bilemedim ki hormonlardan mı neden,ama ne zaman içimde şüphe kırıntısı olsa onlar geliyor aklıma,hayalim geliyor aklıma,neden burda olduğumu hatırlatıyorum kendime...Özlemim ağır basıyor yine...

****

30'una merdiven dayamış bir bayana ne derler 
Yaş geçince çok seçmeye başlıyorsun.Yok mu çevrende biri.Bak alımlısın da....
(Kısmet ...kısmet )

***
Bir de yeni işimi kurdum da 'hayırlı olsun ' söyleyiş üzerine aldığım nasihatler....

***
Arkadaş seçimi üzerine nasihatler

****
Gıda üzerine bir iş yapmaya başladığımdan bu yana ,çevremin 'bana bir şey satmaya çalışıyor ' saçmalaması 

Ne satacağım sana ya,ne alıyorsan kendi sağlığın için alıyorsun...
Biriyle randevulaşıyorsun,hatta bir saat öncesine kadar yolundadır...
Bir bakıyorsun gelmiyor ,üzerine telefonlarına cevap vermiyor artık..
Çok mu güvensizleşmeye başlamışız..İlk baştan kendimize güvenmiyoruz,irademize akıl ve mantığımıza ve kararlığımıza inanmıyoruz...
Kendimi tanımasam iki kuruş için başkalarının kuyruğunu tutmaya çalıştığımı düşüneceğim...

****  

Geçen günlerde öyle bir mutsuz olduğum bir an oldu ki,
oturdum düşündüm kendime söz verdim ve yazdım 
sanırım benim dahil herkesi ilgilendiren bir cümle akşetmiştim o deftere :

BENİ İNCİTEN,BENİ KÜÇÜMSEYEN,BENİ ELEŞTİRİP YARGILAYAN,BENİ APTAL YERİNE KOYUP HAKKIMI GASP EDEN VE BİR ÇOK OLUMSUZ TAVIR TAKINAN İNSANLARIN BENİ OLUMSUZ ŞEKİLDE DEĞİŞTİRMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİM...DAHA İYİ İNSAN OLMAK İÇİN ÇALIŞACAĞIM...AMA ONLAR GİBİ OLMAYACAĞIM...

HAYATIMDA NE OLURSA OLSUN AMACIMI UNUTMAYACAĞIM....

****

27 Şubat'ta koro konserimiz var arkadaşlarla,
27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü ve Kütüphaneler Haftası etkinlikleri için kollarımızı sıvadık.İmkanlarım ve zamanım el verdiğince görüşmeler için başlangıç düdüğünü çaldık.Umarım bu yıl çok renkli bir etkinlik yaşarız..Siz siz olun bu günlerde şehrinizde olacak etkinliklerden uzak kalmayın, 
Çoluğunuzu çocuğunuzu kapın ,etkinliklere katılın,gözünüz buralarda asılacak ilanlarda olsun,kulağınız yetkililerde,benden söylemesi :))

****
Bugünlerde bir de görme engelliler kütüphanesi için başlatılan kampanya var defterdarlıkta.Bu salı biz görme engelliler için sesli kitap okuma projesi için yapılacak toplantıya katılacağız çalışma arkadaşlarımla.Eğer siz de bu projeye katılmak isterseniz,
Bilgisayarınızda soundforge ses kayıt programı yüklü olması gerekiyor.Bilgisayara metin okurken bir kaç noktaya dikkat etmeniz gerekiyor.Eğer ilgilenecek olursanız yorum sayfasına bunu ilettiğiniz takdirde size yardımcı olacağımı biliniz:))

****

Günlük gibi bir yazım oldu farkındaysanız.İdare edin,bir süre yazılarım hep böyle olacak....

Gününüz aydın,pazarınız bereket dolsun,,,

sevgiyle....



17 Şubat 2013 Pazar

Sanmayın Bir Şikayetim Var ,Neyleyim Zaman Bana Dar

Zaman yönetimi konusunda ne kadar vasat bir durumdaymışım ben meğer.Bunu bu süreçte çok iyi gördüm.En yakın vakit buna bir çare bulabilmeliyim.

