13 Aralık 2012 Perşembe

Köylerde Tiyatro İzlenimleri

Günün  Çocuk Sözü :

"Öğretmeniim,bu abla çok güzel ama burda çok çirkin olmuuuş."



20-30 kadar çocuk merdiven trabzanına çıkar.Karşılarındaki rengarenk,şimdiye dek gördükleri ablalarından farklı olan ablaya inceleyerek bakarlar.Sorular eksik olmaz tabi haliyle :

-O afişteki abla niye gelmedi ?
Bizim Sevcan'dan bahsediyor.Direksiyon öğretmenliği yapmadığı günlerde aramızda katılan bu arkadaşımız grubun en hareketli ,en delişmen ,en  organizatörcüsünden...

-Adınız ne?
-Seneye gelecek misiniz?
-abla be ,parayı vurdunuz heee
Nedense bir de böyle bir cümle var.Sanki parayı bedava alıyoruz.Sanki hepsini biz alıyoruz.Çocuğunda da böyle ,erişkininde de ,yaşlısında da..Gel sen bir gün bize katıl,bakalım içine girince ne oluyormuş ! 
Cem Yılmaz' ın kulakları çınlasın:))

-Abla,seneye de olacak mısınız ?

Sonra öğretmenleri  gelir :
-Öyle öcü gibi bakmayın kıza.Uzaylı mı o !Senin benim gibi bir insan !

Ufak tefek kıpırdanmalar olur.Kimileri gider.Kimileri kalır.Gidenlerin yerine yenisi gelir.Sonra eski kadro ,yenilerini de alarak kadro yeniler.



-Çok güzel oynadınız !
-anneyi çok güzel oynadınız!

Az sonra harp okulu marşı çalıp öğretmenler yakaya kırmızı kurdele takacaklardır.Bir kağıda da yıldızlı pekiyi :))

Bizim ekip arkadaşları yakın bir köyden taşımalı öğrenci getirdiler tiyatro için.Onlar da kuruldu sobalı ,büyük sınıfa. İçlerinde bir öğretmenleri vardı kiii...İşte o öğretmenin hayatı boyunca izlediği ilk ve tek tiyatro bizim tiyatroymuş!!!

Bitlis'in Tatvan köyünde 6 sene öğretmenlik yapan bayan öğretmen Uşak 'ın bri köyünde kaloriferi koydurtmak için epey çaba sarfetmiş.Şunun şurasında 2 senedir kalorifer kullanılıyormuş.O köy okulunda hiçbir erkek öğretmen yok.Okulun durumu da vasat.Ama bir ilgililer ki...Biz gelmeden sahne düzenini ayarlayıp sıraları da intizamlı yerleştirmişler.Keşke buraya daha sağlıklı koşullarda gelseydim ,dediğimde de 'Boynunuz tutukken bile gayet başarılıydınız ' dediler. biz geleceğiz diye pohaça yapmalar,bisküvi açmalar,kendileri için getirdikleri yemekleri bizimle bölüşmeler,Kendi eviymişcesine bir misafirperverlik,kendi çocukları gibi ilgi göstermeler,o çocukların terbiyesi,güleryüzü,pırıl pırıl ışıldayan gözleri....



Her köy tabi böyle olmuyor.

-Kız mısın erkek misin bilemedim ,diyen oluyor. Bu  çocuğa yorum bile yapılamaz.Belli kablolarında kaçak var!!!
Şu ana kadar sadece bir köyde düş kırıklığı yaşadım.Bilmem artık o boynumdaki ağrının da etkisiyle de oluşan bir birleşimden mi kaynaklanıyordu ?Sanmam .Çünkü müdür geleceğimizi unutmuş,umursamaz bir şekilde 'Siz bugün mü geliyordunuz' diyordu ....


Ama köylerin çoğunluğu sıcak karşıladı bizi.Hele de sobalı sınıflarda öğretim yapan öğretmenler birbirine daha bağlı.Çocuklar daha sevecen,daha terbiyeli...Okullarında sahne olmasa bile dünyalarında bizler daha büyük sahnede oynuyoruz sanki ,onlar için!

-Dizilerde oynuyor musun ,diyenler 
-Abla ünlü olmak nasıl bir duygu, diye soranlar
-İmza isteyenler ,resim yapanlar ,
Eşyalarımızı taşımakta yardım etmek için çırpınanlar,
yüzüme utangaçca bakıp gülümseyenler konuşmaya cesaret edemeyenler,

Bir bilseler onlarla beraber olduğum için nasıl mutlu olduğumu!

İşte bu mutluluğa paha biçilemezzzz :)))






Yorum Gönder