7 Aralık 2012 Cuma

Gel gel ne ararsan burdaaaa...Şükriye'ye gel..Şanse'ye gel..:)

Katina'nın elinde makası....Biçemez aahhh biçemez....biçmesini bilmez yavrum gülüm katinam .Getir biçeyim getir biçeyim...dikmesini bilmez yavrum gülüm katinam..getir dikeyim getiiiiir dikeyim...

Hop...hop yandan civanım..yandan..seviyorum seni candan,seviyorsan handan ,boşan gel kocandan...
teyteytey...hüüüüp !



Yavaş yavaş emellerime yaklaştığımı düşünüyorum.Zahmetli oluyor ama bu kadar zahmetin sonunda da duyduğum sevinç anlatılamaz !

Size geçen gün dikiş öğretmenimden bir kuple bahsetmiştim ya..bahsedip kaçıvermiştim hani.Ordan anlamışsınızdır biraz dikişe hevesli olduğuma. Öğretmenin bazı entrikaları sonucu yarım kalan dikişi tamamlanacak eteklerimin olduğuna ise girmemiştim...İşte sonunda onları da tamamlayabileceğim !

Promise 1409 . Dikiş kursunda kullanmıştım çoğu işi de görüyor hani 

Singer taşıma çantam.Bir beyazı bir ahşabı bir de ince kılıf gibi çeşitleri var.Ama ben bilhassa bundan istedim:)


Ben dikiş makinesi aldım a dostlar ! Ne zamandan beri nasıl özeniyordum nasıl ! Sonunda geçen gün araştırdım ettim, aldım geldim .Daha bir kere açıp da kullanmak nasip olamadı.Köylere,ilçelere gitmekten.Hafta sonu denerim ben bunu ,dedim. Sen misin plan yapan;hemen başka bir programla o günüm de doldu.Pazar da doldu.Üzerimi değiştirmek şart olmasa evin yolunu da zor bulacağım!

İşte bu telaşeli ,koşturmalı günlerimden bir fırsat olup da deneyemedim.İçim nasıl kuduruyor ya,içim kudurdukça evde boş zamanım olmuyor bir türlü.Uzun uğraşlar sonucu aldım bir de.
Günlerden bu yana işim arasında hem internetteki sitelere,hem şehirdeki mağazalara bakacağım ,hesap kitabını tutturacağım diye kafamın etini yedim.Sonunda aldım.Kutusunu elimde taşırken yolda durup durup gülümsedim.İçim içime sığmıyor nerdeyse 'ver hemşehrim ordan bir mendil şurda bir oynayak' diyeceğim ,o kadar ! 

Coco Chanel beni etkileyen isimler arasında. Erkek gömlekrini kadında vücut bulduran  stilist.

Bu dikiş makinesi ile beraber ilerdeki hayalime yaklaşmış bulunuyorum bir kısım.Meraklanmayın terzi olmayacağım.Bir Coco Chanel olmak için de iddiam yok.Ama ilerde kendim tiyatro kostümlerini dikebilirim.Değil mi :))

Aslında çok özellikli bir şey almadım.Dedim ya ileride bir terzi olmak gibi bir iddiam yok.Temel dikişleri,temel  becerileri olsun yeter.zaten günümüz teknolojisinde artık herşeyi yapabilmek mümkün.Bir ara Halk Eğitim Müdürü geldi mağazaya.Tanışıyorduk zaten.Tradi serisini niye almadınız ,dedi.O an bir kuşku geçti aklımdan.Acaba vermişken parayı öyle bir şey mi alsaydım,dedim.Sonra bu nene yetmiyor dedim kendi kendime:)

Zaten bugün bizim tiyatro minibüs ilçeden dönerken uçurumun kenarında kar da tipiye dönüştürürken yolda kaldı.Minibüs de bayağı döküntü bir şey.Sahnede şak şak şak alkış,ıslıklar,pek güzel oynadın abla'lar...yola çık o oyuncudan eser yoktur.Marça bas ,kontağı çevir,vites boşta,çok çalıştırma,rampa fazla benzin yiyormuş mesela..Araba kullanmasını bilmeden sanayi otosunu öğrendik ha ! Rezillik rezillik ! 
İşte o an düşündüm ilerde ben bunları çooook hatırlar gülerim anı hatıratımda bir gülücük anım daha olur ! 
Dikiş makinesini de alınca hayalime yaklaştığımı gördüm !Bugün rezilliğini yaşayan yarın gülistanlığını görür hesabı !  

Tabi benimkisi böyle değil.İçi polarlı kıvrılabilen,bilekte biyesi olan ,arkadan fermuarlı,tapuğu tahta görünümlü.Tapuk boyu ve rengi tutuyor ama :-))


Bugünlerde herşeye bri çocuk gibi sevinir oldum.Ömrümde ilk kez renkli bir bot aldım.Süyet,bordo ,tapuklu,hem de istediğim uygun fiyata.Körün istediği bir göz,allah verdi iki göz denir buna !
Şimdi hep tapuklu ayakkabı istemişimdir.Ama boyum uzun olduğundan bir türlü cesaret edememiştim.süet de istiyordum.O da yağmura çamura pek gelmiyor derken onların da spreyi çıkmış şimdi.Renkli de bir bot istemiştim.Ama tüm bunlar bir yana bütçemi de bu bot için az bir miktar ayarlamıştım.O da tam ben vazgeçmişken bottan,denk gelmez mi !