Önümüzdeki günlerde Türk sanat ve Türk halk müziği koro konserimiz var.Bir yandan eğitimler,sunumlar,şehir dışı gezileri...Haliyle tabi eskisi gibi paylaşımlar sunamıyorum size.Hani diyordunuz ya,kısa kısa yaz diye..İster istemez yazılarım zaten kuşa döndü.

Şu önümüzdeki bir ay kadar daha yoğun olacağım.Ondan sonra bir kuple daha rahatlayacağım.O zaman rahat rahat sayfalarınızda fink atmaya devam edeceğim...

Bu aralar Louis Ignarro'nun No Kalp kitabı elimde..
Deliler ve Dahiler kitabı ve Mıchael Ende'nin okumadan kütüphaneye teslim ettiğim kitabı Bitmeyecek Öykü de okunması için içimde ukte kalanlardan....

Yazı iple çekiyorum...
Sevgiyle kalın

14 Şubat 2013 Perşembe

Nasıl Kitap Okurum Ben?

Selam dostlar,
Geçtiğimiz hafta hem Sade Ve Derin dünyasıyla Deeptone hem de Bir Sırrım Var Ebru tarafından mimlenmiştim.Yoğun geçen bir sürecin ardından bir boş vakit bulabildim sonunda ve geldim.

Mimin konusu şu :
Nasıl kitap okurum ?

Ben yapana dek çoığu blogger arkadaşım bir şekilde mimlenmiş ama ben de bu mimi Dönence,Mahalle Dayısı,Nevrotik ve Miss Eliane ve Semi Mutlu Eller'e paslıyorum.

Bugüne kadar sayfamdan beni takip edenler biliyor.Kitap okuma konusunda biraz hassasiyetim var.Buna benzer bir kaç soru sorulduğunda ucundan kıyısından cevap vermiştim.Yalnız bu mim ,kitap okuyuşumuzu daha çok irdeliyor.

Nasıl kitap okuduğum kitabına ,yazarına ve türüne göre değişiyor.
Akademik,mesleki tiyatroyla ,yazı yazmayla ilgili olunca zihnimin en açık olduğu saatlerde sabah ve öğle vakitlerinde okuyorum.Karnım aç olmayacak.Yanımda bir su ,bir kahve ,bir çikolata veya mentollü şeker olacak.Çünkü bu tür kitapları okurken tüm hücrelerim açık olduğundan ,dikkatimi yoğunlaştırdığım için dikkat toplayıcı ,el oyalayıcı,kan şekerini düşürmeyecek yiyeceklerin olması tercihimdir.Bazen yemem bile ama yanımda ne olur ne olmazdır.

Felsefe gibi davranış bilimlerine yakın sosyal bilime açık kitapları not ala ala ,okuduklarımdan çıkardığım fikir ve anlamlarla,yazılarla defterime kaydederim.Sade bir kahve çok iyi gidiyor bu arada ,biraz grissiniyle.

Şiir kitaplarını ,kısa öykü kitaplarını akşam yatmadan okumayı tercih ederim.
heyecanlı soluk soluğa kitapları okurken yanımda sadece su olsun yeter.Bunları gündüz okumayı tercih ederim.Çünkü bu tür kitaplar akşam yatmadan önce okunursa bir bölüm daha derken gece geç yatmanıza sebep oluyor.
Gece yatmadan olumsuz şeyler okumak istemem ben.Çünkü ben kolay etkilenen bir insan olduğum için depresif yazıları o saatte okumak istemem.
Eğer kütüphaneden yemek tarifleri,pasta tarifleri aldıysam onu da açlıkla tokluk arasında okurum.
İçsel yolculuk ve gelişim için yazılan kısa kısa,bölümlü kitapları da yoğun çalıştığım günlerde çantama koyar öyle okurum.Her bir beklemede bir bölüm mantığına istinaden.

Kitaplarımın sayfasını kıvırmam.Aldığım günün tarihini,nerden aldıysam onu ve ismimi yazarım.Tek bir zerresini bile karalamam.Kıvırmam.Şeffaf bir pvc ile kaplarım.Çoğu kitabımın arasında not kağıdım olur .Sayfasını yazarım.Ki,orda beni etkileyen satırı sonra defterime kaydedebileyim diye.Daha olmadı ,telefonuma yazarım.Yanına çok küçük belli belirsiz nokta koyarım.

