14 Mart 2012 Çarşamba

Ağlamış da bulunduk,gelin olamadık



Hastaneye bir gidiyorsa insan,bir daha gidesi geliyor."Ay bugün hastaneye gideceğim,sevincimden ölüyorum çok heyecanlıyım "diye değil. Bir gidiyorsun,doktor bir şey daha istiyor.Sonra günü tutmuyor,yarın bir daha,öğleden sonra bir daha giidiyorsun.Yoksa...Öyle hastaneye uçarak gidenlerden değilim.Hatta çok ihmalciyimdir bu konuda.Gitmem ,gitmem sonra da acısını bir kaç defa giderek çıkartırım.Özlemişim de haberim yokmuş:)
Bu kez de böyle bir durumda  bir gün önce tahliller ,bir sonraki gün ultrason olacak diye gittim.Tahlil için bir gün önce aç giden ben ,bir sonraki gün için de görevli "aç gel ve sıkışık gel" deyince ben de öyle hazır ve nazır gittim.
Sıkışık deyince tabi benim muzur zihnim yine yaptı yapacağını.Bununla ilgili envai çeşit espri üretti.O an aklıma gelenlerle hakikaten değme stand-up çı şovmenlere taş çıkartırdım.
Sen böyle içinden espriler yapakoy ,ben göreceğim yarın seni ,dedi içimdeki şeytan.
Sabah kalktım.Hazırlığımı yaptım.Zaz'ı da kulağıma bir taktım.Zaz yürürken o melankolik hale ve yürüyüşe çok yakışıyor.

Hastane yollarına vurdum kendimi.Acil servise yetişecek ambulans gibi ayaklarım.Bir gidiyor ki,görmeyin.Yetişebilene aşkolsun.
Sonra sonuçları aldım.Aşağı indim.Ultrason çekim tarihi almıştım zaten bir gün önce.Alırken kimliğimi de istedi görevli.Tarihi verdi.Ertesi gün de ne hikmetse kendi verdikleri tarihi üstüne kontrol alıyorlar.Yine kimlik istiyorlar.Bir süre sonra kağıdı inceleyen görevli demesin mi,bunun protokol süresi bitmiş diye. 
-Ee dün de kimlik istediniz,tarih verdiniz,dün demiyordunuz ama bunun protokol süresi bitmiş diye.Bitmiş olsaydı dün de tarih vermezdiniz!
Çok da tantana koparmadan hatta hiç koparmadan(!) geri döndüm.Gerçekten de Allah var koparmadım.Başka zaman olsa azıcık tantanayla da işimi gördürmeyi bilirdim ben ama....
Zaten sabahtan gönülsüz gelmiştim.İyi oldu.
Bir yandan da,bu da aradan çıkıverecek ,doktor da bir şeyim olmadığını söyleyecek ,rahatlayacağım diyordum kendi kendime.Yani her zamanki gibi ikilemdeydim.
Görevli memur da bunun süresi bitmiş deyince sevinsem mi üzülsem mi bilemedim.
Tekrar kulaklığı kulağıma takıp film tadında kendimi bahar yağmuruna attım.
Ağlamış da bulunduk,gelin olamadık ,misali  kendimi sıkışık(!) halde güzide caddemize attım.
Yorum Gönder