Sonra ne zamandan beri saç kurutma makinesi diyordum.Maşa ile düzleştirici Philips olunca,Philips'in ürünlerinden de son derece memnun olduğum için kurutma makinesini de öyle düşünmüştüm tam set olsun diye.Onu da geniş bir piyasa taramasından sıkı bir pazarlık sonucu onu da aldım dikiş makinesi ile beraber. Mağaza sahibi bundan önce ondan alışveriş yaptığımı bilerek,sanırım azıcık da konuşkan ve sevimli oluşuma,tekrar ona geldiğimi bilerek yardımcı oldu sağolsun.

Ben de böyleyim işte.durur durur kaç sene.Sonra gözünü çıkartırım alışverişin.Tane tane olmuyor ki ,kampanyası filan denk geliyor,alıyorsun.Ee fındık fıstık şeylere harcama yapmayayım ,alınca uzun süre de kullanılıyor mantığından bir dönem sık alışveriş etmiş gibi görünüyorum.

Alışveriş etmesini sevmem ama etmeden araştırmakta fayda var.Bazen internette gördüğün ürünü bir dükkandan daha uyguna alabiliyorsun bence.

Geçen gün gazeteden Falih Rıfkı Atay'ın kuponlarını biriktirdim.Piyasasa satılanların aynısı.bir tek Hürriyet yazıyor üstünde.Ben memnun kaldım.Bilenler bilir ,yayınevine kadar dikkat ederim kitap alırken.Bunu da öyle inceleyerek almıştım.Yaysat'a gittim.Bir başka kitap için bilgi sorarken Yaysat amca bana biriktirdiğim kuponların haricinde iki Atatürk kitabı ve bir kitap daha hediye etmez mi ! 
Ki,o güne kadar bu kupon işlerine hep annem giderdi.

Ha bir de bugünlerde neyi söylesem sanki bir süre sonra oluyormuş gibi.Ne zamandan beri artık yetişkin tiyatrosu da yapmak istiyordum.Haftaya,akşam onun da provaları başlıyor.Benim en çok sevdiğim tiyatro yazarlarından biri Moliere'in Hastalık Hastası.Roller bize mesajla iletilecekmiş.Umarım bana orda başrol vermezler.Gerçekten çok büyük sorumluluk almak istemiyorum şimdi.Hem sınavlarım hem günlük tempom hem şiir günleri hem arkadaşlarla buluşmalarım aksamasın yani;)) 

Neyse tüm bunları sehpamın üzerine koyup bunlarla yatasım var ,Bayram çocukları gibiyim.

Allah nazardan korusun Yarabbim ! Çok şükür !Kısmetim bu konularda açık :))

Şimdi en çok istediğim antika bir daktilo.ama çalışıyor olacak ! Onu da aldım mı ,değmeyin keyfime :)

Sıra ona da gelecek ,ona da gelecek ,inanıyorum ben :-))

Bugünlerde böyleyim ben işte.Sayfanıza ucu bucak yetişiyorum.Unutuldunuz sanmayın sakın,sırayla giriyorum.  

Şanse'den haberleri dinlediniz.Bir dahaki haber bültenimizde görüşmek üzere.

Birlikte bol kısmetli günlere...:)     

Şiir günlerimiz cumartesiden perşembeye alındı.Geçtiğimiz hafta Ahmet Günbaş şiir günü yaptık.Bu şiirinde şu dizeler bilhassa yüreğime vurdu:

Şehrengiz


Ansızın uyanırsın bir yağmurun kucağından
Bütün oyuncakların ağlamaklı/Düşlerinse
bulanık akar/Takılır peşine kentin çiçekli
sarhoş rüzgarı sisli intiharlar sıcağından

-Haydi git gidebilirsen
Her göçte bir kırbaç izi-

Tel tel uzar özlemlerin kaynar dökülür
Hangi dostun gölgesine girip çıksan / Eski
bir sevgilinin saçlarıdır ellerine dolanan
İlk kadehte içinden bir istasyon sökülür

-Haydi dön dönebilirsen
Ufkunda kopuk kopuk umut eskizi-

Hangi algın yamaca vursan bir akşam üstü
Yüzün demlenir her dönemeçte / Kırım kıvrım
bir hüzündür şiiri eksik bir atlası teslim
alan sevdanın yenik askerinden suç üstü

-Haydi kal kalabilirsen
Dilinden düşürme o şehrengizi-

Ahmet Günbaş 
Dize Dergisi Mart 2000 sayısı



Boşluk  şiiri de ayrı bir etki bıraktı bende.:)  
Yorum Gönder