Tiyatro veya felsefe ile ilgili kitapları klasik müzik ile okumayı severim.Tarihi kitaplar okuyyorsam ve daha ağır kitaplar sessizliği tercih ederim.Şiir ve hikayelerde de sessizlik tercihimdir.Onun dışında hafif ,okunması kolay kitaplarda davul da çalsa hiç tınlamam.

Bazı kitapları sesli okumayı tercih ederim.İşte o zaman evde veya dışarda tek başına olmam gerekiyor.
Bazı kitaplarla da iletişim kuruyormuşum gibi hissediyorum.Onun sorduklarına cevap veriyor gibi veya onunla kavga ediyormuşum gibi.O zaman da sesli sesli kendi kendime düşünür konuşurum.İtiraf ediyorum,bu daha çok oluyor.Sanırım ben birazcık deliyim:-))

Öneceden nerde ,ne tür olursa olsun her kitabı her yerde ,gece yattıktan sonra bile annemler kızsa da okurdum.Şimdi ise çeşit çeşit icatlarımız çıkıyor.

Hey Allahım,sen nelere kâdirsin!!! 

8 Şubat 2013 Cuma

Bugün...

Sabah ufak çaplı bir blog gezisine çıktım.Ufak çaplı diyorum çünkü daha ziyaret edeceğim birçok blog var.

neyse sabahleyin gezinirken Festigan'ın Muz kızartmasını okudum.Uzun süre böyle değişik tarifleri üretmediğimi düşündüm.Zaten uzun süre oldu mutfağa da geçmedim.

nasıl istedi canım o an mutfağa geçmek...hani o an Dedeman'da aşçılık verseler öyle hırsla saldıracaktım.Cilt bakımı yapma hevesim birden söndü.Ben mutfağa geçmek istiyoruuuuum !

işimden,sorumluluklarımdan şikayetim bir dirhem yok.Ama şöyle kafam halim selimken evde de kimsecikler yokken bir tarif uygulamak istiyorum.Öyle tarife bak ,yap değil basbayağı kendi tasarımım olsun diyorum...Bugünlerde üretici etkisi olan bir gezegen üzerimde dolanıyor herhalde..dikkat edeyim de başıma düşmesin...

Bir de dikiş dikesim var..Geçen gün bir butikte salaş ve oldukça stil duran bir tuniği kendim dikme arzum uyandı.

Ha bir de tepinmek arzusu var ama merak etmeyin şiddet dolu tepinmek değil aşırı enerjinin üzerime sirayet etmesinden kaynaklanan bir dans edinme gurusu...

Şimdi bu istekler ruhumda canlandı,canım çok çekiyor ya..Biliniz en yakın zamanda bunlar tek tek yapılacaktır.Artık size gösterir miyim bilmem.Anlatması iyi de fotoğraf çekmeye üşeniyorum iyi mi:))

 bugün saçmalamak istedim.İçimden yazmak geldi.Ne yazsam diye düşünmedim...Direkt yazdım böyle.


6 Şubat 2013 Çarşamba

Yasemin Kokulu Bir Mim


Biricit'e beni mimlediği için teşekkür ederim.Ben de bu aşamada ebru,nevrotik,miss eliane'i,umay'a paslıyorum bu mimi.

1. Kendini seviyor musun?
seviyorum:))

2. Yapmaktan hoşlandığın şeyler nelerdir?

kitapevinde/sahafta gezinmek,yemek yemek,sevdiklerimle beraber olmak,yeni insanlarla tanışmak,çalışmak,yeni şeyler öğrenmek,şarkı söylemek,mutfakta yeni lezzetler(!)keşfetmek-henüz zehirlenen biri olmadı-elimde olan giysilerle yeni kombinler yapıp insanların beni şık ve farklı bulması,dans etmek,müzik eşliğinde yürümek,hayal kurmak,insanların mutlu olduğunu görmem,mutlu etmek.... 

3.Geleceğe dair hedeflerin nelerdir?

bir gün kendi tiyatromu kurmak,çocuklarla ve gençlerle olmak,hep genç kalmak,çevremde mutsuz insan görmek istemiyorum,kendi mutsuzluğumu bile kaldıramıyorum çünkü:)

4.)Kendini bir cümle ile anlatabilir misin?

