4 Mart 2012 Pazar

Akan bir musluktan aklıma düşenler...





Musluğu açtım.Su dümdüz yolunu şaşırmadan akıyordu.Onu engelleyen bir güç yoktu.Suyu tutmaya çalıştım.Oysa su,zaman gibiydi.Tutulamazdı.Ellerim suyu avuçluyordu.Su ellerimin kenarından kurtuluyor,3-5 tane su yolu oluşturuyordu.

Aklıma geldi o vakit.Şimdiye dek  böyle bir şey düşünmemiştim oysa.
önlerine engel konulmamış bireyler hayatlarını rutin bir şekilde yaşıyor;yaşam tarzlarını kendi belirliyor,ömründeki mesleği kendileri seçiyor.Onlar için hayat tek bir su yoluydu.Tek bir yörüngede akıyordu.Böylece kendilerine alternatif yollar aramak zorunda değillerdi.

Önlerine engel konulmuş bireyler ise istedikleri mesleği,yaşam koşulları için bir yöntem bulmak zorundaydı.
Ne kendi hayallerinden ödün vermek ne de ebeveynlerini kırmak isterler.Aslında ebeveynlerinin evlatlarından istediği meslek de olmazlar,kendi istediği de olmaz.öylece ortada kalırlar.Tek yapabildiği kendi ilgi duyduğu alanda kendini diplomasız geliştirebilmektir.Böylece çeşitli ortamlara girmekle bulur çareyi.Her bir çevre ona farklı bir şeyler kazandırır.Koro çalışmaları,dikiş kursu,sesli okuma çalışmaları,felsefe kitapları,şiir -kısaca edebiyat-
Hatta işi abartıp nakış,mekik,iğne oyası...bir gün bu da lazım olur düşüncesiyle su yolu bir kaç yörüngede akar.

Musluğumdan akan suya engel konuşuna mı sevinsem bilmiyorum aslında.

Çünkü diğer yandan musluğu tek yörüngede akan insanlara bakıyorum da hayata bakışları daha kesin daha kurallı ve daha acımasız.Bana kalırsa bazıları o kadar dar düşünüyor ki hayatı sadece kendi gözleriyle görüyorlar,geniş bir bakış açısına sahip değiller.Bazen öyle cümleler sarfediliyor ki,duyduklarım beni hayrete düşürüyor.Demek halâ felsefe yapabilecek yaştayım bu insanlar sayesinde.

Ben kendime bazen bu çeşitlilik hakkında maymun iştahlı diyorum.İşin şakası bir yana,bu çeşitliliğimi sevmiyor değilim.Her çiçekten bal almak deyimi nerdeyse yerini buluyor.



Yorum Gönder