22 Aralık 2012 Cumartesi

'21 Aralık Blog Coşması

Herkese merhaba,

İyisiniz hoşsunuz afiyettesiniz inşallah.

Günlerden bu yana 21 Aralık furyası sürüp gidiyordu.O da bitti gitti.Maya takivimine göre on yıl önce de kıyamet oluyordu zaten.Yine bir şey olmadı.Delinin biri kuyuya bir taş attı ,medya da bunu alladı dalladı süsledi püsledi bir alamet-i farika şekline dönüştürdü.
Aklıma şimdi Hüseyin Rahmi Gürpınar geldi Kuyruklu Yıldız Altında İzdivaç.Bilen bilir kuyruklu yıldızın  günlük hayatta insanların arasında nasıl rivayetlere yol açtığını yansıtıyordu bu romanında, yazar. Aynı mesele, yine benzer konuşmalar arasında geçmiyor mu şimdi...
Hay Allah ,hiç mi değişmeyiz kardeşim,hiç mi :)

Bu arada Şirince'de şaraplar ucuzlamış  ve bu kez yerli turistler sarmış Şirince meydanını...Hani ilk Şirince etkilenecekti ya bu 21 Aralık kehanetinden:)   

Ah bu Mayalar..Mayalarrrr...Neyse burdan hareketle bugünlerde dolaşan bir mimi yazmak istedim ben.Ebru'yu ziyaretim sırasında yorum yapıp seve seve bu mimi cevaplama kararı almıştım.
Hem de bu mimi 21 Aralık'ta yazarım ,demiştim:)

****

Mevzu derin..Mevzu coşup durduğumuz bu blog aleminde görmek isteyip istemediklerimiz,beğendiğimiz tarafları,beğenmediğimiz tarafları...

Bloga ilk geldiğim sıralarda bazı şeyleri tuhaf bulmuştum.ama zamanla burayı da olduğu gibi kabullenmem gerektiğini düşündüm.Blog yazmanın da,blog dünyasında olmanın da kendince kuralları vardı.Başta bilmiyordum,sonra sonra öğrendik gittik işte..Mim dediler şu bu..şurda çekiliş var dediler...katıldık ettik...sonra benim de takip ettiğim bloglar olmaya başladı..Sonra bu iş çok keyifli hale geldi...Çünkü ben paylaştıkça ben de arkadaşlarımın bloguna girip bilmediğim çok şey öğreniyordum..öğrenmeye devam da ediyorum...

Başlarda blog hakkında fikrim pek yokken şimdi görmek isteyip istemediğim durumlar hakkında fikrim netleşti.Nelerin hoş karşılanıp nelerin itici geldiğini gördüm.Uzun yazının okunmayı zorlaştırdığından ziyade ; keyifli,samimi,sıcak,bol içerikli yazılmış uzun bir yazının tadına doyunulmadığını da  gördüm.

****


GÖRMEK İSTEMEDİKLERİMDEN başlayalım önce ya da HOŞ BULMADIĞIM  :
(Dikkat Dikkat görmek istediklerim ,görmek istemediklerimin yanında belirtilmiştir )


*Çok fazla argo sözcük ve küfürler ve fazla özel hayattan bahsediş 

 İki cümle arasında bir argo küfür yazınca ,çoğu yazında bu üslupta devam edince çok rahat olmuyorsun ,çok samimi de olmuyorsun aslında.Kendimi bir an Amerikan bestseller yazarını okumuş gibi hissediyorum.Bu seni fazla okunur yapmıyor,bence bu taklitçilik oluyor !!
bir de özel hayattan abartılı şekilde bahsediliyor.Şuraya gittim buraya gittim. bunu yaptım. bu fotoğrafı .bu sevgilim. eee beni ilgilendiren kısmı ne ?mutluluklar dilerim..Bir takipçi sınırlaması var.Habire onlara mektup döşeniyor blogda.Başka yok !Şu bana atar yaptı.Lafı yapıştırdım.Şöyle ezik böyle ezik.O bana koydu ben de ona koydum.Sanki ilkokul çocukların günlüğü gibi. Hoş gelmiyor doğrusu.
Bir düşünce,bir fikir,bir atılım,bir girişim ,olumlu bir şey belki bir sorgulama belki hoşuna gitmeyen bir davranışın etkilerini,hislerini merak etmeyi bekliyorum.