şimdiye kadar oldukça fazla anlattım zaten değil mi:)

5.)Nefret ettiğin şeyler nelerdir?
mızıklayan,somurtkan,hep şikayetçi olan insanlardan pek hazetmiyorum.ben biliyorum deyip kendini geliştirmekten yoksun,önyargılı insanlarla anlaşamıyorum.Nefretm etmekten ziyade mesafeli duruyorum mutsuzlukları bulaşmasın diye.6.)Favori şarkıların,kitapların,filmlerin nelerdir?

Favori Şarkılarım:

-Adele-Rolling Deep
-Zeki Müren-Sen Sanki Baharın Gülüsün
-Anastasia-You're Be Alone
-Ayten Alpman-Her yaşın bir güzelliği var
-Louis Armstrong-What a wonderful world

Favori Kitaplarım:

Bir Aktör Hazırlanıyor,Felsefe Terapisi,Politzer Felsefe İlkeleri

Favori Filmlerim:
hayat güzeldir,benim adım khan,taxi driver, v for vandetta,

7.İlham aldığın kişiler kimlerdir?
yaşadığım süre içinde yaşamın ta kendisinden ,insanlardan ilham alırım.

8:)Death Note'u sen bulsaydın ne yapardın?

Demek ki bu benim kısmetim.Kullanırdım ben de.

II.BÖLÜM

1.Burcunuz Ne ? Burcunuzun en çok hangi özelliğini taşıyorsunuz ?
Aslan burcuyum.Ama yükselenim Terazi etkilerini daha çok taşıyorum.Trazi burcuna bakın beni tanıyın ,o kadar yani:))

2.Asla vazgeçemem dediğiniz şey ne ?

Sevdiklerimden vazgeçemem....

3.Şu da olsaydı hayatım harika olurdu dediğiniz bir şey ?

öyle harika bir dünya yok.harikalık elinde olanlarla mutlu olmaya başarabildiklerindir bence...

4. Favori film / Diziniz hangisi ? Neden ?

hayat güzeldir filmi en favorim.Dizi izlemiyorum.

5. En sevdiğiniz kelime nedir ? 

İyi ki varsın,bana mutluluk katıyorsun

6. Garip huylarınız neler ?

kıyafetime uygun bir yüzüğümü takmamışsam üşenmem 6 kat çıkar onu takar eve giderim.dolaplar ve çekmece açıksa etraf dağınıksa uyuyamam.Karanlıkta ve sessizlikte uyurum.tek sayıları tercih etmem.var öyle garip huylarımız canıım;) 

7. Şimdiye kadar en çok para ödediğiniz şey ne ?  

içime sinen ayakkabı,çanta,palto gibi uzun süre kullanacağım eşyalara,bir de kitaplara çok para veririm.

8. Hassasiyetiniz olduğu bir şey var mı ?

Önceden daha fazla hassastım.Bilhassa arkadaşlarla ilişkiler konusunda.Şimdi bu hassasiyetim boyut değiştirdi...

9. Yanınızdan ayıramadığınız eşyanız hangisi ?  
not defteri ve kalem,ruj.

10. Neleri özlüyorsunuz ?

Özlemek iyidir acı da olsa sevdiklerimizin kıymetini bildirir insana.

11. Şu An .... olsa Sevinirim?  Boşluğu doldurun...

Şu anda bol çikolatalı bir pasta olsa da yesem...

Hakkınızda 11 gerçek;

Mimler kategorisinde bundan bir önceki mimimde bu gerçekleri su yüzüne çıkardığımı göreceksiniz...

Sevgimle kalın....

4 Şubat 2013 Pazartesi

Öğretmen : Hayat

Benim suçum değil,hatta bu bir hata değil,yaradılış bu,yaradılış !
Nasıl bir tabiatım varsa toplumda en önyargıya sahip en kabul edilmesi zor ,çevremde en zor kabul gören işler benim işim oldu...Hani insan doktor olur,öğretmen olur,ne bileyim muhasebeci olur,sekreter olur,yok anam yok ben illa gidip en antin kuntin işlere dalıyorum.İşin garibi de onları seviyor onları benimsiyorum.Başta beni eleştiren insanlar,benimle yürümeyen insanlar beni demorilize etse de ben vazgeçmeyip yoluma devam ediyorum...ediyorum ve bir süre sonra onlar da benim yaptığımı kabul görüp takdir ediyorlar,başta benim yaptığımı küçümseseler de sonra beni kıskandıklarını hissediyorum...Zaten maşallahları var bunları söylemekte ve göstermekte hiç çekinceleri yok..Anlayacağın diplomatik açılımlar çoğu ilişkimize yansımadı....:)

