17 Ocak 2013 Perşembe

Başlıksız

Hani sen mutlu olduğunda ,dünyanın da öyle mutlu olduğunu istersin,
mutsuz olduğunda ise sadece kendin mutsuz olmayı seçersin,
mutlu olduğunda öyle neşe verir öyle iyi görürsün insanları
içinde bir polyanna canlanır
sonra bir bakmışsın ki,
büyüttüğün dağların güneşi tepesine saklamış,
bembeyaz bulutlar tepeye yaklaşmış,
az kalsın o bulutları mıncıklayabilmiş gibi,
mıncıklayınca sular dökülecekmiş gibi
ruhunu bir mengene gibi sıkıştıran ağırlıktan kaçmak için
karanlığı daha çok seversin,
insanlar mutlu yüzümü daha çok görsün,
bu halimi yaşadığımı kimse bilmesin diye..
ve bir çok diye'ler için
bir çok diye'ler için bir çok diyet ödemek zorunda kaldığın için...

sen mutlu olduğunda öyle dönüyor dünya dediler
öyle canlanıyor,
göstermediğim için mi acaba mutsuzluğumu,
bir gülen yüzle aydınlanıverecek dünyamı
daha çok karartıyorlar,
bu düzenin kuralı bu dediler diktatörler
düşene bir tekme sen vuracaksın dediler
acıma,dediler acınacak halde olursun dediler

Ne kadar sinir bozucu bir şeymiş,
birilerinin hayal kırıklıkları üzerine
kendi yaşadığın mutlulukları sanki o bilmiyormuş gibi önerilerde sunmak...


Devrim Erbil dün sanat galerisi açılışı için Uşak'ta idi.Kendisi çok naif ,mütevazi,samimi bir insan.Resimleri de bir o kadar derin anlamlar yüklüydü.Devrim Erbil'in Biyografisi İçin Buraya !

Bu soyut resmi ise bilhassa çok etkiledi beni.Belki de şu anki ruh halimden kaynaklı.Kendimi buldum desem yeri,yüklediğim anlamlardan dolayı....Kaç kere döndüm döndüm dolandım ve bu resmin üstünde kaldım...Canım acıdı,gözlerim yandı...

sonra onun üzerine bir Cem yılmaz izledim.Gitme ,pişman olursun,esprilerin çoğu aynı,bilindik şeyler dediler...Gittim hiç de pişman olmadım...Bol bol güldüm afiyetle...Bir daha yapsa böyle ilk gün hemen(!) giderim...

Güzel bir gün sizinle olsun...

Yorum Gönder