*Bir blogun sadece şair ve yazarların alıntılarından oluştuğunu gördüğümde,

Takip dikkatim azalıyor.Neden ? Çünkü o alıntıları artık heryerde okumak mümkün.Hele sosyal medya artık bunlarla doldu taştı.Şimdi kitap okumaya ezirgenen insanlar bile, senden bile daha çok ezberinde tutuyor bunları.Şahsen ben bu alıntıları okumak yerine o şair ve yazar hakkında bir kaç bilgi edinmeyi ,birkaç anektod okumayı seviyorum.Yorum yapmayı,ne hissettiğimi söylemeyi,o kitabın bana neyi çağrıştırdığını,o kitabın bölüm bölüm mü nasıl yazılmış olduğunu duymak, okumak istiyorum..Hatta okuduğum kitapla ilişkili başka kitabını da okuduysam onunla ilgili benzerlik ve farklarını düşünmek isterim.Çünkü seni de o bağlamda tanıyorum,bakış açını çözmeye çalışıyorum...bak bunu ben düşünmemiştim deyip şaşırmayı, hayret etmeyi seviyorum....

*Alışveriş 
Alışveriş yapılıyor . Tek tek resim koyup da iki satır yazılıyor.Bu tür yazıları  elime tutuşturulan broşür gibi görüyorum ben. Broşürü eline verirler.bakar bakar sonra çöpe atarsın ya öyle işte.Aklımda bir iz bırakmamış!
Bununla ilgili farklı notlar da düşülebilir mesela.Elektirikli ızgara almış bile olsanız bir tarifle denediğinizi yazın ,farklı bir ürünle karşılaştırdığınızı ,denediğinizi yazın, ne bileyim:)
 Mutlaka anlatacak daha çok şeyiniz olmalı değil mi ? Upuzun bir yazı yazmak zorunda değilsiniz ama kolay okunsun diye de bu şekilde geçiştirmek bana fazla özentisiz geliyor.
Bilmem söylememe gerek var mı artık ama, iki üç fotoğraf ekleyip altına açıklama yapmak sosyal medyada var değil mi ;)

Kitap alışverişi yapılıyor.Kargo bekliyorum .Kargo geldi.Bunu annem aldı şunu bilmem kim aldı...başka bir şey yok...Mümkünse o kitapları okuduktan sonra düşüncelerinizle birlikte yazsanız:) 

http://dogalvekeyifli.blogspot.com/
 
Blogunun ismi kitap ile başlayan blogger arkadaşlardan beklentim çok yüksek. Blogunun ismi kitap ile başlamayıp ama bloglarında, okudukları kitaptan güzel alıntılar yapıp düşüncelerini yazan  arkadaşların kitap yazılarını beğenerek okuyorum.(örnek vermekten sakınca görmüyorum Shirin Serkan, şu an aklıma gelen  ilk isim )

*Karşı cins ,başka blogger atarlanmaları,

Tamam bayanız.Şimdiye dek pek çok başarısız ilişki yaşamışız.ama bir durun..bir durun.İki lafının arasında habire erkekleri eleştiren duran ,topa tutan yazı görmek istemiyorum.Abartıyı sevmiyorum.Hepimizin hataları var.Evet farklı olabiliriz belki birbirimizden. Lütfen dozu kaçırmadan yazalım.Tamam arada olabilir söylenebilir ama dilimize bir ince ayar çekmemiz lazım kanımca.(bu konuda da Bir sırrım var Ebru'yu sevimli ,sempatik ve öykücü buluyorum.Eşini ve kayınvalidesini bir anlatışı var ki,hem ailesini anlatıyor hem de toplumun gerçek insan yönünü.)   

*Hediye çekilişleri ve etkinlik düzenlemeleri 
Bloguma ilk başladığım günlerde ben de ortama yabancı olduğumdan girmiştim bir iki tane.Şurda paylaş ,burda paylaş,dendi.Bu da bir süre sonra anlamsız geldi bana.İstisna dışında pek katılmadım çekilişlere.Bir karpostal etkinliğine girdim.O da elime yüzüme bulaştı.Sonra öyle etkinliklere de girmedim.  
http://bisirrimvar.blogspot.com/
Bir Sırrım Var Ebru'nun hediye çekilişini beğenmiştim.Söylemeden geçemeyeceğim.Çünkü onun için de okunmanın önemli olduğunu biliyorum. Bileğimin hakkıyla sorusunu da bilmiştim.Bir daha da unutmam artık !!!
http://www.mutlueller.com  ( Umarım sorun olmaz ,izin istemeden aldığım için)
Bir de Semi'nin Mutlu Elleri'nde mutfak önlüğünü görmüştüm.Çekiliş olduğunu bilmeden girmişim.Çünkü yazısına hızla göz gezdirip tekrar okumak için bilhassa geleceğimi söylemiştim.Önlüğü görünce de dayanamamış yorum yapmıştım.Böylece kazara çekilişe girdim.Çünkü Semi Mutlu Eller'de de bir yerde paylaş dayatması yoktu. Zaten işin açığı, gel sana satayım, dese alırdım :-))