Çoğu zaman yaşadıklarımdan kesitler sunuyorum.Hatta yaşadıklarımın bana ne düşündürüp ne hissettirdiklerinden,hatta merakımı ne şekilde kabarttıklarından...Ama genelde kendime endeksli yaşamıyorum.Belki benim yaşadığımı içinizden biri de yaşıyordur da o da benim gibi cebelleşiyordur bu tip insanlarla, durumlarla diye yazıyorum.

Merak etmeyin siz de anormal bir durum yok..
Dur ; Var ! Niye yokmuş ki !
Anormalsiniz,sıradışısınız ki bilindik şeylerle meşgul olmuyorsunuz.Hadi herkes gibi olmaya çalışıyorsunuz diyelim ,bu kez de zaten toplum sizi kategorize ediyor...Sıradışı bir insan olmalısınız ki,sıradışı insanlar sizin güzel yanınızı görüyor.

Mütevazi görünmeye çalışmayın.Herkes biliyor içinizde nasıl bir megolaman olduğunu.Kendinizi beğenmeye de çalışmayın ,özgüvenli görünmeye çalışıp.Herkes biliyor sizi.Çünkü cümleniz,davranışlarınız,konuşmanız,bakışınız,duruşunuz sizi tanımlıyor.Ne deseniz boş!

Kendinize şans verin.Bir hediye verin kendinize.Sabah kalkın.Hayal kurarak kalkın.Yüzünüzü yıkayın.Aynaya bakın gülümseyin.Vivaldi'nin bir Spring şarkısı çalsın mutlaka.Kendinize hediye edin o gün.
Alışveriş yapmayın ama.Çünkü mutlu olmak için, kendine hediye vermek için, maddi koşullara bağlı değilsiniz.Sizi en mutlu eden bir şey düşünün.Şarkı söyleyin.Bir anınızı anlatın karşınızda biri varmış gibi.Bir kek çırpın ama telaşe ile değil,onu hayalinizde başka bir şeyle özdeşleştirerek.Kurabiye yoğurun.Kurabiye şekillerini resim boyarmış gibi düşünün.

Size çılgınca gelen bir şeyi yapın.Bir şey hakkında kulaktan dolma bir bilgiye sahipseniz kendinize iyilik yapın.Araştırın.Yerinde görün.Önyargınızı kırın.

Arkadaşlarınızı iyi tanıyın.
Siz başladıktan sonra başlayacak,siz para kazanmaya başladıktan sonra adım atacağını söyleyen kişinin gerçek dostunuz olup olmadığını tartın.
Önemli olan tek başınayken birlikte çalıştığınız size destek veren arkadaşlarınızdır.
Sen gir hele,sonra biz gireriz yerine birlikte yapabiliriz,ben de istifade edebilirim bu şanstan diyebilen insanlarla yürüyün.Yürek gözleri açık olsun.Para kazanabiliyor musun, demek yerine "vazgeçme,hiçbir iş kolay değil,azmin sayesinde bu zorlukların üstesinden gelebilirsin" diyen insanlar bence iyi dostturlar.

bir çok hayalim hedefim,yapmak istediğim öğrenmek istediğim bir çok şey var.Yaşamak için bir çok sebebim var.bu dünyaya sadece evlenip barklanıp bir ev ,otomobil alıp,kendi çoluk çocuğuma bakmak için ,bireysel hırslarım ,kariyerim için,başkalarını ezmek için,paraları makamları için onlara saygı göstermek için gelmedim.Bu yüzden daha fazla çalışıp en kısa zamanda istediğim gibi bir dünya kurmak istediğim için geldimmmm.....

10 Mayıs'a kadar bu amacımın ilk atağını gerçekleştirmeye çalışacağım.. güzel haberler verme ümitlerim var...

Her geçen gün hayattan ,insanlardan,yakınlarımdan,yakın olmadığını düşündüğüm,oysa yakınlarımdan daha fazla beni tanıyan,bana güvenen insanlarlardan çok şey öğreniyorum....

bu süreçte öğrendiklerimden bir buket sunuyorum size...Ben üzüldüm siz üzülmeyin ,ben hayal kırıklığına uğradım siz uğramayın diye ,ben sevinçle şaşırdım siz de sevinin kendinize şans tanıyın diye...ben gördüm siz de güzellikleri görün diye.... ben yaşadım siz aynı zorlukları yaşamayın diye ,ben geç tanıştım siz de geç kalmayın diye...
Paylaşmamın daha bir çok iyi nedenleri var...

Hayat paylaşınca güzel...Lalalalalaaaaa:-)) 


 
 

3 Şubat 2013 Pazar

Hayatımın İçinden




ohhhh hayır kişisel gelişim kitapları mı,ben almayayım teşekkür ederim derken,
bugünlerde kişisel gelişimin,içsel yolculuğumun derinine vurdum,iyi mi !
iyi iyi ,pek iyi !
Bilmediğim ne çok şey varmış meğer ! Bazı kişisel gelişim kitapları bile strateji geliştirmek için birebir !
Ha bir de hayatımda şimdiye dek ucundan kıyısından geçmediğim bazı şeyleri tatbik ederken buldum kendimi.Bir şımardım bir şımardım ! Hatta bu şımarmayı bulaştırmak için içinizden birini her an arayabilir,sizi muhteşem bir organizasyona sıçratabilirim ! Büyük bir keyifle sıçrarız birlikte !

ama önce herşeyin tam ,eksiksiz duyurulması gerekir değil mi bunun için !
Tam da üstüne bastım değil mi :))

Bugünlerde şiir akşamlarına da katılamıyorum.Edebiyat şimdilik dergilerden ve çevremden duyduklarımla yetinebildiğim bir lüks oldu benim için.Olsun,nasıl olsa şimdiye kadar olan varlığım hep edebiyatla olmuştu.Varsın olsun bundan sonra hayatıma birazcık da Mümin Sekman,Oğuz Saygın gibi kişisel gelişimciler giriversin.Kişisel Gelişimciler derken abarttığımı sanmayın sadece programıma dahil ettim.O kadar ; abartmayalım ! Ben felsefe kitaplarımdan,şiirlerimden memnunum yine de ! 

Yalnız bugünlerde bir arkadaşımdan duydum.Nerdeyse ruh ikizim olan Emel'imle geçen gün konuşmamızda 


BU KİTAPTAN bahsetmişti.Ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz tıklamanız yeterli.Emel'in kitap okuma zevkine son derece inanan biri olarak söylüyorum,bu kitabı mutlaka okumamız gerekiyor !!!!

Bu esnada kütüphaneden Deliler ve Dahiler kitabı ve Mıchael Ende'nin Bitmeyecek Öykü kitabını almıştım.
Mıchael Ende'nin ilk Momo kitabını tanımıştım.Fantastik bir felsefi kitabı özelliğini taşıyan kitap Antoine De Saint Exupery'nin Küçük Prens'ini,Jostain Guarder'ın Sofie'nin Dünyası  kitabını sevenler için ideal bir kitap.Öyle ki bu yazarın bu kitabını da heyecanla kütüphaneden aldım.
Ne var ki bitmek bilmez şehir dışı gezim,eğitimlerim,tiyatro provalarım,eve gelince çalışmam gereken bir dolu planlarım varken ben bir türlü başlayamadım.Haftaya vermem gereken nalet bir matematik sınavım varken,50 gün sonra LYS sınavında cebelleşmek zorunda kalacağım fizik,kimya,,matematik ,biyoloji gibi dersler olunca kolumun altından karpuzları düşürmemek için strateji planları geliştirmek üzerine zihnim üst ihtisas yapıyor.
Ben kaşındım,biliyorum:-))Gereken tedbirleri aldım.İçime önceden doğmuş olmalı ki,bir sabah bir gittim saçlarımı kıpkısacık kestrdim.Ooooh pek iyi oldu !
Yoğunluktan şikayetçi değilim.Çalıştıkça zinde kalıyorum,eyleme geçtikçe zindeyim.Kendime de önem göstermek işimin de bir parçası.Bu yüzden hepsi aynı eksende gidiyor.

Emellerimi gerçekleştirmemin bir yolunu buldum,Allah'tan ne dileyeyim daha,şükür :))

Nazar etme ne olur,şans tanı kendine,o da olur:))