Bir kaç görmek istemediğim daha :
-Bloguna gidip yorum yaptığında bir kere bile gelip yorum yapmaya tenezzül etmeyen arkadaşlar üstelik sanki kendi yapıyormuş gibi atarlanan arkadaşlar,
İğneyi kendinize ,çuvaldızı başkasına batırın.Eğer arkadaşınız sizin yazınızı okumaktan keyif almak için geliyorsa ,siz onun sayfasına gidip yorum yapamıyorsanız bari susun ...Önce bi kendinize dönün bakın derim...
http://biricitinyeri.blogspot.com/

-Bloguma gelmiş,yorum hanesine de yorum bırakmış arkadaşım, konuyla ilgili bir kaç cümle bari döktürüverin de çıkarınız için gelmiş gibi görünmeyin.Bu konuda Biricit'in AYDINLATICI yazısını salık veriyorum :-)) sayfamı takip edin,diyor.Yazı hakkında tek yorum yok !
Çıkar da çıkar olsa hani.."Benim takipçim olur musun,"
"Olurum"  Bir  'izle'  derim burdan bir daha da gelmem sayfana yazını okumak için. senin de takipçi sayın artmış olur..
Gerçekten okunan bir blog yazarı mı olmak istiyorsun yoksa takipçi sayısı çok olup okunmayan insanlardan oluşmasını mı ...Ben okunup önemsenmeyi daha çok yeğliyorum... 

http://mefkuremiz.blogspot.com/

-Bir de bazı ziyarette bulunduğum,beğendiğim bloglar var .Diğer yandan gerçekten önemseyerek ,hatta soru sormaya varan yorumlarda bulunsam da karşılığı hep yanıtsız kalıyor bu bloglarda.
Tamam her yoruma bir yanıt vermek zorunda değilsin En azından birinden birine ver ki,okuyucu kendine değer verildiğini,cümlelerinin onun için önemli olduğunu hissettsin.(Bu konuda da Sade ve Derin Dünyasıyla Deeptone imrendiğim isimler arasında.Merak duygumu katlandıran blog meleği)

Başlarda bu konuda ben de tecrübesizdim.yorumlara yanıt versem, biraz şey mi olurum, yani gardımı almış gibi, fazla laubali gibi anlaşılır mıyım diye düşünmüştüm.Ama sonra benim karakterim insanları önemsiyor ve cümleme bir kaç daha şey eklememi gerektiriyorsa bu da benim farkındalığımı ortaya koyar dedim.  

http://sadevederin.blogspot.com/
Zamanla da bunun etkilerini aldım sizden zaten,teşekkür ederim...
Sizden çok şey öğrendim.Sizleri sevdim gerçekten..Yalnız olmadığımı gördüm sizin sayenizde...tek farkın bende olmadığını gördüm..Benim de bazen düşünemediğim şeylerin oluşunu gördüm...bilmediklerimin hala öğrenebileceklerimin yarısı olduğunu....İyi yüreğinizin,samimiyetinizin,yorumlarınızdaki o ince,o nazik,hoşgörülü,kimi zaman imrenen tınılarınızı hissettim...
Ne görmek istedimse sizde gördüm ben.. 
İyi ki var olduğunuzu size ne kadar aksettirdim bilemem şimdiye dek.  Yazılarınızdan nasıl haz aldığımı,bana ne kadar çok şey kattığınızı söylemek istedim...
Semi'nin Mutlu Elleri,İki Kum tanesi,Bir sırrım var,Shirin Serkan,Profesör,Deeptone....İsimini sayamadığım sık ziyarette bulunduğum ,bana kıymetli olduğumu hissettiren arkadaşlarıma sevgiler...


Yazılanları okurum,yarama dokunursa iyileştirmenin yollarına bakarım:) 

2012'nin son günlerine 9 gün kala sevgiyle kalın...


Sabırla okuduğunuz için mersilerden ayrıca bir demet...




   

Yorum Gönder